Sağlık

Uzun Süreli Reflü ve Yemek Borusu Sağlığı: Erken Tanı ve Yaşam Tarzı Değişikliklerinin Önemi

Reflü, özellikle uzun yıllar kontrol altında tutulmadığında yemek borusunda kalıcı değişikliklere yol açabilir. Genel Cerrahi ve Organ Nakli Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Özdenkaya, uzun süren reflünün bazı kişilerde yemek borusu kanseri riskini artırabileceğini ifade ederken, tedavide yaşam tarzı ile beslenme alışkanlıklarının kritik rol oynadığını vurguluyor.

Uzun Süreli Reflü ve Yemek Borusu Sağlığı: Erken Tanı ve Yaşam Tarzı Değişikliklerinin Önemi

Gerekli değerlendirme ve takiplerin ihmal edilmesi halinde mide yanması ve ekşime gibi şikâyetler, uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Özdenkaya, yıllar içinde süren reflü nedeniyle hücresel değişimlerin gelişebileceğine ve bunun yemek borusu kanseri riskini azaltmayacağını belirtirken, erken tanı ve düzenli kontrollerin hayati önem taşıdığını belirtiyor.

Uzun Süreli Reflü ve Yemek Borusu Sağlığı: Erken Tanı ve Yaşam Tarzı Değişikliklerinin Önemi

“HER REFLÜ KANSERE DÖNÜŞMEZ” ifadesiyle başlayan uyarıda, reflünün uzun süreli takip gerektirdiğini hatırlatan uzman, Barrett özofagusu olarak adlandırılan hücresel değişimler görüldüğünde bile kanser riskinin nispeten düşük olduğunu söyledi. Ancak bu değişimin ortaya çıkması halinde bile geri dönüşümün mümkün olamayabileceğini belirtti ve uzun süreli şikâyetlerin mutlaka uzman bir hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğini ekledi.

Uzun Süreli Reflü ve Yemek Borusu Sağlığı: Erken Tanı ve Yaşam Tarzı Değişikliklerinin Önemi

“GECE BESLENME ALIŞKANLIKLARI REFLÜYÜ ARTIRIYOR” değerlendirmesinde, gündelik yaşamın yoğunluğu nedeniyle reflünün artabildiğini ifade eden Özdenkaya, gece geç saatlere kadar çalışan veya düzensiz beslenen kişilerin bu sorunla daha sık karşılaştığını söyledi. Yemek sonrası kısa sürede yatmanın mide içeriğinin yemek borusuna kaçmasına yol açtığını belirtti ve gerektiğinde tıbbi danışmanın ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti.

“SON ÖĞÜN İLE UYKU ARASINDA EN AZ 4 SAAT OLMALI” diyerek reflüden korunmada yaşam tarzı değişikliklerinin ne kadar etkili olduğunu vurgulayan uzman, asitli içeceklerden ve mideyi tahriş eden gıdalardan kaçınmayı öneriyor. Özellikle son öğün ile uyku arasında en az 4 saatlik bir fark olması gerektiğini hatırlatan Prof. Dr. Özdenkaya, başı hafifçe yükseltilmiş bir uyku konforu sağlayarak gece reflüsünün azalabileceğini belirtti. Gece reflüsünün, akciğerlere inen asit nedeniyle akciğer enfeksiyonları ve zatürre gibi sorunlara yol açabileceğine dikkat çekti.

Kaynak: Yasemin

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir