“Situationship” Dönemi: Ne Sevgili Ne Arkadaş, Peki Biz Neyiz?

Sevgililik ve arkadaşlık arasındaki ince çizgi giderek bulanıklaşıyor. Flört gibi başlayan ve hiçbir yere varmayan bağlar, günümüz ilişkilerinin bir parçası hâline geliyor. Bu tür ilişkilere verilen ad ise situationship. Peki bu kavram tam olarak nedir ve neden bu kadar çok karşılaşıyoruz?

En basit tanımla, iki kişi arasında romantik ve fiziksel yakınlığı içeren ama resmi bir statüye ya da adı konmuş bir ilişkiye dönüştürülmeyen bağlardır. Taraflar düzenli görüşebilir, birbirlerini özleyebilir, bazen kıskanabilirler; fakat “sevgiliyiz” denmez ve gelecek planları paylaşılmaz. Net tanımların giderek silikleştiği bir dönemde situationshipler, daha çok kişinin deneyimine dönüşüyor.

Friends with Benefits kavramının da etrafında duran temel nedenler, güncel yaşam biçimimizin yansımalarını taşıyor. Flört uygulamalarının yaygınlaşması, seçeneklerin çoğalması ve bu yüzden de “mükemmel olanı” arama isteği, insanların derin duygulara bağlanmasını zorlaştırıyor. Z kuşağı için ilişkilerin tanımları daha esnek; sevgili olmak artık bazıları için bir statü ya da bağlılık hissi yerine bir yük olarak görülebiliyor. Sevgi, ilgi ve değer verme kavramları yerine kendine odaklı bir yaklaşım ön plana çıkıyor.
Bu bağlamda duygusal yorgunluk da önemli bir etken. Pandemi sonrası dönemde pek çok kişi duygusal olarak kendini savunma modunda tuttu; derin bağlar kurmak kolaylaşsa da güveni inşa etmek zorlaştı. Situationship’ler, bir yandan yakınlık kurmanıza olanak tanır, diğer yandan çıkış kapısını da hemen yakınınızda tutar. Birine bağlı kalırken aslında kimseye karşı sorumlu hissetmemenin verdiği özgürlük hissi bazı kişiler için cazip olabilir.
Ancak bu durum her zaman kolay değildir. Ellerin arasından kayıp giden belirsizlik, duygusal dengeyi bozabilir ve mental olarak yorucudur. Netlik olmayınca, ne olduğu ve nereye gidildiği asla netleşmez. Genelde bir taraf daha çok bağlanmaya başlar ve bu, etkileneni daha çok yorar. Güven eksikliği de bu sürecin acı veren yanlarından biridir.
Bazı kişiler için durumun farkında olmak bile zor olabilir; tanımsızlık ve belirsizlik, dinamiği sürekli değişken kılar. Planlar yapılır, ama çoğu zaman son dakika kararlar alınır ve sosyal medyadaki görünürlük azalır. Her şey vardır fakat hiçbir şey tam anlamıyla oturmuş değildir. Bu kargaşa içinde ilerlemek, hem çekici hem de tüketici olabilir.
Acaba Sen de bir “Situationship”in içindesin? İşte anlamanın 5 yolu:
- “Biz neyiz?” sorusunu sormaktan korkuyor musun?
- Planlar hemen sona mı eriyor ve uzun vadeli konuşmalar yapılmıyor mu?
- Duygusal yakınlık hissederken karşı taraf bunu ifade etmiyor mu?
- Sosyal medya dahil her yerde ilişkinize dair tek bir iz yok mu?
- Sürekli geri sarıp bir adım da olsa ilerlemiyor musun?
Bu maddelerin 3 veya daha fazlasına “evet” diyorsan, muhtemelen sen de bir situationship içindesin.
Kaynak: Elle











