Chantilly Şatosu’ndaki Pembe Elmasın 100. Yılında Halk İçin Sergisi ve Sırları

Chantilly Şatosu’ndan çalınan Grand Conde elmasının 100. yıl dönümünde halka açık bir sergiyle yeniden gündeme gelmesi, Fransa’nın mücevher mirasını bir kez daha hatırlatıyor. Olay, 18. yüzyıldan bu yana ailenin sakladığı ve 1926’da otel temizleyicisi Suzanne Schiltz’in şaşırtıcı keşfiyle gün yüzüne çıkan nadir pembe taşın geçmişini yeniden yazdırıyor. Schiltz, Paris’teki bir otelde odaları temizlerken karşılaştığı elmayı ısırınca, ağızda sert bir cisim hissetti ve Grand Conde adı verilen bu değerli elması buldu.
İki genç amatör hırsızın, Chantilly Şatosu’nun müzesinden bu imparatorluk dönemi mücevherini çalma hikâyesi de aynı döneme damgasını vurdu. Leon Kauffer ve Emile Souter, yalnızca iki uzun merdiveni yanlarına alarak müze personelini kandırıp içeri girdi; fakat taşı çalarken eskiden olduğu kadar satabilecekleri güvenli bir alıcı bulamadılar. Konuğumuz, Conde Müzesi’nin baş miras küratörü Mathieu Deldicque’nin ifadesiyle Avrupa polisinin en iyilerini bir araya getirerek elması bulma çabasını başlattığı dönemdir.
Geçmişte o kadar çok sır barındıran bu elmas bugün, 100. yıl dönümünde yine halkın ziyaretine açılacak. Chantilly Şatosu’ndaki sergi, 9.01 karatlık bu taşın asırlık hikâyesini ziyaretçilere bir kez daha aktaracak. Elmasın hangi ülkeden geldiği hâlâ belirsizliğini koruyor ve Conde ailesinin mirası olarak uzun süredir bu gizemi taşıyor.
Tarihçiler, 1723-1726 yılları arasında başbakanlık yapmış Condé Prensi Louis Henri de Bourbon’un bu değerli taşı Fransa’ya getirdiğini dile getiriyorlar. Başlangıçta Altın Post Nişanı’na monte edilen bu mücevher, daha sonra bir yüzüğe dönüştürülmek üzere çıkartılmıştı. 18. yüzyıl yazılı bir belge, en büyük Condé oğlunun elmasın mirasını üstleneceğini emrederek, “Bu mücevher ailenin sembolik mirasının bir parçasıydı” sözleriyle taşıyıcısının önemini vurguladığını gösteriyor.
Bugün müzayedeye çıkmamış olsa da bu elmas, dünyanın en nadir ve pahalı parçalarından biri olarak hafızalarda yer edinmiş durumda. 2010’da benzeri görülmemiş bir değerle 46 milyon dolara satılan taş, Avrupa’daki eser hırsızlığı haberlerinin gölgesinde sergileyip sergilememe konusundaki tartışmaları da beraberinde getirdi. Louvre gibi prestijli müzelerin de dahil olduğu konuşmalar, elmasın kalıcı olarak sergilenip sergilenmeyeceğini belirlemeye çalışıyor.
Kaynak: Yasemin














