Pektus Ekskavatum: Erken Tanı ve Ameliyat Gerekçeleri

Göğüs kafesi içe doğru çökmüş durumda olduğunda, çocukluk ve ergenlikte bu deformite sıkça fark edilir. Medipol Sağlık Grubu’ndan Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Kemal Karapınar, bazı vakalarda kalp ve akciğerlerin üzerinde baskı oluşabildiğini belirtiyor; bu yüzden yalnızca estetik bir sorun olarak görülmemesi gerektiğini vurguluyor. Haller İndeksi adı verilen ölçüm yöntemiyle göğüs kafesinin şekli değerlendiriliyor; belirli bir eşiğin üzerinde ise cerrahi düşünülmesi gerekebiliyor. Çöküklüğün ileri seviyede olması ya da kalbe baskı yapması durumunda müdahale gündeme geliyor. Ameliyat kararı genellikle 11–18 yaş aralığındaki hastalarda değerlendiriliyor çünkü bu dönemde kaburgalar daha esnek olduğundan düzeltme daha başarılı oluyor. Yaş ilerledikçe kemikleşme arttığı için iyileşme süreci zorlaşabiliyor. Geçmişte açık ameliyatlar tercih edilirdi; bugün ise kapalı teknikler yaygın olarak kullanılıyor. En bilinen yöntem olan Nuss yöntemi, göğüs kafesinin altına titanyum bir bar yerleştirilmesini içerir. Bar, zaman içinde göğsü normal pozisyonuna getirir ve yaklaşık 2 ila 5 yıl sonra ikinci bir operasyonla çıkarılır. İleri düzeydeki çöküklük sadece görünümü etkilemekle kalmaz; bazı hastalarda kalbe baskı yapabilir ve gelişim üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir. Bu nedenle belirli bir seviyenin üzerindeki vakalarda zamanında değerlendirme hayati önem taşır.












