Moda

Siedrés’in Kurucusu Ceylin Türkkan Bilge ile ELLE Türkçe 300. Sayı İçin Röportaj

ELLE Türkçe’nin bu özel 300. sayısı için Guest Editor Serenay Sarıkaya’nın sorularını cevaplayan Siedrés’in kurucusu ve kreatif direktörü Ceylin Türkkan Bilge, markanın temel ruhunu ve ilham kaynaklarını bizlerle paylaştı. Renkli ve özgün tasarımlarının arkasında yatan hikayeleri, kültürel etkileri ve sürdürülebilirlik yaklaşımlarıyla ilgili detayları bu röportajda bulacaksınız.

Öncelikle, nasılsın? Bu röportajı kabul ettiğin için çok teşekkür ederim. Markan oldukça renkli ve enerjik, ama seni genellikle siyahlar içinde görmeye alıştık. Aslında Ceylin böyle biri mi? Yoksa bugün biraz hasta olduğun için mi böyle giyindin, yoksa içindeki tüm renkleri bu tarzla yansıtıyorsun?

Galiba içimdeki bütün renkleri ve enerjiyi kıyafetlerime yansıtmaya çalışıyorum. Günlük hayatımda genellikle sade ve nötr renkleri tercih ediyorum: siyah, beyaz, gri, bej. Hatta griyi sevmediğim halde giyiyorum çünkü tarzımda kesin çizgiler olmadığını düşünüyorum. Bir koleksiyon başlarken başlangıçta daha sade yapıyorum, ama sonra desenler ve renkler devreye giriyor. Markamızda genellikle desenli ürünler tercih ediliyor, çünkü biz de desenli ve hareketli tasarımlar üretmeye özen gösteriyoruz. Örneğin, pop-up sergilerinde ürünleri asarken fark ettim ki, düz ürünler pek ilgiyi çekmiyor; bu yüzden daha fazla desen ve hareket arıyoruz.

ELLE Türkçe'nin bu özel 300. sayısı için Guest Editor Serenay Sarıkaya’nın sorularını cevaplayan Siedrés’in kurucusu ve kreatif direktörü Ceylin Türkkan Bilge, markanın temel ruhunu ve ilham kaynaklarını bizlerle paylaştı. Renkli ve özgün tasarımlarının arkasında yatan hikayeleri, kültürel etkileri ve sürdürülebilirlik yaklaşımlarıyla ilgili detayları bu röportajda bulacaksınız.

Siedrés’in Renk ve Silüet Anlayışı

Benim için çok anlamlı olan bir konu ise, Siedrés’in kadın silüetinin nasıl şekillendiğiyle ilgili. Desen ve renk kullanımıyla birlikte, kadınsı hatlar ve kendine güvenen duruşlar da tasarımımızın temelini oluşturuyor. Peki, sen Siedrés kadınını nasıl tanımlıyorsun? Ona dair nasıl bir portre çiziyorsun?

Siedrés’in Renk ve Silüet Anlayışı

Aslında bizim amacımız, dışarıdan görünenle iç dünyamız arasında bir denge kurmak. Eğer markamız böyle görünüyorsa çok mutlu olurum. Günümüzde hem farklı tarzlarda giyinen, hem de çeşitli beden ve tiplerde insanlara hitap edebiliyoruz ve bu bizim için çok değerli. Desenler ve renkler konusunda sürekli detaylı incelemeler yapıyoruz; bazen aşırı neşeli ve çocukça kaçan detaylar olabilir, bazen ise oldukça seksi ve kendini gösteren tarzlar. Bu dengeyi kurmak gerçekten zor, ama sonuçta ortaya çıkan özgün ve eklektik tarzımız bu. Ayrıca, koleksiyonlarımızda nostaljik unsurlara da yer veriyoruz. Bu nostaljik taraf, babaannem ve anneannemden gelen geleneksel ve kültürel izler taşıyor. Örneğin, babaannemin diktiği kıyafetler veya eski kumaşlar bugün koleksiyonlarımızda ilham kaynağı oluyor.

Kültürel ve Tarihsel İlhamlar

Görünüşte, koleksiyonlarımızın ilham kaynağı genellikle “Mediterranean town” yani Akdeniz kasabaları ve yaşam tarzı. Bu ilham, başlangıçta aklımızda biraz daha yazlık ve resort tarzı bir algı yaratmış olsa da, aslında dört mevsim kullanılabilecek ürünler tasarlıyoruz. Mesela, çocukluk ve gençlik yıllarımda Bodrum’da geçirdiğim zamanlar çok etkili. Yaz tatillerimde dedemin yanındaki evde, İspanyol mimarisinden ilham alan bir ortamda büyüdüm. Orada yalın ve samimi bir yaşam tarzı vardı; herkes kendi tabağını kapar, masalar kurulurdu. Olimpiyatlar, gece eğlenceleri ve kutlamalar, bu yaşamın doğal bir parçasıydı. Bu kutlama ve yaşam sevincini, markamızın ruhuna yansıtmaya çalışıyoruz. Şu anda ise, İstanbul’un karmaşası ve modern hayatın stresiyle başa çıkmak adına, hayali bir mutlu ve neşeli kasaba hayali kuruyoruz. Bu hayali de, ülkenin genel ruh halinden ve yaşadığımız zorluklardan kaçmak için bir sığınak olarak görüyoruz.

Kültürel ve Tarihsel İlhamlar

İlham Kaynakları ve Tasarım Süreci

Benim için tasarımda en önemli şey, kültürel ve kişisel ilham kaynaklarıdır. Kapalıçarşı’daki kumaşlar ve geleneksel el işleri, koleksiyonlarımıza yön veren temel unsurlardan. Hem geleneksel motifler hem de modern çizgileri harmanlamayı seviyorum. Ayrıca, koleksiyon yaparken, belirli bir konsept veya duygu üzerinde uzun uzun düşünürüm. Mesela, koleksiyonun ana temasını ve renk paletini belirledikten sonra, desenleri ve kalıpları oluşturmaya başlarım. Bu süreçte, sessiz ve sakin bir ortamda çalışmak bana ilham verir. Ayrıca, Emir ile iş bölümümüz çok net; ben tasarım, yaratıcı süreç ve pazarlama ile ilgilenirken, o finans ve üretim tarafını yönetiyor. Tasarım aşamasında, önce desen ve renkleri belirlerim, ardından modeli oluşturmaya başlarım. Bazen birkaç gün boyunca, kendimi tamamen yeni bir dünyada bulurum ve bu dünyada kalmayı isterim. Bu, bana yeni fikirler ve çözümler getirir.

İlham Kaynakları ve Tasarım Süreci

Sürdürülebilirlik ve Çevre Yaklaşımları

Bizim için sürdürülebilirlik büyük önem taşıyor. İlk koleksiyonlarımızda, özellikle, stok ve üretim döngüsü konusunda çok dikkatli davrandık. Siparişleri toplu alamıyoruz; çünkü stok fazlası ve satılmayan ürünler, sürdürülebilirlik açısından büyük sorunlar yaratıyor. Bu nedenle, minimum sipariş miktarlarıyla çalışıyoruz ve lokal üreticilerle işbirliği yapıyoruz. El işçiliğine ve nakışlara çok değer veriyoruz, bu işleri fabrikalarda değil, kadınların kendi elleriyle yapmasını tercih ediyoruz. Ayrıca, çevre dostu ve sürdürülebilir malzemeler kullanmaya özen gösteriyoruz. Bu süreçte, yeni “branding” çalışmalarımızla, ürünlerimizin detaylarına gizli ve özel dokunuşlar eklemeyi planlıyoruz. Bu sayede, müşterilerin keşfetmesi ve özel hissetmesi için detaylar tasarlıyoruz.

Sürdürülebilirlik ve Çevre Yaklaşımları

Başarılar ve Gelecek Planları

Son dört yıl içinde, Paris’te butik açtık ve Londra’da pop-up mağazalarımız oldu. Şimdi ise, Paris’te yeni bir showroom açıyoruz. Ayrıca, Mango ile işbirliğimiz de devam ediyor. Bu projelerin yanı sıra, kendi içimizde küçük ama çok değerli yeni projelerimiz de var. Örneğin, yakında kendi dükkanımızı açmak gibi büyük bir hayalimiz var; küçük ama kendine özgü bir alan olacak. Bu projeleri henüz detaylandırmak için çok erken olsa da, ilerleyen zamanlarda tüm dünyaya ulaşmayı hedefliyoruz.

İlham Veren Kaynaklar ve Kendini Motive Eden Unsurlar

En son okuduğun kitap veya izlediğin film, sana ilham veren şeyler nelerdir? Bana “Cabana” dergisi çok ilham veriyor. Her sayısında farklı bir dünyaya dokunuşlar ve hikayeler buluyorum. İtalya’daki köyler veya İstanbul’un tarihi dokuları, bana her zaman ilham kaynağı oluyor. Kendimi en güçlü hissettiğim zamanlar ise, kendime söylediğim “En kötü ne olabilir?” sorusudur. Çünkü, hayatın zorluklarına alışıyor ve her şeye adapte olabiliyoruz. Ailemin bana verdiği güç ve sevgi, her zaman en büyük motivasyon kaynağım olmuştur. Ayrıca, babamı küçük yaşta kaybetmiş olmama rağmen, onun bana öğrettiği dayanıklılık ve pozitiflik, her zaman yanımda duruyor.

Yeni Yıl ve Mesajlar

Yeni yıl için, kadınlara ve Siedrés severlere en içten dileklerimle sesleniyorum: Bu yıl zor geçti, belki de umutlarımızı kaybettik. Ama unutmayalım, umut her zaman var olmalı. Kendimize ve sevdiklerimize zaman ayırmak, küçük mutlulukları fark etmek ve yaşamın her anını kutlamak en önemli mesajdır. Umudumuzu yitirmeyelim, çünkü her yeni gün yeni başlangıçlar ve güzellikler getiriyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir