<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>üretim nedir? üretim ne demek? üretim haberleri ve üretim konusunda en ilginç yazılar.</title>
	<atom:link href="https://www.lutfiye.net/etiket/uretim/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.lutfiye.net</link>
	<description>Kadın, moda, sağlık, güzellik, cilt bakımı, makyaj, saç bakımı, diyet, dekorasyon gibi bir çok kategoride yenilikleri takip edebilirsiniz.</description>
	<lastBuildDate>Fri, 04 Sep 2026 07:59:43 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2023/12/cropped-icon-32x32.png</url>
	<title>üretim nedir? üretim ne demek? üretim haberleri ve üretim konusunda en ilginç yazılar.</title>
	<link>https://www.lutfiye.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Mide Yanmasına Yol Açan Yağ Kullanımı ve Üretim Koşulları: Poğaça Tartışması</title>
		<link>https://www.lutfiye.net/yemek/mide-yanmasina-yol-acan-yag-kullanimi-ve-uretim-kosullari-pogaca-tartismasi.html</link>
					<comments>https://www.lutfiye.net/yemek/mide-yanmasina-yol-acan-yag-kullanimi-ve-uretim-kosullari-pogaca-tartismasi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lütfiye]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Sep 2026 07:59:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yemek]]></category>
		<category><![CDATA[açan]]></category>
		<category><![CDATA[baklava]]></category>
		<category><![CDATA[hijyen]]></category>
		<category><![CDATA[Kalite]]></category>
		<category><![CDATA[koşulları:]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[Mide]]></category>
		<category><![CDATA[mide yanması]]></category>
		<category><![CDATA[nemli]]></category>
		<category><![CDATA[Poğaça]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[tartışması]]></category>
		<category><![CDATA[tulumba tatlısı]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[unlu mamuller]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<category><![CDATA[üretim koşulları]]></category>
		<category><![CDATA[Yağ]]></category>
		<category><![CDATA[yağ kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[Yağı]]></category>
		<category><![CDATA[yanmasına]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<category><![CDATA[Yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lutfiye.net/?p=91144</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yağ kullanımı ve üretim koşullarıyla mide yanmasına yol açan poğaça tartışmasını ele alan kapsamlı analiz. Besin güvenliği ve sağlık odaklı öneriler.</p>
<p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/yemek/mide-yanmasina-yol-acan-yag-kullanimi-ve-uretim-kosullari-pogaca-tartismasi.html">Mide Yanmasına Yol Açan Yağ Kullanımı ve Üretim Koşulları: Poğaça Tartışması</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir’de uzun yıllar ziraat mühendisliği yapan ve unlu mamul sektörüne giren Zeki Dönmez, poğaça ve diğer hamur işlerinde yağ kalitesinin önemine dikkat çekti. Özellikle bazı işletmelerde kızartmalarda kullanılan yağların defalarca ısıtılarak yeniden değerlendirildiğini belirtti ve bunun tüketici sağlığı açısından risk oluşturduğunu vurguladı.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/mide-yanmasina-yol-acan-yag-kullanimi-ve-uretim-kosullari-pogaca-tartismasi-0-Imu93X1e.jpg" alt="Mide Yanmasına Yol Açan Yağ Kullanımı ve Üretim Koşulları: Poğaça Tartışması" /></p>
<p>Geleneksel Türk kahvaltılarının vazgeçilmezi olan poğaça, kokusu ve pratikliğiyle sık tercih edilse de tüketiciler arasında mide yanması ve rahatsızlık bildirimleri artıyor. Sosyal medyada sıkça tartışılan bu konuya ilişkin olarak, “Poğaçanın yanında mide koruyucu da satılsın” görüşleri gündemde kalmaya devam ediyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/mide-yanmasina-yol-acan-yag-kullanimi-ve-uretim-kosullari-pogaca-tartismasi-1-d1y7EEJM.jpg" alt="Mide Yanmasına Yol Açan Yağ Kullanımı ve Üretim Koşulları: Poğaça Tartışması" /></p>
<p>Dönmez’e göre üretimde kullanılan hammaddelerin kalitesi ve hijyenik üretim koşulları en az tarifler kadar önemli. Özellikle tulumba tatlısı ve baklava üretiminde yağların tekrar ısıtılarak kullanıldığına dair iddialar, tüketici sağlığı üzerinde endişe yaratıyor. </p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/mide-yanmasina-yol-acan-yag-kullanimi-ve-uretim-kosullari-pogaca-tartismasi-2-RNV25w63.jpg" alt="Mide Yanmasına Yol Açan Yağ Kullanımı ve Üretim Koşulları: Poğaça Tartışması" /></p>
<p><em><strong>“Tulumba yapımlarında kullanılan yağın birkaç kez ısıtılıp poğaça gibi ürünlere karıştırılması, genelde mide yanmalarına yol açıyor. Kalitesiz veya aşırı ısıtılmış yağların kullanımı bu şikayetleri tetikliyor.”</strong></em> diye ifade eden Dönmez, bu nedenle yağların uygun koşullarda ve mevzuata uygun şekilde değerlendirilmesini önemine vurgu yaptı.</p>
<p>Tüketicilerin, unlu mamul satın alırken işletmelerin hijyen durumunu ve kullanılan yağların kalitesini dikkatle incelemeleri gerektiğini belirten uzman, üretimde standartlara uygun yağ kullanımıyla mide rahatsızlıklarının azaltılabileceğini söyledi.</p><p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/yemek/mide-yanmasina-yol-acan-yag-kullanimi-ve-uretim-kosullari-pogaca-tartismasi.html">Mide Yanmasına Yol Açan Yağ Kullanımı ve Üretim Koşulları: Poğaça Tartışması</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.lutfiye.net/yemek/mide-yanmasina-yol-acan-yag-kullanimi-ve-uretim-kosullari-pogaca-tartismasi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Suyunuzun kalitesini korumak elinizde! Yazın bu kurallara dikkat</title>
		<link>https://www.lutfiye.net/saglik/suyunuzun-kalitesini-korumak-elinizde-yazin-bu-kurallara-dikkat.html</link>
					<comments>https://www.lutfiye.net/saglik/suyunuzun-kalitesini-korumak-elinizde-yazin-bu-kurallara-dikkat.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lütfiye]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Jul 2026 13:00:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat!]]></category>
		<category><![CDATA[Doğal]]></category>
		<category><![CDATA[elinizde]]></category>
		<category><![CDATA[kalitesini]]></category>
		<category><![CDATA[Kan]]></category>
		<category><![CDATA[Koruma]]></category>
		<category><![CDATA[korumak]]></category>
		<category><![CDATA[kurallara]]></category>
		<category><![CDATA[kuru]]></category>
		<category><![CDATA[Mineral]]></category>
		<category><![CDATA[Önem]]></category>
		<category><![CDATA[Sıcak]]></category>
		<category><![CDATA[suyunuzun]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<category><![CDATA[yazın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lutfiye.net/?p=85878</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ambalajlı suların satın alındıktan sonraki saklanma şartlarının eserin kalitesini muhafazası açısından büyük kıymet taşıdığını söyleyen Ambalajlı Su Üreticileri Derneği (SUDER) Yönetim Kurulu Başkanı Yaşabey Kalebaşı, tüketicilerin yaz aylarında sularını koruma ederken dikkat etmesi gerekenleri anlattı.</p>
<p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/saglik/suyunuzun-kalitesini-korumak-elinizde-yazin-bu-kurallara-dikkat.html">Suyunuzun kalitesini korumak elinizde! Yazın bu kurallara dikkat</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<div>
<figure>
<div><span><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/07/suyunuzun-kalitesini-korumak-elinizde-yazin-bu-kurallara-dikkat-0-1JsGbq6a.jpg"/></span></div>
<p><b>Tüketiciler su alırken dikkat etmeli</b></p>
<p><p>Yaz mevsimiyle birlikte artan su tüketimi, “güvenli su” kavramını günlük hayatın en kritik başlıklarından biri haline getiriyor. Ambalajlı sularda itimadın temelini ise izlenebilirlik oluşturuyor. Kaynaktan suyun alınması, üretim tesisine girişi ve raflara çıkana kadar her adımı titizlikle Sağlık Bakanlığı tarafından denetlenerek tüketiciye sunuluyor. Ambalajlı Su Üreticileri Derneği (SUDER) Yönetim Kurulu Başkanı Yaşabey Kalebaşı, bu noktada tüketicinin şuurlu tercihinin kıymetine dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: <em>“</em><em>Ambalajlı sular</em><em> </em><em>hijyen ve gıda güvenliği kaideleri sağlanan ve Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılan üretim tesislerinde şişelenmektedir. Tam otomatik dolum makinelerinde, el değmeden şişelenmekte olup, kaynaktan tüketiciye ulaşana kadarki her adımda çok sıkı kontrol altındadır. Ambalajlı sular market raflarındaki en fazla denetlenen eserlerin başında gelir. Tüketicilerimizin etikette yer alan üretim müsaade tarihi, üretim yeri ve parti seri numarası üzere ayrıntılara dikkat etmesi, inançlı suya erişimin temel adımıdır.”</em></p>
</p>
</figure>
<figure>
<div><span><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/07/suyunuzun-kalitesini-korumak-elinizde-yazin-bu-kurallara-dikkat-1-yWZLZOQD.jpg"/></span></div>
<p><b>“Ambalajlı suların yanlışsız saklanması, üretim kalitesi kadar kıymet taşıyor”</b></p>
<p><p>Ambalajlı suların satın alındıktan sonraki saklanma şartları eserin kalitesini müdafaası açısından büyük kıymet taşıyor. Su doğal bir maddedir ve duyu organlarımızla etrafta algılayamadığımız kokuları dahi yavaşça kendisine çekme özelliğini taşır. İçme sularının serin, kuru, kokusuz ve direkt güneş ışığı almayan ortamlarda koruma edilmesi gerekir. Balkon, araç içi yahut direk güneş ışığına ve yüksek sıcaklığa maruz kalan alanlarda bırakılan şişelerde tat ve koku değişimleri yaşanabilir. Hijyen ve tazelik açısından da açılmış ambalajlı suların kısa müddette tüketilmesi öneriliyor. Yaşabey Kalebaşı mevzuyla ilgili açıklamasında; <em>“</em><em>Ambalajlı suların yanlışsız saklanması, üretim kalitesi kadar kritik bir nokta. Tüketicinin eseri aldıktan sonra bu kurallara dikkat etmesi, bu mevzuda bilinçlenmesi son derece ehemmiyet taşıyor” </em><em>dedi.</em></p>
</p>
</figure>
<figure>
<div><span><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/07/suyunuzun-kalitesini-korumak-elinizde-yazin-bu-kurallara-dikkat-2-nshCFaeg.jpg"/></span></div>
<p><b>Güneş ışığına ve yüksek ısıya maruz bırakılmamalı</b></p>
<p><p>Özellikle sıcak yaz aylarında ambalajlı suların direk güneş ışığına ve yüksek ısıya maruz bırakılmasının, eserlerin konutlarda yahut işletmelerde keskin kokulu maddeler ile birebir ortamda saklanmasının da eserin kalitesini etkileyebildiğine dikkat çeken Kalebaşı, ambalajlı suların öbür tüm besin eserleri üzere serin, kuru ve direkt güneş ışığına maruz kalmayan pak bir ortamda koruma edilmesinin kritik ehemmiyet taşıdığını hatırlattı. Uygun şartlarda koruma edilen ambalajlı sular, son kullanma tarihine kadar inançla tüketilebilir. Ayrıyeten açılmış eserlerde hijyenin korunması ve kısa müddette tüketilmesinin, inançlı içme suyu tecrübesinin değerli bir kesimi olduğunu belirtti. </p>
</p>
</figure>
<figure>
<div><span><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/07/suyunuzun-kalitesini-korumak-elinizde-yazin-bu-kurallara-dikkat-3-v7up67TL.jpg"/></span></div>
<p><b>Doğal kaynak suları, mineral istikrarına katkıda bulunuyor</b></p>
<p><p>Sıcak havalarda yoğun terleme nedeniyle bedende sodyum, magnezyum ve kalsiyum üzere temel mineraller süratle azalıyor. Doğal mineralli ve doğal kaynak suları, bu kayıpların doğal yolla dengelenmesine katkı sağlıyor ve bedenin mineral istikrarını destekliyor. Doğal kaynaklardan elde edilen ambalajlı sular, mineral içeriğini korunduğundan yaz aylarında hidrasyonun değerli bir destekçisi olarak öne çıkıyor. </p>
</p>
</figure>
<figure>
<div><span><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/07/suyunuzun-kalitesini-korumak-elinizde-yazin-bu-kurallara-dikkat-4-BRuU6uHM.jpg"/></span></div>
<p><b>Doğru su tüketimi büyük kıymet taşıyor</b></p>
<p><p>Sağlık profesyonellerinin belirttiği üzere, bilmemiz gereken en değerli şey kendimizi susuz hissedene kadar geçen vakitte bedenimizin çoktan susuz kalmış olacağıdır. Bilhassa bebekler, çocuklar ve yaşlılar, beden ısı düzenleme düzenekleri daha hassas olduğu için sıcak havalarda dehidrasyon riskine karşı daha savunmasız kalıyor. Bu sebeple bu risk kümelerinde kâfi ölçüde ve doğru su tüketimi büyük kıymet taşıyor; sıcak hava dalgalarında sıvı kaybının erken fark edilmesi ve kâfi sıvı alımının sağlanması genel sıhhat durumunun korunmasında belirleyici rol oynuyor. Bu aşırı sıcak günlerde unutmamamız gereken en kıymetli şey bedeni susuz bırakmamak, kâfi ölçüde su içmek, sıcaktan ötürü ortaya çıkan ve kendimizi yorgun hatta sıhhatsiz hissetmemize yol açacak durumları ortadan kaldırmak olmalıdır. </p>
<p> </p>
</p>
</figure>
</div>
</div>
<p></p>
<p>Kaynak : Milliyet</p><p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/saglik/suyunuzun-kalitesini-korumak-elinizde-yazin-bu-kurallara-dikkat.html">Suyunuzun kalitesini korumak elinizde! Yazın bu kurallara dikkat</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.lutfiye.net/saglik/suyunuzun-kalitesini-korumak-elinizde-yazin-bu-kurallara-dikkat.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Harvard&#8217;da okudu, baba emanetine döndü! 75 tonluk üretim: &#8216;Bu acıyı bu türlü hafiflettim&#8217;</title>
		<link>https://www.lutfiye.net/yasam/harvardda-okudu-baba-emanetine-dondu-75-tonluk-uretim-bu-aciyi-bu-turlu-hafiflettim.html</link>
					<comments>https://www.lutfiye.net/yasam/harvardda-okudu-baba-emanetine-dondu-75-tonluk-uretim-bu-aciyi-bu-turlu-hafiflettim.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lütfiye]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 21:13:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[“bu]]></category>
		<category><![CDATA[acıyı]]></category>
		<category><![CDATA[Ağır]]></category>
		<category><![CDATA[Aile]]></category>
		<category><![CDATA[baba]]></category>
		<category><![CDATA[Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[döndü]]></category>
		<category><![CDATA[emanetine]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek]]></category>
		<category><![CDATA[hafiflettim’]]></category>
		<category><![CDATA[harvard’da]]></category>
		<category><![CDATA[okudu,]]></category>
		<category><![CDATA[Onlar]]></category>
		<category><![CDATA[Salık]]></category>
		<category><![CDATA[Sektör]]></category>
		<category><![CDATA[Süt]]></category>
		<category><![CDATA[tonluk]]></category>
		<category><![CDATA[türlü]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lutfiye.net/?p=77012</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ankara’da başlayan hayat seyahati, bugün Türkiye’nin değerli tarım ve hayvancılık işletmelerinden birine uzanan güçlü bir öyküye dönüştü. Eğitimini yurt içi ve yurt dışında tamamladıktan sonra ülkesine dönerek aile şirketinde çalışmaya başlayan dört çocuk annesi teşebbüsçü, hem seracılık hem de süt üretiminde örnek bir muvaffakiyete imza atıyor. "24 yaşında babamı kaybettikten sonra, acımı hafifletmek için, babamın tırnaklarıyla bugünlere getirdiği firmalarımızı hakkıyla yönetebilmek ve aldığım bayrağı bir sonraki maksada götürmek için çalışmayı kendime gaye belirledim" diyen Dilek Şentürk Salık ile işletmelerini ve muvaffakiyetlerini konuştuk.</p>
<p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/yasam/harvardda-okudu-baba-emanetine-dondu-75-tonluk-uretim-bu-aciyi-bu-turlu-hafiflettim.html">Harvard’da okudu, baba emanetine döndü! 75 tonluk üretim: ‘Bu acıyı bu türlü hafiflettim’</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><p><strong>Gonca Kocabaş / Milliyet.com.tr &#8211;</strong> 1988 yılında Ankara’da doğan <em><strong>Arzu Şentürk Salık</strong></em>, lise eğitimini tamamladıktan sonra <em><strong>Ege Üniversitesi</strong></em>&#8216;nde seracılık eğitimi aldı. Akabinde <em><strong>Yeditepe Üniversitesi</strong></em> Memleketler arası İşletme İdaresi (Almanca) kısmından mezun oldu. Eğitim hayatı boyunca Almanya’da Goethe Üniversitesi’nde ve Amerika’da Boston’da lisan ve pazarlama üzerine eğitimler aldı. Harvard Üniversitesi’ndeki Memleketler arası pazarlama alanındaki eğitimini tamamladıktan sonra Türkiye’ye dönerek aile şirketinin tarım alanındaki faaliyetlerinde etkin rol üstlendi.</p>
<p><strong>‘BU ACIYI HAFİFLETMENİN TEK YOLU BABAMIN EMANETİNE SAHİP ÇIKMAKTI’</strong></p>
<p>Hayatının kırılma noktası ise şimdi 24 yaşındayken yaşadığı büyük kayıp oldu. Babasının vefatı, onun için yalnızca bir acı değil, birebir vakitte bir sorumluluğun başlangıcıydı. <em><strong>‘Bu acıyı hafifletmenin tek yolu, babamın emanetine sahip çıkmaktı’</strong> </em>diyen Salık, o günden sonra kendini büsbütün işe adadı. Bugün geldiği noktada, hem seracılık hem de süt üretimi yapan işletmeleri büyüterek yoluna devam ediyor. 2015 yılında evlenen ve üç erkek bir kız olmak üzere dört çocuk annesi olan teşebbüsçü, ailesiyle birlikte çiftlikte yaşıyor. Hayatını işine nazaran şekillendirdiğini söz eden Salık,<em><strong> ‘Zamanımın yüzde 80’i çiftlikte geçiyor’</strong> </em>diyerek bu ömür biçiminin şuurlu bir tercih olduğunu vurguluyor.</p>
<p><em><strong>‘Aile şirketlerinin nesiller ortası geçişinin ülkemizde en büyük sorunlu olan bahislerden olduğunu düşünüyorum’</strong> </em>diyen Salık, <em>“Bu bahiste da son vakitlerde tekrar yapılan değişikliklerle birlikte ülke olarak yol aldığımızı düşünüyorum. Tıpkı vakitte örneğin artık birçok aile şirketinin kendi aile anayasası var bizim de aile anayasamız var. Şu anda dördüncü nesil olarak çalışmaktayız. Aile anayasamız olduğu için aile şirketimizin kuralları da çok net ve belli. Şu anda çok başarılı bir formda devam ediyoruz, inşallah jenerasyondan nesle da bu başarımızı artırarak devam ettiririz. Biz çalışıp, çabaladık Allah verdi lakin bir günde kaybedebilirsin”</em> biçiminde konuştu.</p>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/04/harvardda-okudu-baba-emanetine-dondu-75-tonluk-uretim-bu-aciyi-bu-turlu-hafiflettim-0-YZO4WSGv.jpg"/></img></div>
</div>
<p><strong>‘TARIMI, TOPRAĞI, ÇOCUKLUĞUMDAN BERİ SEVERDİM’</strong></p>
<p>Çiftlik hayatını, tarımı, toprağı çocukluğundan beri sevdiğini lisana getiren Dilek Şentürk Salık, <em>“Rahmetli babam, işletmesini kurana kadar biz yazları daima memleketimiz olan Bayburt’ta köyümüzde geçirirdik. <strong>Ben oraya gittiğimde sabah 5’te kalkıp halamla birlikte ineklerin damını temizleyip, yemini vermek, benim için en büyük keyifti. Köye bunun için gitmeyi çok isterdim. Daha sonra tarlaya gidip orakla ekinleri biçerdim, orada çalışan akrabalarımıza yardım ederdim. Artık o vakitlerden denk geldi ve görüştüğüm akrabamız, eşimiz, dostumuz bana ‘senin esasen belirliydi bu işi yapacağın’ diye söylüyor.</strong> O vakit bu türlü bir bölüm de yoktuk yer almıyorduk, merhum babam bana çok hoş bir emanet bıraktı ve daima söylediğim üzere inşallah hakkıyla, sonuna kadar bu emaneti sonraki nesillere devredebilirim”</em> bilgisini paylaştı ve ekledi:</p>
<p> <strong>“Çiftlikte yaşadığım için faal olarak daima alandayım. Çalışanlarımızla sohbet etmeyi, onlarla dertleşmeyi, onlarla birlikte çalışmayı çok seviyorum. Hem onların daha etkin olarak daha efektif olarak çalıştığını görüyorum hem de onlarla bir şeyler paylaşmak, anlatmak çok daha farklı oluyor. En çok sevdiğim anlardan biri de hayvanlarla birlikte olmak, doğumlarına şahit olmak, onları beslemek, sevmek. Bana çok güzel geliyor. Bir yılın yüzde seksenini çiftlikte geçiriyorum diyebilirim. Aslında çok ağır bir bölümdeyim. Yorucu ve çok riskli bir ortamda çalışıyorsunuz ama hayvanlarla temas etmek, onları sevmek, onlar için bir şeyler yapabilmek, rahat ettirmek çok değerli. Fakat onları görünce, yorgunluğunuzu alıp götürüyorlar. Sizi hayata daha çok bağlıyor. Bazen insanlarda bıkkınlık, tükenmişlik olur. Bu kadar ağır çalışmama karşın ben bunu hiç hissetmiyorum. Bunu hissetmemin tek sebebini de canlılarla birlikte çalışmama bağlıyorum.”</strong></p>
<p><strong></p>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/04/harvardda-okudu-baba-emanetine-dondu-75-tonluk-uretim-bu-aciyi-bu-turlu-hafiflettim-1-gKGzE2vQ.jpg"/></img></div>
</div>
<p></strong></p>
<p><strong>‘ÇİFTLİĞİMİZDE GÜNLÜK 75 TON SÜT ÜRETİYORUZ’</strong></p>
<p>Süt Kardeşler firmasının seracılıktan sonra kurulduğunu lisana getiren Salık, <em>“Seracılık bölümünde, eser alamadığınız periyotta de maaş ödemesi yapmak zorundasınız. Tüm hazırlıklarınızı buna nazaran planlamalısınız. Nakit akışınız güç da olduğu günler olabiliyor, zira hiçbir eser satışınız olmadığı için geliriniz olmuyor. <strong>Bu yüzden merhum babam daima gelir getiren ve nakit akışını yönetebileceği bir kesim olarak düşündüğü süt üretim tesisimizi kurdu. Farklı daldaki arkadaşlarıyla birlikte ortak olarak kurmayı planlıyorlar ve ismine de Süt Kardeşler diyorlar, böylelikle süt çiftliğimiz de kurulmuş oluyor.</strong> Çiftliğimizde günlük olarak toplamda 75 ton süt üretiyoruz. Sağdığımızda 37 derece olan sütümüzü anında 4 dereceye soğutuyoruz. Depolama tanklarımıza alıp oradan da tankerlere yükleyip sevkiyat yapıyoruz”</em> biçiminde konuştu.</p>
<p>Hayvanların bakımında refahın kendileri için çok değerli olduğuna dikkat çeken Salık, <em>“Düzenli olarak tırnak bakımlarını yapıyoruz birebir vakitte hayvanlarımız kendi gübresinde yatıyor. Gübrenin hepsi katısı ayrıldıktan sonra 72 derecede 24 saat boyunca dezenfekte ettikten sonra hayvanlarımıza yataklık olarak bu gübremizi kullanıyoruz. Beslenme konusunda da rasyonumuzu kendimiz yapıyoruz. Hazır yem almıyoruz, fabrikalardan ham unsurları alıp kendi rasyonumuzu hazırlayıp hayvan barınaklarımıza kümelerine nazaran dağıtım yapıyoruz. Ekseriyetle yüzde 50 kaba yem yüzde 50 kesif yemden oluşuyor rasyonumuz”</em> bilgisini paylaştı.</p>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/04/harvardda-okudu-baba-emanetine-dondu-75-tonluk-uretim-bu-aciyi-bu-turlu-hafiflettim-2-18uPaJQj.jpg"/></img></div>
</div>
<p><strong>‘KAYNAĞINI BİLMEDİĞİNİZ ÇİĞ SÜT YERİNE PASTÖRİZE İÇMENİZİ ÖNERİRİM’</strong></p>
<p>Tüketicilerin bilhassa çiğ süt alırken kesinlikle bildikleri çiftliklerden süt almalarının değerine vurgu yapan Salık, <em>“Aldıktan sonra da çok uygun kaynatmalarını öneriyorum. Zira maalesef ülkemizde brusella üzere hastalıklar hâlâ mevcut. Bu yüzden tedbir için üstte söylediklerimin hassas olduğunu düşünüyorum ve kaynağını bilmediğimiz çiğ süt yerine pastörize süt içmeyi tavsiye ediyorum”</em> tabirlerine yer verdi.</p>
<p><strong>‘</strong><em><strong>Bu işin çıkarını bir süt işletmesi için yorumlayacak olursam büyük işletmelerde ve kaliteli süt üreten işletmelerde küçük üreticilerimize kıyasla çıkarlar çok daha iyi’</strong> </em>diyen Salık, <em>&#8220;Çünkü yemini daha ucuza alabiliyor, sütünü çok daha güzel fiyatlara satabiliyor ve sanayiciye karşı kelam sahibi olabiliyor. Ancak küçük üreticimiz hem yemini değerliye alıyor hem sütünü endüstrici hangi fiyata isterse o fiyata satmak zorunda kalıyor. Hem de bir sorun yaşadığında sesini duyuramadığı için çok daha az karlarla üretimini yapmaya çalışıyor”</em> halinde konuştu.</p>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/04/harvardda-okudu-baba-emanetine-dondu-75-tonluk-uretim-bu-aciyi-bu-turlu-hafiflettim-3-ch14fOwT.jpg"/></img></div>
</div>
<p><strong>‘BU İŞİ SEVİYORSANIZ TÜM ZORLUKLARINA KATLANMALISINIZ’</strong></p>
<p><em><strong>‘Türkiye’de gençlerin tarım kesimine ilgisini artırmak için öncelikle mutlaka bölümümüzün prestijini artırmalıyız’</strong> </em>diyen Salık,<em> “Köylerdeki, kırsaldaki imkanlarımızı artırmalıyız. Kesimimizin çok daha bedelli olduğunu bir an evvel anlatmalıyız ve olağan ki üreticilerimizin yararlarını artırmak için ne gerekiyorsa yapmalıyız. Hem prestijsiz bir kesim hem de para kazanamayan bir bölümde ne yaparsak yapalım gençleri tarım kesimine teşvik edemeyiz.  Bayanların da yalnızca tarım ve hayvancılık kesiminde değil tüm iş hayatında daha çok yer alması için işyerlerindeki imkanların artırılması gerektiğini düşünüyorum. Örnek verecek olursam, çocuğu olan bir bayan için ya esnek çalışma saatleri ya da kreşi olan işyerleri gibi”</em> dedi ve kelamlarını şöyle sonlandırdı:</p>
<p><strong>Son olarak, gençlere ve genç bayanlara bu kesimle ilgili tavsiyede bulunacak olursam, şayet bu işi seviyorsanız, gece, gündüz tüm zorluklarına katlanacaksınız. Bunları göz önünde bulundurarak karar vermeleri gerektiğini düşünüyorum. Çok hoş, çok keyifli, çok haz verici bir iş olmasına rağmen bir o kadar da gecesi gündüzü olmayan bir iş. Her anını düşünmeniz gerek. Bu bir grup işi, ekibinizi kurup, o ekibe düzgün bir liderlik yapabilmek için daima işinizi takip etmeniz gerekiyor. Bu yüzden de her şeyi göz önünde bulundurarak bu dala girmelerini tavsiye ediyorum ve daima söylüyorum bölüme girmeden evvel kesinlikle hayatınızın muhakkak bir periyodunu hangi alanda çalışmak istiyorsanız o kesimde geçirin. Zira hiçbir şey uzaktan göründüğü üzere olmuyor, her şeyi yaşayarak görmeniz en hoşu.”</strong></p>
</p>
<p></p>
<p>Kaynak : Milliyet</p><p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/yasam/harvardda-okudu-baba-emanetine-dondu-75-tonluk-uretim-bu-aciyi-bu-turlu-hafiflettim.html">Harvard’da okudu, baba emanetine döndü! 75 tonluk üretim: ‘Bu acıyı bu türlü hafiflettim’</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.lutfiye.net/yasam/harvardda-okudu-baba-emanetine-dondu-75-tonluk-uretim-bu-aciyi-bu-turlu-hafiflettim.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ordu&#8217;nun köyünden çıktı, her konuta girdi! Türkiye&#8217;de birinciydi: Piyasadan neden silindi?</title>
		<link>https://www.lutfiye.net/yasam/ordunun-koyunden-cikti-her-konuta-girdi-turkiyede-birinciydi-piyasadan-neden-silindi.html</link>
					<comments>https://www.lutfiye.net/yasam/ordunun-koyunden-cikti-her-konuta-girdi-turkiyede-birinciydi-piyasadan-neden-silindi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lütfiye]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 2026 20:59:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Ağır]]></category>
		<category><![CDATA[Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[birinciydi:]]></category>
		<category><![CDATA[çıktı!]]></category>
		<category><![CDATA[Dönem]]></category>
		<category><![CDATA[girdi:]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[Kan]]></category>
		<category><![CDATA[konuta]]></category>
		<category><![CDATA[köyünden]]></category>
		<category><![CDATA[neden]]></category>
		<category><![CDATA[nemli]]></category>
		<category><![CDATA[ordu’nun]]></category>
		<category><![CDATA[piyasadan]]></category>
		<category><![CDATA[silindi?]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye’de]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<category><![CDATA[Ürünler]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yıllar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lutfiye.net/?p=76524</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir devrin neredeyse her meskenine giren, annelerin “güvenle” tercih ettiği o emzikler… Pekala ya gerisindeki öyküyü hakikaten biliyor muyuz? Anadolu’da yokluk içinde başlayan bir üretim serüveni, yıllar içinde milyonlarca bebeğe ulaşırken; bugün geriye sırf nostalji değil, birebir vakitte annelerin aklını kurcalayan sorular kaldı. Köroğlu emzikleri nitekim ne kadar inançlıydı, neden bir anda piyasadan silindi?</p>
<p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/yasam/ordunun-koyunden-cikti-her-konuta-girdi-turkiyede-birinciydi-piyasadan-neden-silindi.html">Ordu’nun köyünden çıktı, her konuta girdi! Türkiye’de birinciydi: Piyasadan neden silindi?</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><p><strong>Derleme: Betül Yasemin Kökbek / Milliyet.com.tr-</strong> Türkiye’de bebek eserleri pazarının bugünkü genişliği ve çeşitliliği, geçmişte yaşanan yokluk yılları düşünüldüğünde epeyce dikkat cazibeli bir dönüşüme işaret ediyor.<strong> Bu dönüşümün dikkat çeken örneklerinden biri de Köroğlu Emzikleri olarak hafızalara kazınan yerli üretim kıssası. Bir devir çabucak her konutta bulunan bu eser, aslında sadece bir bebek muhtaçlığını karşılamakla kalmadı; Anadolu’dan çıkan girişimciliğin sessiz ancak tesirli bir simgesi haline geldi.</strong> Bebekleri sakinleştirmek için kullanılan emziklerin tarihi epey eskiye dayanıyor. Antik devirlerde bile emsal fonksiyonlar gören araçların kullanıldığı bilinirken, çağdaş manada emzikler 20. yüzyılın başlarında Avrupa’da geliştirildi ve kısa müddette dünyaya yayıldı. Türkiye’de ise bu eserlere erişim uzun yıllar hudutlu kaldı.<strong> Bilhassa 1960’lı yıllarda ithal eserlere ulaşmak hem sıkıntı hem de maliyetliydi. Bu durum, yerli üretim için bir gereksinim ve birebir vakitte bir fırsat yarattı.</strong> İşte tam bu noktada, Ordu’nun Yakuşdibi köyünde doğan teşebbüsçü Celal Köroğlu devreye girdi. Endüstrinin büyük ölçüde İstanbul ve etrafında ağırlaştığı bir devirde, kendi imkânlarıyla üretim yapmaya karar verdi. <strong>Ancak onu farklı kılan yalnızca üretici olması değildi. Köroğlu, emziklerin kalıplarını ve üretim makinelerini dahi kendi tasarladı, İstanbul’da imal ettirdi.</strong> Bu tarafıyla yalnızca bir esnaf değil, birebir vakitte kendi teknolojisini geliştiren bir teşebbüsçü profili çizdi. Kısa müddette ortaya çıkan eserler, devri için epeyce yenilikçi özellikler taşıyordu. <strong>Türkiye’nin birinci çıngıraklı emzikleri de tekrar bu teşebbüsün eseri olarak piyasaya sunuldu. Eserler sırf fonksiyonel değil, tıpkı vakitte dikkat cazip dizaynlara sahipti</strong>. Markanın logosundan ambalajına kadar birçok ayrıntı şahsen Celal Köroğlu tarafından hazırlandı. Hatta ambalajlarda kullanılan bebek figürlerinin bile şahsî bir öyküsü olduğu tabir ediliyor.</p>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/04/ordunun-koyunden-cikti-her-konuta-girdi-turkiyede-birinciydi-piyasadan-neden-silindi-0-d2P3caRy.jpg"/></img></div>
</div>
<p><strong>HEM TASARLADI HEM MÜHENDİSLİĞİNİ YAPTI</strong></p>
<p>Ordu&#8217;nun Yakuşdibi köyünde doğan Celal Köroğlu, 1960’lı ve 70’li yıllarda Türkiye’de bebek eserlerine erişimin epeyce hudutlu olduğu bir devirde girişimcilik yolunu seçti.<strong> Şimdi genç yaşta başladığı üretim serüveninde, sırf bir eser satıcısı değil; tıpkı vakitte dizayncı ve mühendis rolünü de üstlendi. Köroğlu, emziklerin kalıplarını ve üretim makinelerini kendi geliştirdi, materyal karışımlarını titizlikle seçti.</strong> Özel üretim anlayışı ve teşebbüsçü ruhu sayesinde, Celal Köroğlu kısa müddette Karadeniz bölgesinden Türkiye geneline yayılmış bir marka yaratmayı başardı.</p>
<p>Köroğlu emziklerinin üretimi birinci olarak Ordu’da başladı ve kısa müddette Karadeniz bölgesine yayıldı. Akabinde Türkiye’nin farklı kentlerinde de satılmaya başlanan Köroğlu Emzikleri, bilhassa erişilebilir fiyatı ve yerli üretim olması sayesinde geniş bir kullanıcı kitlesine ulaştı. <strong>O yıllarda birçok aile için bu eser, hem ekonomik hem de sağlam bir seçenek olarak öne çıktı. Markanın büyüme süreci ise beraberinde yeni amaçları getirdi.</strong> Üretimini geliştirmek isteyen Köroğlu, İstanbul’da atölye kurarak daha büyük bir pazara açılmayı amaçladı. Fakat bu süreç beklenildiği üzere ilerlemedi. <strong>Büyük kentte karşılaşılan ekonomik zorluklar, ham unsura erişimde yaşanan kahırlar ve piyasa istikrarları, Anadolu’dan çıkan bu teşebbüsün önünde önemli maniler oluşturdu. Bu nedenle Köroğlu, üretimini yine Ordu’ya taşımak zorunda kaldı.</strong></p>
<p><strong>ALINTI Köroğlu Emzikleri hakkında pek bilinmeyen bir ayrıntı, eserlerin sadece bebekler için değil, birebir vakitte periyodun kimi sıhhat kuruluşları tarafından “diş gelişimini destekleyici” olarak tavsiye edildiği. Celal Köroğlu, emziklerde kullanılan silikon ve plastik karışımını o denli bir formüle etti ki, emzik hem yumuşak ve inançlı kalıyor hem de dişlerin hakikat açıda çıkmasına yardımcı oluyordu. Bu tarafıyla eser, yalnızca bir sakinleştirici değil, erken devirde ağız ve diş sıhhatine katkı sağlayan bir tasarım olarak değerlendiriliyordu.</strong></p>
<p><strong></p>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/04/ordunun-koyunden-cikti-her-konuta-girdi-turkiyede-birinciydi-piyasadan-neden-silindi-1-WUwSD2nJ.jpg"/></img></div>
</div>
<p></strong></p>
<p><strong>ANADOLU&#8217;DA BAŞLADI TÜM TÜRKİYE TANIDI</strong></p>
<p>1980’li yıllara gelindiğinde Türkiye iktisadında kıymetli bir dönüşüm yaşandı. İthalatın özgürleşmesiyle birlikte piyasaya yabancı markalar girmeye başladı. Bu durum, yerli üreticiler için rekabetin sertleşmesi manasına geliyordu. Köroğlu Emzikleri de bu değişimden direkt etkilendi. <strong>Artan rekabet ve değişen tüketici tercihleri, markanın eski gücünü muhafazasını zorlaştırdı. Buna karşın üretim bir müddet daha devam etti ve 1990’lı yılların başına kadar varlığını sürdürdü. 1992 yılına kadar devam eden bu süreç, akabinde farklı sanayi alanlarına yönelme kararıyla sona erdi</strong>. Bugün geriye dönüp bakıldığında Köroğlu Emzikleri, sırf bir eser markası olarak değil, birebir vakitte Türkiye’de yerli üretimin karşılaştığı zorlukların da bir örneği olarak bedellendiriliyor. Birçok kişi için çocukluk anısı olarak kalan bu emzikler, aslında daha büyük bir öykünün kesimi. <strong>Anadolu’da hudutlu imkânlarla başlayan bir teşebbüsün ülke çapında tanınır hale gelmesi, lakin global rekabet karşısında ayakta kalmakta zorlanması, Türkiye’de endüstrileşme sürecinin de kıymetli bir yansıması olarak görülüyor.</strong></p>
<p><strong></p>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/04/ordunun-koyunden-cikti-her-konuta-girdi-turkiyede-birinciydi-piyasadan-neden-silindi-2-mrjbmuDF.jpg"/></img></div>
</div>
<p></strong></p>
<p><strong>ALINTI Günümüzde bebek eserleri pazarı epey gelişmiş ve milletlerarası markaların ağır rekabetine sahne oluyor. Fakat Köroğlu Emzikleri’nin öyküsü, yerli teşebbüslerin hakikat takviye ve stratejilerle nasıl büyüyebileceğini ve birebir vakitte bu dayanak eksikliğinde nasıl geri planda kalabildiğini gösteren değerli bir örnek olmayı sürdürüyor. Bir vakitler kent şehir dolaşarak satılan bu eserler, bugün yalnızca nostaljik bir hatıra değil, tıpkı vakitte yarım kalmış bir sanayi öyküsünün sembolü olarak hafızalarda yer alıyor.</strong></p>
</p>
<p></p>
<p>Kaynak : Milliyet</p><p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/yasam/ordunun-koyunden-cikti-her-konuta-girdi-turkiyede-birinciydi-piyasadan-neden-silindi.html">Ordu’nun köyünden çıktı, her konuta girdi! Türkiye’de birinciydi: Piyasadan neden silindi?</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.lutfiye.net/yasam/ordunun-koyunden-cikti-her-konuta-girdi-turkiyede-birinciydi-piyasadan-neden-silindi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Avusturya&#8217;dan Kaz Dağları&#8217;na göç! Toprağı kazmadan üretim mümkün: &#8216;Türkiye&#8217;de zeytin topladık ve hayatım değişti&#8217;</title>
		<link>https://www.lutfiye.net/yasam/avusturyadan-kaz-daglarina-goc-topragi-kazmadan-uretim-mumkun-turkiyede-zeytin-topladik-ve-hayatim-degisti.html</link>
					<comments>https://www.lutfiye.net/yasam/avusturyadan-kaz-daglarina-goc-topragi-kazmadan-uretim-mumkun-turkiyede-zeytin-topladik-ve-hayatim-degisti.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lütfiye]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Mar 2026 03:00:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Anne]]></category>
		<category><![CDATA[avusturya’dan]]></category>
		<category><![CDATA[Buzağı]]></category>
		<category><![CDATA[dağları’na]]></category>
		<category><![CDATA[değişti!]]></category>
		<category><![CDATA[Doğal]]></category>
		<category><![CDATA[Ferit]]></category>
		<category><![CDATA[göç]]></category>
		<category><![CDATA[Güneş]]></category>
		<category><![CDATA[hayatım]]></category>
		<category><![CDATA[İnek]]></category>
		<category><![CDATA[Kaz]]></category>
		<category><![CDATA[kazmadan]]></category>
		<category><![CDATA[Lazım]]></category>
		<category><![CDATA[Mümkün]]></category>
		<category><![CDATA[nemli]]></category>
		<category><![CDATA[topladık]]></category>
		<category><![CDATA[toprağı]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye’de]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Zeytin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lutfiye.net/?p=75384</guid>

					<description><![CDATA[<p>Avusturya’dan Edremit’e, Kaz Dağları'na uzanan bir yolculuk… Ziraat mühendisi Ferit ve Avusturyalı eşi Gudrun Wagner'in Balıkesir, Kaz Dağları eteklerinde birlikte kurdukları çiftlik; organik tarımı yalnızca bir üretim biçimi değil, bir ömür ideolojisine dönüştürdü. Toprağı kazmadan yapılan tarımdan hayvan refahına kadar tabiatla uyumlu bir sistem kuran çift, 'önce toprağı besle' anlayışıyla hem sağlıklı üretim yapıyor hem de lokal ve sürdürülebilir bir modelin mümkün olduğunu gösteriyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/yasam/avusturyadan-kaz-daglarina-goc-topragi-kazmadan-uretim-mumkun-turkiyede-zeytin-topladik-ve-hayatim-degisti.html">Avusturya’dan Kaz Dağları’na göç! Toprağı kazmadan üretim mümkün: ‘Türkiye’de zeytin topladık ve hayatım değişti’</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><p><strong>Gonca Kocabaş / Milliyet.com.tr &#8211;</strong> 1985 yılında Edremit’te doğan <em><strong>Ferit Uzunoğlu</strong></em>, çocukluğunu aile işletmesinde geçirerek tarımla iç içe büyüdü. Üniversite eğitimini Avusturya’nın başşehri Viyana’da ziraat alanında tamamladı. Stajını ise Avrupa’nın önde gelen organik tarım araştırma merkezlerinden biri olan FiBL’de yaptı. Ferit’in eşi <em><strong>Gudrun Wagner</strong></em> ise Avusturya’nın Semmering bölgesinde, ailesinin işlettiği organik sertifikalı bir otelde büyüdü. Küçük yaşlardan itibaren besinin nereden geldiğini ve nasıl üretildiğini önemseyen Wagner, Viyana’da ziraat eğitimi aldıktan sonra organik tarım üzerine yüksek lisans yaptı.</p>
<p><strong>‘TÜRKİYE’YE GELİP ZEYTİN TOPLADIK, HAYATIM BUNDAN SONRA DEĞİŞTİ’</strong></p>
<p>Eğitim yıllarında Avrupa’nın farklı ülkelerindeki organik çiftliklerde çalışan Wagner, Fransa’da keçi peyniri üretiminden İtalya’da süt çiftliklerine, Almanya’da biyodinamik tarımdan Norveç’te atla yapılan tarıma kadar farklı tecrübeler kazandı. Türkiye’ye ise bir zeytin hasadını görmek için geldi. &#8220;<em><strong>Avusturyalı olarak yalnızca salata üzerinde zeytinyağını biliyordum&#8221;</strong></em> diyen Gudrun, &#8220;<em><strong>Ferit ve arkadaşlar ile Türkiye&#8217;ye geldik, zeytin topladık ve hayatım bundan sonra değişti&#8221;</strong></em> şeklinde konuştu.</p>
<p><em><strong>&#8220;Üniversitede ziraat mühendisi olan eşim ile tanıştım&#8221;</strong></em> diyen Ferit, <em>“15 yıl evvel elimizdeki imkanlar dahilinde peynir üretimine ve halihazırda zeytin eserleri ve açık tarla ekilişi yaptık. Sonra büyük bir sabır ve aralıksız çalışma ile kendimizi geliştirdik. Edremitli olduğum için arazi varlığımız akrabalarım, mahallî ağım daima burada. Bu bölgede olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum. Ardımızdaki büyük dağ silsilesi inanç veriyor. Coğrafyamız çok güzel”</em> bilgisini paylaştı.</p>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/03/avusturyadan-kaz-daglarina-goc-topragi-kazmadan-uretim-mumkun-turkiyede-zeytin-topladik-ve-hayatim-degisti-Qf9yf8CO.jpg"/></img></div>
</div>
<p><strong>&#8216;ORGANİK TARIM TOPARAĞI BESLERKEN, KONVANSİYONEL BİTKİYİ BESLİYOR&#8217;</strong></p>
<p>Adını İdamera koydukları çiftliklerinde uyguladıkları toprağı kazmadan tarım tekniğini anlatan Gudrun, <em>“Sebze bostanlarında uyguladığımız bir sistem. Zerzevat yataklarının olduğu yere kompostlaşmış gübreyi seriyoruz, damlama çizgilerini çekip fide dikimini yaptıktan sonra malç yapıyoruz. Malçtan ötürü toprak güneşten ısınmıyor hassas bitki kökleri korunuyor, rüzgar erozyonu önleniyor. Topraktaki nem korunuyor ve ışık ile çimlenecek yabani ot tohumları baskılanmış oluyor. Çapa ile toprak karıştırıldığında alt katmandaki yabani ot tohumları geliyor ve tekrar çimleniyor. Solucanların yaptıkları kanallar da hem su kalıyor hem de havalanmış oluyor bunları çapa ile bozduğumuzda, bütün bu yapı ziyan görüyor. Aslında biz en üste kompost koyuyoruz sonra solucanlar bizim için aşağıya çekerek karıştırıyor”</em> dedi ve ekledi:</p>
<section>
<div>
<p>“Organik tarımın temel ideolojisi toprağı beslemek üzerine, konvansiyonel tarım ise bitkiyi beslemek. Bu halde solucanlar toprakta kanallar açıp hoş gevşek bir toprak yapıyor, tıpkı vakitte organik malzemeleri humus haline getiriyorlar, bunun dışında binlerce organizma toprağı canlı tutup bitkiler için gereksinimleri olan element ve mineralleri hazırlıyorlar. Klâsik tarımda her şey kısa vadeli verimlilik endeksli, maalesef yıllar içerisinde toprak yoksullaşıyor. Bir de denetimsiz bir biçimde pestisit kullanımı varsa toprak canlılığı da maalesef önemli manada yok oluyor.”</p>
</div>
</section>
<p><strong></p>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/03/avusturyadan-kaz-daglarina-goc-topragi-kazmadan-uretim-mumkun-turkiyede-zeytin-topladik-ve-hayatim-degisti-8C7TAfDV.jpg"/></img></div>
</div>
<p></strong></p>
<p><strong>&#8216;BİZ HER ŞEYİ YERELDE ÇÖZMEK İSTİYORUZ&#8217;</strong></p>
<p>İnek sütünden 9 çeşit peynir, yoğurt ve süzme yoğurt ürettiklerini lisana getiren Gudrun,<strong><em> “Bahçede zerzevat ve aromatik bitki yetiştiriyoruz. Bilhassa 20 biber çeşitlerimizden hem tatlı hem acı turşu ve tatlı acı biber püresi üretiyoruz. Aromatik bitkileri kurutuyoruz, bitki çayı harmanları ve baharat harmanları hazırlıyoruz,  peynir içinde yahut etrafında da kullanıyoruz. Zeytinlikten deri siyah sofralık zeytin ve zeytinyağı da üretiyoruz”</em></strong> tabirlerine yer verdi.</p>
<section>
<div>
<p>&#8220;İneklere de hazır yem vermiyoruz, zira içinde GDO’lu soya ve mısır var ve onlar Arjantin ve Brezilya&#8217;dan geliyor&#8217; diyen Ferit, “Biz her şeyi yerelde çözmek istiyoruz, hem ineklerin tabiatına daha uygun hem de karbon ayak izi daha küçük olsun.Yonca, Çayır otu, yulaf, saman ve sağım yaparken arpa ezmesi ve kepek veriyoruz. Yeni damımızı yaparken organik tarımın standartlarını uyguladık, ineklere ne kadar yer lazım mesela. Hayvan refahına nazaran bir dam yapmak istedik, hem hayvan hem beşerler için rahat olsun. İnekler yemleme koridorunda yem yiyorlar, hem inekler için rahat, daha az yem kayıp var. Beşerler için de rahat oluyor böylelikle yem vermek. İneklere yapay tohumlama yaptırmıyoruz, inekler doğal bir halde çiftleşiyorlar, onun için muhakkak devirlerde boğayı katıyoruz, bu biçimde hamile kalıyorlar. İnek ırklarımız yerli melezi. Yerli kırma bir ırk tercih ediyoruz zira onlar coğrafya ve iklime alıştı. Yüksek verimli ırklarda göğüs ve tırnaklarda sıhhat sorunları daha çok olabiliyor&#8221; şeklinde konuştu.</p>
</div>
</section>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/03/avusturyadan-kaz-daglarina-goc-topragi-kazmadan-uretim-mumkun-turkiyede-zeytin-topladik-ve-hayatim-degisti-lqKm1YDD.jpg"/></img></div>
</div>
<p><strong>‘YILIN HER GÜNÜ ÇALIŞINCA, ELBETTE KAZANIYORUZ’</strong></p>
<p><em><strong>&#8220;İneklerin boynuzlarını da kesmiyoruz, onlar için kıymetli bir organ ve sıcak iklimlerde soğutma için kullanıyor&#8221;</strong></em> diyen Ferit, <em>“Buzağı, anneye bağlı bir sistem yapıyoruz. Doğumdan sonra buzağı ve annesi daima birlikte. Zira inek aslında buzağı için süt üretiyor. Sonra ve buzağı 5 aylık olana kadar, gündüz buzağı ve anne birlikte, akşam ayırıyoruz, sabah inekleri sağıyoruz, sonra tekrar anne ile birlikte kalıyor. <strong>Anne ve buzağı devamında bağı kurabilir, inek buzağıyı yalıyor ve anne çocuk bağı devam ediyor. Buzağıları daha sağlıklı büyüyorlar, sonuçta inek buzağı için süt üretiyor, hastalıklar daha az yaşanıyor. Buzağı ve annenin ayrılması gerilim demek.</strong> Buzağı ishalleri de daha az oluyor. Ve bizim için daha az iş demek zira buzağılara mama hazırlamaya gerek yok”</em> bilgisini paylaştı.</p>
<p>Kazancıyla ilgili, <em>&#8220;Bu bizim için hayat modeli, bizim temel motivasyon para değil, biz evvel hayatta ne yapmak istiyoruz, bizi ne şad ediyor diye baktık</em>&#8221; diyen Ferit, &#8220;<em>Hem tabiat hem insanları düşünerek bir iş yapıyoruz. Elbette para da lazım, bizim öteki bir yerden gelirimiz yok, sabah 7 akşam 11, yılın her günü çalışınca tabi kazanıyoruz fakat bu türlü bir ömür stilinde gereksinimler da farklı oluyor. Kazanım burada yalnızca nakdî değil, sıhhat huzur düzgün besin ve tatmin edici iş yapmanın memnunluğu. Bu ortada, insanlara fiyat farkını da anlatmak lazım. Konvansiyonel eser, ekolojik olmayan esere nazaran fazla ucuz zira dışsallaştırılmış maliyeti içinde hesaplanmadı. Mesela konvansiyonel tarım su toprak ve havayı kirletiyor. Şayet denetimsiz bir üretim varsa pestisitler direkt sıhhati etkiliyor</em>&#8221; sözüne yer verdi.</p>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/03/avusturyadan-kaz-daglarina-goc-topragi-kazmadan-uretim-mumkun-turkiyede-zeytin-topladik-ve-hayatim-degisti-UV4izpFP.jpg"/></img></div>
</div>
<p>Günümüzde giderek daha fazla insan doğal ve mahallî üretime yöneliyor. Bu ilgiyi pahalandıran Ferit, “Bizce hoş bir hareket ancak hem ekolojik hem de mahallî ve mevsimsel eser tercih olması lazım. En değerlisi tüketicinin üretici yanına gitmesi lazım, çiftlikte ve oradan üretim metodunu görmesi lazım. Yoksa doğal kavramını herkes kullanabilir lakin aslında eserlerin gerisinde yalnızca hoş bir etiket ile tüketiciye şuur ve bilgi sağlamak için kâfi değil” dedi ve kelamlarını şöyle sonlandırdı:</p>
<section>
<div>
<p>“Gidin bir çiftlikte bir sene çalışın, birkaç tane çiftlikte de olabilir lakin bütün mevsimleri görün. Hangi alanda çalışmak istediklerini bilmeleri lazım. Onun için değişik çiftliklerde çalışmak yararlı. Katma bedelli eser üretmek lazım, çıkar için kıymetli bir faktör. Bütün çiftlik konseptini direkt satışa nazaran yapmak lazım, tüketici ile bir bağ kuruyorsun ve bağımsız olursun ve bütün emek sana kalıyor. Riski dağıtmak kıymetli, bunun için farklı eserler üretmek gerekiyor.”</p>
</div>
</section>
<p></p>
<p>Kaynak : Milliyet</p><p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/yasam/avusturyadan-kaz-daglarina-goc-topragi-kazmadan-uretim-mumkun-turkiyede-zeytin-topladik-ve-hayatim-degisti.html">Avusturya’dan Kaz Dağları’na göç! Toprağı kazmadan üretim mümkün: ‘Türkiye’de zeytin topladık ve hayatım değişti’</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.lutfiye.net/yasam/avusturyadan-kaz-daglarina-goc-topragi-kazmadan-uretim-mumkun-turkiyede-zeytin-topladik-ve-hayatim-degisti.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Badem Şekerinin Ramazan Coşkusu: Üretim Hızla Artıyor, Fiyatlar Yükseliyor</title>
		<link>https://www.lutfiye.net/yasam/badem-sekerinin-ramazan-coskusu-uretim-hizla-artiyor-fiyatlar-yukseliyor.html</link>
					<comments>https://www.lutfiye.net/yasam/badem-sekerinin-ramazan-coskusu-uretim-hizla-artiyor-fiyatlar-yukseliyor.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lütfiye]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Feb 2026 01:00:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[badem]]></category>
		<category><![CDATA[coşkusu]]></category>
		<category><![CDATA[fiyatlar]]></category>
		<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[Hızla]]></category>
		<category><![CDATA[Parlak]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[Şekerinin]]></category>
		<category><![CDATA[Sıcak]]></category>
		<category><![CDATA[şık]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yükseliyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lutfiye.net/?p=73887</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan coşkusunu taşıyan badem şekeri üretimi hızla artıyor; fiyatlar yükseliyor. Geleneksel lezzet, güncel talep ve tatlı satış trendleri.</p>
<p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/yasam/badem-sekerinin-ramazan-coskusu-uretim-hizla-artiyor-fiyatlar-yukseliyor.html">Badem Şekerinin Ramazan Coşkusu: Üretim Hızla Artıyor, Fiyatlar Yükseliyor</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Elazığ’da geleneksel bir tat olan badem şekeri, yılın 11 ayında küçümsenebilecek bir üretimle sürüyor; ancak ramazan ayında talep zirveye çıkıyor. Kentin “beyaz altın” olarak anılan bu lezzeti, sıcak ramazan günlerinde daha da popülerleşiyor ve günlük üretim ile tüketimde belirgin bir artış yaşanıyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/02/badem-sekerinin-ramazan-coskusu-uretim-hizla-artiyor-fiyatlar-yukseliyor-0-Y2XWTDJx.jpg" alt="Badem Şekerinin Ramazan Coşkusu: Üretim Hızla Artıyor, Fiyatlar Yükseliyor"></p>
<p><u>Hızla hazırlanan bu tatlısı</u>, yerli bademlerle yapılıyor. Bademler önce yaklaşık bir saat kavrulur; ardından özel kazanlarda iki saat kadar şekerlenme sürecine girer. Sonuçta görünüm olarak parlak ve yoğun bir şekerleşme elde ediliyor ve iftardan sonra çayın yanında tercih ediliyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/02/badem-sekerinin-ramazan-coskusu-uretim-hizla-artiyor-fiyatlar-yukseliyor-1-eRnbR29e.jpg" alt="Badem Şekerinin Ramazan Coşkusu: Üretim Hızla Artıyor, Fiyatlar Yükseliyor"></p>
<p><strong>SATIN ALIMLARDAKİ ARTIŞ</strong> Usta Coşkun Ceylan, ramazan aylarında satışların normal döneme göre yaklaşık 5 katına çıktığını belirtiyor: “Normalde günde 150-200 kilogram arasında satış yaparken ramazanda bu rakam 750 kilograma ulaşıyor. Bunun temel nedeni, insanların artan talebine yönelik üretim planlarının buna göre yapılması.” Ceylan, ayrıca badem fiyatlarındaki dalgalanmanın etkisini de iletiyor: “Geçen sene badem ağaçlarındaki don olayları nedeniyle maliyetler yükseldi; bu yıl ise badem şekeri kilogramı 500 liradan satılıyor, önceki yıla göre artış kaydedildi.”</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/02/badem-sekerinin-ramazan-coskusu-uretim-hizla-artiyor-fiyatlar-yukseliyor-2-ZAZWGe9Y.jpg" alt="Badem Şekerinin Ramazan Coşkusu: Üretim Hızla Artıyor, Fiyatlar Yükseliyor"></p><p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/yasam/badem-sekerinin-ramazan-coskusu-uretim-hizla-artiyor-fiyatlar-yukseliyor.html">Badem Şekerinin Ramazan Coşkusu: Üretim Hızla Artıyor, Fiyatlar Yükseliyor</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.lutfiye.net/yasam/badem-sekerinin-ramazan-coskusu-uretim-hizla-artiyor-fiyatlar-yukseliyor.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kanlıca Mantarı Sezonu: Yağış Sonrası Bereketli Üretim ve Pazar Rüzgârı</title>
		<link>https://www.lutfiye.net/yasam/kanlica-mantari-sezonu-yagis-sonrasi-bereketli-uretim-ve-pazar-ruzgari.html</link>
					<comments>https://www.lutfiye.net/yasam/kanlica-mantari-sezonu-yagis-sonrasi-bereketli-uretim-ve-pazar-ruzgari.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lütfiye]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Oct 2025 23:00:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Baş]]></category>
		<category><![CDATA[bereketli]]></category>
		<category><![CDATA[Bolu mantar]]></category>
		<category><![CDATA[Çukurören mantar]]></category>
		<category><![CDATA[giden]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı]]></category>
		<category><![CDATA[Kanlıca]]></category>
		<category><![CDATA[kanlıca mantarı]]></category>
		<category><![CDATA[kendini]]></category>
		<category><![CDATA[köyden toplanan mantar]]></category>
		<category><![CDATA[mantar sezonu]]></category>
		<category><![CDATA[mantarı]]></category>
		<category><![CDATA[pazar]]></category>
		<category><![CDATA[pazar fiyatları]]></category>
		<category><![CDATA[rüzgarı]]></category>
		<category><![CDATA[sezonu]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<category><![CDATA[yağış]]></category>
		<category><![CDATA[yağış sonrası mantar]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lutfiye.net/?p=69264</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yağış sonrası Kanlıca Mantarı sezonunu keşfedin: bereketli üretim, taze lezzetler ve pazarlardaki hareketli ritim bu başlık altında.</p>
<p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/yasam/kanlica-mantari-sezonu-yagis-sonrasi-bereketli-uretim-ve-pazar-ruzgari.html">Kanlıca Mantarı Sezonu: Yağış Sonrası Bereketli Üretim ve Pazar Rüzgârı</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yağışların yakın zamanda artmasıyla Bolu ormanlarında doğanın canlandığı gözlemlendi. Özellikle kanlıca mantarı, bu dönemde kendiliğinden kendini göstererek doğaseverler ve mantar toplayıcıları için bolca fırsat sundu. Sabahın erken saatlerinde ormanlara giden vatandaşlar, topladıkları mantarları hızlıca şehir merkezindeki pazarlara taşıdı.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/10/kanlica-mantari-sezonu-yagis-sonrasi-bereketli-uretim-ve-pazar-ruzg-ri-0-4wq1bLQD.jpg" alt="Kanlıca Mantarı Sezonu: Yağış Sonrası Bereketli Üretim ve Pazar Rüzgârı" /></p>
<p>Kilosu 400 liradan alıcı bulan kanlıca, hem satıcıların yüzünü güldürdü hem de tüketicilerin ilgi odağında yer aldı. Bu sezon ayrıca söbelenler 250 liradan, ağaç mantarı 200 liradan, karemel kadunu 250 liradan, kokulu mantar 150 liradan, mıntırık 300 liradan ve kayışkıran ise 150 liradan satıldı.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/10/kanlica-mantari-sezonu-yagis-sonrasi-bereketli-uretim-ve-pazar-ruzg-ri-1-xsnEpOJu.jpg" alt="Kanlıca Mantarı Sezonu: Yağış Sonrası Bereketli Üretim ve Pazar Rüzgârı" /></p>
<p><u><strong>Çukurören köyünden Hamide Çetinkaya</strong></u> ise vatandaşların kanlıcaya gösterdiği yoğun rağbeti dile getirdi. Çetinkaya, köyün kenarlarına gidip ormandan topladıklarını belirterek, hava koşulları ve yağışla mantar çıkışının artabileceğini söyledi. <em><strong>“Kanlıcaya vatandaş çok rağbet gösteriyor.”</strong></em> </p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/10/kanlica-mantari-sezonu-yagis-sonrasi-bereketli-uretim-ve-pazar-ruzg-ri-2-VK9jBzcL.jpg" alt="Kanlıca Mantarı Sezonu: Yağış Sonrası Bereketli Üretim ve Pazar Rüzgârı" /></p>
<p><em><strong>En sevdiğim mantar ise kara malgudun olarak adlandırılan türdür; etle başa baş gider, ancak bütçe ve bulunduğu yer nedeniyle burada satışı yapılmıyor.</strong></em></p>
<p>Kaynak: Yasemin</p><p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/yasam/kanlica-mantari-sezonu-yagis-sonrasi-bereketli-uretim-ve-pazar-ruzgari.html">Kanlıca Mantarı Sezonu: Yağış Sonrası Bereketli Üretim ve Pazar Rüzgârı</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.lutfiye.net/yasam/kanlica-mantari-sezonu-yagis-sonrasi-bereketli-uretim-ve-pazar-ruzgari.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Oliver Peoples ve Wes Anderson’dan Sınırlı Üretim Güneş Gözlüğü Koleksiyonu</title>
		<link>https://www.lutfiye.net/moda/oliver-peoples-ve-wes-andersondan-sinirli-uretim-gunes-gozlugu-koleksiyonu.html</link>
					<comments>https://www.lutfiye.net/moda/oliver-peoples-ve-wes-andersondan-sinirli-uretim-gunes-gozlugu-koleksiyonu.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lütfiye]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Jun 2025 21:00:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Moda]]></category>
		<category><![CDATA[adım]]></category>
		<category><![CDATA[anderson’dan]]></category>
		<category><![CDATA[Benicio del Toro]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[gözlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Güneş]]></category>
		<category><![CDATA[güneş gözlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Hollywood]]></category>
		<category><![CDATA[İş Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Koleksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Koleksiyonu]]></category>
		<category><![CDATA[moda]]></category>
		<category><![CDATA[oliver]]></category>
		<category><![CDATA[Oliver Peoples]]></category>
		<category><![CDATA[özel tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[peoples]]></category>
		<category><![CDATA[Sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[sınırlı]]></category>
		<category><![CDATA[sınırlı üretim]]></category>
		<category><![CDATA[The Phoenician Scheme]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<category><![CDATA[wes]]></category>
		<category><![CDATA[Wes Anderson]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Zarif]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lutfiye.net/?p=53524</guid>

					<description><![CDATA[<p>Oliver Peoples ve Wes Anderson’dan sınırlı üretim güneş gözlüğü koleksiyonunu keşfedin. Tarz ve şıklığın özgün buluşması, sınırlı sayıda erişilebilir.</p>
<p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/moda/oliver-peoples-ve-wes-andersondan-sinirli-uretim-gunes-gozlugu-koleksiyonu.html">Oliver Peoples ve Wes Anderson’dan Sınırlı Üretim Güneş Gözlüğü Koleksiyonu</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Özel İş Birliği: Oliver Peoples ve Wes Anderson’dan Sinema ve Moda Buluşması</h2>
<p>Lüks güneş gözlüğü dünyasının önde gelen isimlerinden Oliver Peoples, ünlü yönetmen Wes Anderson ile yaptığı özel iş birliği sayesinde moda ve sinema tutkunlarının ilgisini çekiyor. Bu eşsiz ortaklık, Anderson’un merakla beklenen yeni filmi <strong>The Phoenician Scheme</strong> ile aynı zamanda gerçekleşiyor ve sadece 10 adetle sınırlı özel güneş gözlüğü koleksiyonunu beraberinde getiriyor.</p>
<p>1987 yılında Los Angeles’ta kurulan Oliver Peoples, her zaman zarif ve sofistike tasarımlarıyla tanınıyor. Bu özel koleksiyonun tüm parçaları, İtalya’nın en prestijli üretim atölyelerinde titizlikle hazırlandı. Gözlükler, filmin başrol oyuncularından Benicio del Toro’nun canlandırdığı <em>Zsa-Zsa Korda</em> karakterinin ruhunu yansıtan detaylar ve özgün damgalarla süsleniyor. Ayrıca, her biri özel olarak tasarlanmış isim etiketi ve koleksiyon kutusuyla birlikte sunuluyor, böylece bu nadide parçalar koleksiyoncuların ilgisini çekiyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/06/oliver-peoples-ve-wes-andersondan-sinirli-uretim-gunes-gozlugu-koleksiyonu-0-n2Xutqc4.jpg" alt="Özel İş Birliği: Oliver Peoples ve Wes Anderson’dan Sinema ve Moda Buluşması" /></p>
<h2>Satış ve Sınırlı Üretim Detayları</h2>
<p>Bu özel koleksiyon, sadece belirli Oliver Peoples mağazalarında ve film vizyona girdiği tarihte, yani 6 Haziran’da satışa sunulacak. Sınırlı sayıda üretildiği için, bu gözlükler gerçek anlamda koleksiyon değeri taşıyor ve moda dünyasında yeni bir trendin habercisi oluyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/06/oliver-peoples-ve-wes-andersondan-sinirli-uretim-gunes-gozlugu-koleksiyonu-1-8MiCKFLK.jpg" alt="Satış ve Sınırlı Üretim Detayları" /></p>
<h2>Moda ve Sinema İş Birliğinin Önemi</h2>
<p>Bu özel ortaklık, moda markalarının film endüstrisindeki yeni fırsatları keşfetmesine öncülük ediyor. Anderson ve Oliver Peoples’in bu eğlenceli ve özgün iş birliği, sinema ve moda dünyalarının sınırlarını aşarak, izleyici ve tüketicilere filmde gördükleri ürünleri satın alma hayalini gerçeğe dönüştürme imkanı sunuyor. Ayrıca, bu tür projeler, markaların sanat ve kültürle olan bağlarını güçlendirerek, geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlıyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/06/oliver-peoples-ve-wes-andersondan-sinirli-uretim-gunes-gozlugu-koleksiyonu-2-TbJcYOrQ.jpg" alt="Moda ve Sinema İş Birliğinin Önemi" /></p>
<h2>Hollywood’da Yeni Bir Dönem</h2>
<p>Oliver Peoples ve Wes Anderson’un bu özel iş birliği, Hollywood’un yaratıcı ve yenilikçi projelere açık olduğunu gösteriyor. Moda endüstrisinin film ve sanatla olan entegrasyonunu pekiştiren bu adım, markalara yeni hayranlar kazandırırken, izleyicilerin de beğenisini kazanıyor. Bu koleksiyon, sadece bir aksesuar değil, aynı zamanda bir sanat ve kültür simgesi olarak da değerlendirilebilir.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/06/oliver-peoples-ve-wes-andersondan-sinirli-uretim-gunes-gozlugu-koleksiyonu-3-tAd5qQtt.jpg" alt="Hollywood’da Yeni Bir Dönem" /></p>
<p>Kaynak: Elle</p><p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/moda/oliver-peoples-ve-wes-andersondan-sinirli-uretim-gunes-gozlugu-koleksiyonu.html">Oliver Peoples ve Wes Anderson’dan Sınırlı Üretim Güneş Gözlüğü Koleksiyonu</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.lutfiye.net/moda/oliver-peoples-ve-wes-andersondan-sinirli-uretim-gunes-gozlugu-koleksiyonu.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bulgari, “Made in Italy” Değerlerini Geleceğe Taşıyor: Yeni Üretim Tesisleri ve Eğitim Merkezleri Açılışı</title>
		<link>https://www.lutfiye.net/moda/bulgari-made-in-italy-degerlerini-gelecege-tasiyor-yeni-uretim-tesisleri-ve-egitim-merkezleri-acilisi.html</link>
					<comments>https://www.lutfiye.net/moda/bulgari-made-in-italy-degerlerini-gelecege-tasiyor-yeni-uretim-tesisleri-ve-egitim-merkezleri-acilisi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lütfiye]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 May 2025 02:00:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Moda]]></category>
		<category><![CDATA[açılışı]]></category>
		<category><![CDATA[aksesuar fabrikası]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[Bulgari]]></category>
		<category><![CDATA[değerlerini]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Enerji]]></category>
		<category><![CDATA[geleceğe]]></category>
		<category><![CDATA[inovasyon]]></category>
		<category><![CDATA[İtalya yatırımları]]></category>
		<category><![CDATA[italy”]]></category>
		<category><![CDATA[Kan]]></category>
		<category><![CDATA[lüks markalar]]></category>
		<category><![CDATA[Made in Italy]]></category>
		<category><![CDATA[merkezleri]]></category>
		<category><![CDATA[moda]]></category>
		<category><![CDATA[mücevher üretimi]]></category>
		<category><![CDATA[nemli]]></category>
		<category><![CDATA[Profesyonel]]></category>
		<category><![CDATA[saat üretimi]]></category>
		<category><![CDATA[sanat enstalasyonları]]></category>
		<category><![CDATA[Scuola Bulgari]]></category>
		<category><![CDATA[Serpenti]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[taşıyor:]]></category>
		<category><![CDATA[tesisleri]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<category><![CDATA[Valenza]]></category>
		<category><![CDATA[Vista Aeterna]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[zanaatkarlık]]></category>
		<category><![CDATA[“made]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lutfiye.net/?p=48752</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bulgari, yeni üretim tesisleri ve eğitim merkezleriyle ‘Made in Italy’ değerlerini geleceğe taşıyor. Lüks ve kaliteyi bir araya getiriyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/moda/bulgari-made-in-italy-degerlerini-gelecege-tasiyor-yeni-uretim-tesisleri-ve-egitim-merkezleri-acilisi.html">Bulgari, “Made in Italy” Değerlerini Geleceğe Taşıyor: Yeni Üretim Tesisleri ve Eğitim Merkezleri Açılışı</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Bulgari’den İtalyan Zanaatkârlık ve Yenilikçilik Vurgusu</h2>
<p>Bulgari, köklü “Made in Italy” değerlerini kutlamaya ve bu değerlerin geleceğe taşınmasına kararlı bir şekilde devam ediyor. Marka, Valenza’daki Manifattura üretim tesisini genişletmek ve modernize etmek amacıyla 16 Nisan 2025 tarihinde büyük bir açılış gerçekleştirdi. Bu yeni yatırım sayesinde, toplam alan 33.000 metrekareye ulaşarak, dünyanın en büyük ve en gelişmiş mücevher üretim merkezlerinden biri haline geldi. Genişletme çalışmaları, 2029 yılına kadar üretim kapasitesini iki katına çıkarmayı ve bölgeye 500’den fazla yeni istihdam sağlamayı hedefliyor.
</p>
<p>Açılış etkinliği kapsamında, Bulgari’nin halka açık ilk mücevher eğitim merkezi olan <strong>Scuola Bulgari</strong> de tanıtıldı. Bu eğitim merkezi, geleneksel zanaatkârlık becerilerinin gelecek nesillere aktarılması ve modern üretim teknikleriyle harmanlanması amacıyla kuruldu. Valenza bölgesinde yer alan tesis, değerli taş yerleştirme ve altın işçiliği gibi uzmanlık alanlarında profesyonel eğitimler sunuyor. TADS iş birliğiyle yürütülen eğitim programları, Bulgari Jewelry Academy ile paralel biçimde faaliyet gösteriyor ve genç zanaatkârların gelişimine katkı sağlıyor.
</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/05/bulgari-made-in-italy-degerlerini-gelecege-tasiyor-yeni-uretim-tesisleri-ve-egitim-merkezleri-acilisi-2BQIr2Sh.jpg" alt="Bulgari’den İtalyan Zanaatkârlık ve Yenilikçilik Vurgusu" /></p>
<h2>Ödüllü Katkılar ve Sanat Enstalasyonlarıyla Desteklenen Açılış</h2>
<p>Etkinlikte, Bulgari CEO’su <strong>Jean-Christophe Babin</strong> ile LVMH İtalya Başkanı <strong>Toni Belloni</strong>, Piyemonte Bölgesi Başkan Yardımcısı ve Bölge Bakanı <strong>Elena Chiorino</strong> ile Girişimler ve Made in Italy Bakanlığı Müsteşarı <strong>Fausta Bergamotto</strong> katıldılar. Ayrıca, tesiste kalıcı olarak sergilenecek iki önemli sanat enstalasyonu da tanıtıldı. Zaha Hadid’in 2011 yılında tasarladığı ve Bulgari’nin 140. yıl dönümüne özel olarak hazırlanan <em>“Vista Aeterna”</em> enstalasyonu ile birlikte, 2024 yılında tamamlanan <em>“Serpenti”</em> eseri de sergileniyor. Tesisin iç ve dış alanlarını birbirine bağlayan tünelde ise stencil sanatçısı <strong>Lucamaleonte</strong> tarafından hazırlanan büyük bir duvar resmi bulunuyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/05/bulgari-made-in-italy-degerlerini-gelecege-tasiyor-yeni-uretim-tesisleri-ve-egitim-merkezleri-acilisi-EVeu4vbz.jpg" alt="Ödüllü Katkılar ve Sanat Enstalasyonlarıyla Desteklenen Açılış" /></p>
<p><em>Bulgari CEO’su Jean-Christophe Babin, “Bu yeni tesisler ve sanat enstalasyonları, markamızın köklü mirasını ve inovatif vizyonunu yansıtıyor. İtalyan zanaatkârlığını ve sürdürülebilirliği ön planda tutarak, geleceğin ustalarını yetiştirmeye devam edeceğiz.”</em></p>
<h2>Üretim Altyapısında Çığır Açan Gelişmeler</h2>
<p>Bulgari’nin Valenza’daki yatırımı, sadece mücevher üretimini değil, aynı zamanda saat ve aksesuar üretim tesislerini de güçlendirmeyi amaçlıyor. İsviçre’nin Saignelégier kasabasında bulunan saat üretim alanı, 3.400 m²’den 4.400 m²’ye çıkarılarak, saat kasası ve kadran üretiminin entegre edilmesine imkan sağlandı. Bu sayede, saat üretiminde yeni bir çağ başlatılıyor ve tüm süreçler aynı çatı altında gerçekleştiriliyor.</p>
<p>Floransa’da yer alan Bulgari Accessori fabrikası ise, markanın aksesuar ürünleri için temel üretim noktası konumunda. Tarihi bir tekstil fabrikasında restore edilen bu tesis, %100 yenilenebilir enerji kullanımıyla çalışıyor ve ISO 14001 çevre yönetim sistemi sertifikasına sahip. Bu üretim merkezi, geleneksel deri işçiliği tekniklerini sürdürülebilirlik ve inovasyonla birleştirerek, bölgesel üretim geleneklerini yeni nesillere aktarmayı sürdürüyor.</p>
<p>Bu kapsamlı yatırımlar ve yenilikler, Bulgari’nin hem tarihi değerlerini hem de çağdaş üretim teknolojilerini bir araya getirerek, markanın global başarılarını sürdürülebilir ve yenilikçi bir vizyonla devam ettirmesine olanak tanıyor.</p><p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/moda/bulgari-made-in-italy-degerlerini-gelecege-tasiyor-yeni-uretim-tesisleri-ve-egitim-merkezleri-acilisi.html">Bulgari, “Made in Italy” Değerlerini Geleceğe Taşıyor: Yeni Üretim Tesisleri ve Eğitim Merkezleri Açılışı</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.lutfiye.net/moda/bulgari-made-in-italy-degerlerini-gelecege-tasiyor-yeni-uretim-tesisleri-ve-egitim-merkezleri-acilisi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rado Captain Cook Over-Pole Modeli: Sınırlı Üretim ve Yenilikler</title>
		<link>https://www.lutfiye.net/moda/rado-captain-cook-over-pole-modeli-sinirli-uretim-ve-yenilikler.html</link>
					<comments>https://www.lutfiye.net/moda/rado-captain-cook-over-pole-modeli-sinirli-uretim-ve-yenilikler.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lütfiye]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 08:00:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Moda]]></category>
		<category><![CDATA[80 saat güç rezervi]]></category>
		<category><![CDATA[Adet]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[captain]]></category>
		<category><![CDATA[Captain Cook]]></category>
		<category><![CDATA[cook]]></category>
		<category><![CDATA[deri kayış]]></category>
		<category><![CDATA[manuel kurmalı]]></category>
		<category><![CDATA[mekanizma]]></category>
		<category><![CDATA[moda]]></category>
		<category><![CDATA[modeli]]></category>
		<category><![CDATA[nemli]]></category>
		<category><![CDATA[Over-Pole]]></category>
		<category><![CDATA[özel tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[Parlak]]></category>
		<category><![CDATA[Rado]]></category>
		<category><![CDATA[Saat]]></category>
		<category><![CDATA[sarı altın PVD kaplama]]></category>
		<category><![CDATA[seramik bezel]]></category>
		<category><![CDATA[sınırlı]]></category>
		<category><![CDATA[sınırlı üretim]]></category>
		<category><![CDATA[tarz]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<category><![CDATA[vintage]]></category>
		<category><![CDATA[yenilikler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lutfiye.net/?p=44985</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rado Captain Cook Over-Pole modeli, sınırlı üretim ve yenilikçi tasarımıyla saat tutkunlarını büyülüyor. Detaylar için hemen keşfedin!</p>
<p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/moda/rado-captain-cook-over-pole-modeli-sinirli-uretim-ve-yenilikler.html">Rado Captain Cook Over-Pole Modeli: Sınırlı Üretim ve Yenilikler</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Rado&#8217;nun Yeni Captain Cook Over-Pole Modeli</h3>
<p>1962 yılında piyasaya sürülen ikonik Captain Cook Over-Pole modeli, 2022&#8217;deki başarılı yeniden tasarımının ardından, 2025 yılında bu sevilen seriye yeni bir sınırlı üretim versiyonu ekliyor. Sadece <strong>1962 adet</strong> ile sınırlı üretilen bu yeni model, 39 mm&#8217;lik daha cesur bir kasa tasarımına sahip.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/04/rado-captain-cook-over-pole-modeli-sinirli-uretim-ve-yenilikler-0-xKsRXPWA.jpg" alt="Rado'nun Yeni Captain Cook Over-Pole Modeli" /></p>
<p>Bu saat, kalbinde <strong>80 saatlik güç rezervi</strong> sunan manuel kurmalı R862 Worldtimer mekanizması ile donatılmıştır. Bu mekanizma, Côtes-de-Genève yüzey kaplaması ve mavi vidalarıyla şıklığı artırırken, altın rengi detaylar ve sıra numarasının işlendiği safir kristal arka kapak ile zarafeti tamamlıyor.</p>
<p>Yeni Over-Pole, <strong>siyah ileri teknoloji seramikten</strong> üretilen çift yönlü dönebilir bezeli, şık sarı altın PVD kaplamalı kasa ve uyumlu kurma kolu ile dikkat çekiyor. Çerçevesindeki önemli şehir isimleri lazerle işlenmiş ve lake ile kaplanmış, bu da farklı zaman dilimlerini kolayca takip etmeyi sağlıyor. Gümüş güneş ışını motifli kadran, yansıma önleyici kaplamalı safir camla korunuyor. Vintage beyaz Super-LumiNova dolgulu ibreler ve indeksler, karanlık ortamlarda mükemmel okunabilirlik sağlarken, hareketli çapa sembolü yakut zemin üzerinde dikkat çekici bir unsur oluşturuyor.</p>
<p>Çok yönlülüğü artırmak amacıyla, yeni Captain Cook Over-Pole hem şık sarı altın PVD kaplamalı paslanmaz çelik &#8220;pirinç tanesi&#8221; bilezik ve üç katlı toka, hem de sportif kahverengi vintage tarzı deri kayış ve parlak sarı altın renkli pimli toka ile birlikte sunuluyor. Saat ve yedek bilezik, özel bir deri çantada ve resmi sınırlı üretim sertifikasıyla birlikte geliyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/04/rado-captain-cook-over-pole-modeli-sinirli-uretim-ve-yenilikler-1-N51ctkhW.jpg" alt="Rado'nun Yeni Captain Cook Over-Pole Modeli" /></p>
<p><u>Kaynak:</u> Elle</p><p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/moda/rado-captain-cook-over-pole-modeli-sinirli-uretim-ve-yenilikler.html">Rado Captain Cook Over-Pole Modeli: Sınırlı Üretim ve Yenilikler</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.lutfiye.net/moda/rado-captain-cook-over-pole-modeli-sinirli-uretim-ve-yenilikler.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
