Gelecek Nesli Korumak: Lider Eşleriyle Çocuklar, Teknoloji ve Güvenlik Üzerine Yuvarlak Masa

Emine Erdoğan’ın önderliğinde gerçekleştirilen yuvarlak masa toplantısında, NATO zirvesi kapsamında Ankara’da bir araya gelen devlet ve hükümet başkanlarının eşleri, çocukların güvenliği ile teknolojinin etkilerini ele aldı. Misafir eşler, Köşk’e gelişlerinde karşılanıp bu özel oturum için bir araya getirildi ve ‘‘Çocuklar, Teknoloji ve Güvenlik: Gelecek Nesli Korumak’’ teması etrafında görüşlerini paylaştılar.

Fransa Cumhurbaşkanı’nın eşi Brigitte Macron, ekrana bağlı öğrenmenin yarattığı farklı etkilerden bahsetti. Okullarda ekran kullanımının sınırlandırılmasının önemli olduğunu vurgulayarak, ekran ve kitap okuma arasındaki farkların beyindeki işleyişe olan etkilerini dersine örneklerle anlattı. Ayrıca yapay zekânın hızlı gelişimi karşısında meslek seçimi konusundaki dikkat çekici noktaları aktardı ve gençlerin bu konuda temkinli olmaları gerektiğini belirtti.
Litvanya Cumhurbaşkanı’nın eşi Diana Nausediene, çocukların güvenli dijital alanlarda büyümesi gerektiğini ifade etti. Siber zorbalık, dezenformasyon ve hibrit manipülasyonlara karşı ortak bir mücadele gerektiğini vurgulayarak, politika yapıcıların toplumla birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi. Hibrit manipülasyonlara karşı gençlerin korunmasında uluslararası işbirliğinin önemine değindi.

Finlandiya’nin eşinin dijital dünyanın faydalarını hatırlatmasıyla gençlerin sosyal medya aracılığıyla bağlantıda kalma ve bilgiye erişim imkanlarını kullandığı belirtildi. Ancak dezenformasyon ve bağımlılık risklerine karşı, yaşa uygun tasarımlar ve bağımlılığı önleyici özelliklerin geliştirilmesi gerektiği ortak bir bakış açısı oluşturdu. Çocukların güvenliğini ana hedef olarak görmek bu bakışta belirginleşti.
Romania ve Polonya gibi ülkelerin eşleri, dijital ortamların çocuklar için riskler içerdiğini ifade ederken, ekran bağımlılığının önüne geçmek için ekran dışı etkinliklerin ve bilinçli medya kullanımı eğitiminin önemini dile getirdi. Çocukların fiziksel dünyadan kopmaması, ama dijital dünyayı da güvenli ve öğretici şekilde deneyimleyebilmeleri gerektiği üzerinde duruldu.

Ukrayna ve Güney Kore’den gelen mesajlar, çocukların online tehditlere karşı korunması için ebeveyn-çocuk-okul üçgeninin sürekli çalışmasının gerekli olduğuna dikkat çekti. Özellikle siber zorbalık, özel paylaşımların riski ve radikalleşme gibi tehlikelere karşı toplumsal sorumluluğun paylaşılması gerektiği vurgulandı.
Slovenya, Danimarka ve Yunanistan eşleri, teknolojinin eğitime ve iletişime sunduğu olanakları kabul ederek, ancak bu olanakların çocukların ruh sağlığına zarar verebilecek yönlerini de konuştu. Dijital bağımlılığın bir “salgın” olarak nitelendirilmesiyle, çocuklara yapısal araçlar ve düzenlemeler sunulması gerektiği ifade edildi. Aynı zamanda kapsayıcı ve güvenli bir dijital deneyimin, çocukların güven içinde büyümelerini sağlayacağına dair görüşler paylaşıldı.

Estonya ve Kanada temsilcileri ise dijital dünyanın fırsatları kadar risklerini de hatırlatarak, güvenliğin en güçlü unsurunun bir uygulama değil, bir güven duygusu olduğunu belirtti. Çocuklar kendilerini rahatsız eden durumları ebeveynlerine rahatça anlatabildiklerinde korunmanın mümkün olduğuna vurgu yapıldı.
Toplantıya eşlik eden farklı ülkelerin eşleri, dijital okul yazarlığının geliştirilmesi ve çocukları dijital dünyaya karşı bilinçlendirme amacı taşıyan programların hayata geçirilmesinin öneminden söz etti. Bu yaklaşımın, teknolojiyi reddetmek yerine güvenli ve sorumlu kullanımı öğretmeye odaklandığını ifade ettiler.
Sonuç olarak, çatısı altında bulunduğumuz milletler arası dayanışmanın, genç nesillerin dijital dünyada güvenli ve sağlıklı bir şekilde büyüyebilmesi için hayati olduğu bir kez daha ortaya kondu. Çocuklar için en temel hedef olan güvenli bir dijital gelecek, aileler, okullar ve devletler arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesiyle elde edilecek.











