Ankilozan Spondilit: Gençlerde Bel ağrısının Ardındaki Gizli Tehdit ve Erken Tedavi Önemi

Bel ağrısı, çoğu kişi için yaşla ilişkilendirilse de aslında gençleri de etkileyebilen bir rahatsızlıktır. Ankilozan Spondilit (AS) adı verilen ve omurga ile büyük eklemleri hedef alan bu kronik iltihap, sıklıkla sessizce ilerleyebilir ve tedavi edilmezse hareket kısıtlılığına yol açabilir.

Medipol Üniversitesi Çamlıca Hastanesi Romatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Zeynep Ertürk, AS’nin özellikle genç erkeklerde daha yaygın görüldüğünü ve erken tanı ile yaşam kalitesinin önemli ölçüde artırılabileceğini belirtiyor. Hastalığın genetik yatkınlığı olan kişilerde çevresel tetikleyicilerle birlikte bağışıklık sisteminin kendi dokularına saldırmasıyla ortaya çıktığını söyleyen Dr. Ertürk, enfeksiyonlar, mevsim geçişleri, sigara, stres, beslenme, obezite ve D vitamini eksikliğinin önemli tetikleyiciler arasında olduğunu aktarıyor.
AS’in ana belirtisi 3 aydan uzun süren bel ağrısıdır. Zamanla kamburluğa yol açabilen bu durum, dinlenince artıp hareketle azalarak kendini gösterebilir. Sabahları 30 dakikayı aşan tutukluk de hastalarda sık görülen bir bulgudur. Ayrıca gözde üveit atakları, ağızda aftlar, deri bulguları, bağırsakla ilgili sorunlar, eklem ağrıları ve topuklarda ağrı gibi belirtiler de eklenebilir.

Uyumlu tedavi yaklaşımı hastalığın ilerlemesini durdurmayı ve yaşam kalitesini yükseltmeyi amaçlar. İltihabı baskılayan ilaçlar ve biyolojik tedaviler bu süreçte temel rol oynar. Uzmanlar, düzenli egzersizin hareket özgürlüğünü korumada kritik olduğunu, sigaranın mutlaka bırakılması gerektiğini ve vitamin takviyelerinin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgular. Ayrıca düzenli doktor kontrolleri, AS’in erken tanı ve yönetimi için ayrılmaz bir parçadır.
Kaynak: Yasemin












