<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Uyku nedir? Uyku ne demek? Uyku haberleri ve Uyku konusunda en ilginç yazılar.</title>
	<atom:link href="https://www.lutfiye.net/etiket/uyku/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.lutfiye.net</link>
	<description>Kadın, moda, sağlık, güzellik, cilt bakımı, makyaj, saç bakımı, diyet, dekorasyon gibi bir çok kategoride yenilikleri takip edebilirsiniz.</description>
	<lastBuildDate>Thu, 24 Sep 2026 18:00:20 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2023/12/cropped-icon-32x32.png</url>
	<title>Uyku nedir? Uyku ne demek? Uyku haberleri ve Uyku konusunda en ilginç yazılar.</title>
	<link>https://www.lutfiye.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Okullardaki Viral Enfeksiyonlar ve Alerjiler: Belirtilerin Karışımıyla Nasıl Baş Edilir</title>
		<link>https://www.lutfiye.net/saglik/okullardaki-viral-enfeksiyonlar-ve-alerjiler-belirtilerin-karisimiyla-nasil-bas-edilir.html</link>
					<comments>https://www.lutfiye.net/saglik/okullardaki-viral-enfeksiyonlar-ve-alerjiler-belirtilerin-karisimiyla-nasil-bas-edilir.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lütfiye]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Sep 2026 18:00:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[afiş]]></category>
		<category><![CDATA[Alerji]]></category>
		<category><![CDATA[alerjiler]]></category>
		<category><![CDATA[astım riski]]></category>
		<category><![CDATA[Baş]]></category>
		<category><![CDATA[belirtilerin]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[deri testi]]></category>
		<category><![CDATA[edilir]]></category>
		<category><![CDATA[Enfeksiyonlar]]></category>
		<category><![CDATA[immünoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[Karışımıyla]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[nemli]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[Okullardaki]]></category>
		<category><![CDATA[Polen alerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[Saman Nezlesi]]></category>
		<category><![CDATA[Uyku]]></category>
		<category><![CDATA[Uyku düzeni]]></category>
		<category><![CDATA[viral]]></category>
		<category><![CDATA[viral enfeksiyonlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lutfiye.net/?p=93910</guid>

					<description><![CDATA[<p>Okullarda viral enfeksiyonlar ve alerjiler: Belirtiler karışınca nasıl başa çıkılır? Pratik ipuçları, tanı, tedavi ve korunma yolları.</p>
<p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/saglik/okullardaki-viral-enfeksiyonlar-ve-alerjiler-belirtilerin-karisimiyla-nasil-bas-edilir.html">Okullardaki Viral Enfeksiyonlar ve Alerjiler: Belirtilerin Karışımıyla Nasıl Baş Edilir</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Okulların açılmasıyla birlikte çocuklar kalabalık ortamlarda daha çok vakit geçiriyor ve bu durum viral enfeksiyonların yayılmasını kolaylaştırıyor. Medipol Sağlık Grubu’ndan Çocuk İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hikmet Tekin Nacaroğlu, enfeksiyonla alerji arasında benzer belirtiler görülebildiğini hatırlatarak dikkatli olmayı öneriyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/okullardaki-viral-enfeksiyonlar-ve-alerjiler-belirtilerin-karisimiyla-nasil-bas-edilir-0-zzTzR79W.jpg" alt="Okullardaki Viral Enfeksiyonlar ve Alerjiler: Belirtilerin Karışımıyla Nasıl Baş Edilir" /></p>
<p><strong>Mevcut belirtiler arasında boğaz ağrısı, ateş, yorgunluk ve kas-eklem ağrıları varsa</strong> özellikle enfeksiyon olasılığı düşünülmelidir. Ateşin varlığı, bazı durumlarda enfeksiyon göstergesi olarak ön planda yer alıyor; <em>“Ateş ve ek sistemik bulgular yoksa</em> alerji ihtimali üzerinde durmak gerekebilir,”</p>
<p><strong>Polen döneminin başlamasıyla birlikte</strong> özellikle sabah saatlerinde artış gösteren alerji belirtileri, çocuklarda saman nezlesi olarak kendini gösterebiliyor. Burun akıntısı, hapşırık ve gözlerde kızarıklık bu dönemde hem viral enfeksiyonlar hem de alerji nedeniyle ortaya çıkabiliyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/okullardaki-viral-enfeksiyonlar-ve-alerjiler-belirtilerin-karisimiyla-nasil-bas-edilir-1-AKL6y2di.jpg" alt="Okullardaki Viral Enfeksiyonlar ve Alerjiler: Belirtilerin Karışımıyla Nasıl Baş Edilir" /></p>
<p>Derinlemesine değerlendirmelerde, deri testleriyle alerjilerin saptanması mümkün. Prof. Dr. Nacaroğlu, <em>“Çocuklarda deri testi kolay uygulanabilir ve hızlı sonuç verir. Çayır, çimen ve polen alerjisi ile evcil hayvanlara karşı alerji durumlarını bu testlerle belirleyebiliriz.”</em> şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Alerjinin astıma dönüşme riskine</strong> dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Profesör, alerjik maruziyetin yoğun olduğu çocuklarda astıma gidişi önlemek için immünoterapi gibi tedavi seçeneklerini düşünebildiklerini belirtti. Bu sayede duyarlılıklar azaltılarak ilerideki riskler azaltılabilir.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/okullardaki-viral-enfeksiyonlar-ve-alerjiler-belirtilerin-karisimiyla-nasil-bas-edilir-2-2yPLQSUW.jpg" alt="Okullardaki Viral Enfeksiyonlar ve Alerjiler: Belirtilerin Karışımıyla Nasıl Baş Edilir" /></p>
<p><strong>Okul dönemi için önemli noktalar</strong> olarak uyku düzeni, sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivite öne çıkıyor. İşlenmiş gıdaların sınırlandırılması, uyku saatlerine dikkat edilmesi ve hijyenin korunduğu bir yaşam tüm bu süreçte bağışıklık sistemini destekliyor.</p>
<p>Kaynak: Yasemin</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/okullardaki-viral-enfeksiyonlar-ve-alerjiler-belirtilerin-karisimiyla-nasil-bas-edilir-3-xhBUI87B.jpg" alt="Okullardaki Viral Enfeksiyonlar ve Alerjiler: Belirtilerin Karışımıyla Nasıl Baş Edilir" /></p><p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/saglik/okullardaki-viral-enfeksiyonlar-ve-alerjiler-belirtilerin-karisimiyla-nasil-bas-edilir.html">Okullardaki Viral Enfeksiyonlar ve Alerjiler: Belirtilerin Karışımıyla Nasıl Baş Edilir</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.lutfiye.net/saglik/okullardaki-viral-enfeksiyonlar-ve-alerjiler-belirtilerin-karisimiyla-nasil-bas-edilir.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlıklı yaşlanmanın püf noktası dondurulmuş ürünler! Kalp dostu, lif deposu</title>
		<link>https://www.lutfiye.net/saglik/saglikli-yaslanmanin-puf-noktasi-dondurulmus-urunler-kalp-dostu-lif-deposu.html</link>
					<comments>https://www.lutfiye.net/saglik/saglikli-yaslanmanin-puf-noktasi-dondurulmus-urunler-kalp-dostu-lif-deposu.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lütfiye]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Sep 2026 20:00:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[deposu]]></category>
		<category><![CDATA[dondurulmuş]]></category>
		<category><![CDATA[dostu]]></category>
		<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Lif]]></category>
		<category><![CDATA[meyveleri]]></category>
		<category><![CDATA[noktası]]></category>
		<category><![CDATA[Orman]]></category>
		<category><![CDATA[püf]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[şık]]></category>
		<category><![CDATA[Ürünler]]></category>
		<category><![CDATA[Uyku]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanmanın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lutfiye.net/?p=93704</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaş ilerledikçe kas ve kemik sıhhatini korumak, sindirim sistemini desteklemek ve kalp-damar hastalıkları riskini azaltmak daha fazla kıymet kazanıyor. Uzmanlara nazaran günlük beslenmede yapılabilecek küçük değişiklikler, sağlıklı yaşlanma sürecine katkı sağlayabilir.</p>
<p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/saglik/saglikli-yaslanmanin-puf-noktasi-dondurulmus-urunler-kalp-dostu-lif-deposu.html">Sağlıklı yaşlanmanın püf noktası dondurulmuş ürünler! Kalp dostu, lif deposu</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<div>
<figure>
<div><span><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/saglikli-yaslanmanin-puf-noktasi-dondurulmus-urunler-kalp-dostu-lif-deposu-0-jrsKdJAb.jpg"/> </span></div>
<p>Uzmanlar tarafından önerilen karışım için 4 yemek kaşığı yoğurda yarım su bardağı taze yahut dondurulmuş karışık orman meyvesi ve keten tohumu eklemek gerekiyor. Damak tadına nazaran tarçın da kullanılabiliyor. Yoğurdun porsiyon başına yaklaşık 15 gram tam protein içerdiğini ve kas protein sentezinde rol oynayan lösin isimli amino asidi sağladığı belirtiliyor. </p>
</figure>
<figure>
<div><span><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/saglikli-yaslanmanin-puf-noktasi-dondurulmus-urunler-kalp-dostu-lif-deposu-1-GYWmPfRI.jpg"/> </span></div>
<p>Atıştırmalığın bir başka dikkat cazip özelliği ise kalsiyum ve magnezyum içeriği. Yoğurt kalsiyum açısından varlıklı bir besin olarak öne çıkarken, keten tohumları magnezyum sağlıyor. Kâfi kalsiyum alımının bilhassa yaş ilerledikçe kemik yoğunluğunun korunması açısından değer taşıdığı belirtiliyor. Magnezyumun ise kemik sıhhatinin yanı sıra kas ve hudut işlevlerinde rol oynadığı aktarılıyor.</p>
</figure>
<figure>
<div><span><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/saglikli-yaslanmanin-puf-noktasi-dondurulmus-urunler-kalp-dostu-lif-deposu-2-ukF4g48x.jpg"/> </span></div>
<p>Canlı etkin kültür içeren kimi yoğurtların bağırsak mikrobiyotasının desteklenmesine katkı sağlayabileceği belirtiliyor. Orman meyveleri ise bağırsaktaki faydalı bakterilerin beslenmesine yardımcı olan prebiyotik lifler içeriyor. Orman meyvelerinde bulunan polifenoller ve antosiyaninler ise oksidatif gerilimle uğraşta rol oynayan bileşikler olarak öne çıkarılıyor.</p>
</figure>
<figure>
<div><span><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/saglikli-yaslanmanin-puf-noktasi-dondurulmus-urunler-kalp-dostu-lif-deposu-3-64Wi6jmY.jpg"/> </span></div>
<p>Keten tohumu üzere tohumlar lif ve bitkisel omega-3 yağ asidi ALA içeriyor. Orman meyvelerindeki kimi bileşenlerin de kalp-damar sıhhatiyle bağlı risk faktörleri üzerinde olumlu tesirler gösterebileceği aktarılıyor. Bu sebeple uzman, günlük atıştırmalık seçimlerinde yüksek oranda doymuş yağ ve sodyum içeren işlenmiş eserler yerine protein, lif, sağlıklı yağlar ve antioksidanlar bakımından daha güçlü alternatiflere yönelmeyi öneriyor.</p>
</figure>
<figure>
<div><span><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/saglikli-yaslanmanin-puf-noktasi-dondurulmus-urunler-kalp-dostu-lif-deposu-4-GMGa1Lis.jpg"/> </span></div>
<p>Bu karışımı daha sık tüketmek isteyenler, porsiyonları evvelce hazırlayıp buzdolabında saklayabilir. Dondurulmuş orman meyveleri de pratik ve yıl boyunca kullanılabilen bir seçenek olarak gösteriliyor.</p>
</figure>
<figure>
<div><span><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/saglikli-yaslanmanin-puf-noktasi-dondurulmus-urunler-kalp-dostu-lif-deposu-5-EfzHXyuy.jpg"/> </span></div>
<p>Tarifin tadını değiştirmek için mevsim meyveleri, tarçın, muskat, vanilya yahut şekersiz kakao kullanılabileceği belirtiliyor. Yoğun günlerde ise gereçlerin süt yahut suyla blenderdan geçirilerek smoothie haline getirilebileceği tabir ediliyor. Ayrıyeten protein içeriği sebebiyle antrenman sonrasında da tercih edilebilecek bir alternatif olduğu aktarılıyor.</p>
</figure>
<figure>
<div><span><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/saglikli-yaslanmanin-puf-noktasi-dondurulmus-urunler-kalp-dostu-lif-deposu-6-LmVeVHqi.jpg"/> </span></div>
<p>Uzmanların önerdiği bu tıp besinler sağlıklı yaşlanmayı destekleyen genel beslenme tertibinin bir modülü olarak kıymetlendirilebilir. Tek bir yiyeceğin yaşlanma sürecini tek başına değiştirmesi beklenmemeli; istikrarlı beslenme, nizamlı fizikî aktivite ve kâfi uyku üzere alışkanlıklar birlikte ele alınmalıdır.</p>
</figure>
</div>
</div>
<p></p>
<p>Kaynak : Milliyet</p><p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/saglik/saglikli-yaslanmanin-puf-noktasi-dondurulmus-urunler-kalp-dostu-lif-deposu.html">Sağlıklı yaşlanmanın püf noktası dondurulmuş ürünler! Kalp dostu, lif deposu</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.lutfiye.net/saglik/saglikli-yaslanmanin-puf-noktasi-dondurulmus-urunler-kalp-dostu-lif-deposu.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tek atakta kronik iltihaplanmayı azaltın! Daha sağlıklı bir başlangıcın anahtarı</title>
		<link>https://www.lutfiye.net/saglik/tek-atakta-kronik-iltihaplanmayi-azaltin-daha-saglikli-bir-baslangicin-anahtari.html</link>
					<comments>https://www.lutfiye.net/saglik/tek-atakta-kronik-iltihaplanmayi-azaltin-daha-saglikli-bir-baslangicin-anahtari.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lütfiye]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Sep 2026 19:00:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[anahtarı]]></category>
		<category><![CDATA[atakta]]></category>
		<category><![CDATA[azaltın]]></category>
		<category><![CDATA[başlangıcın]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[güne]]></category>
		<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[iltihaplanmayı]]></category>
		<category><![CDATA[kronik]]></category>
		<category><![CDATA[Meditasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Sabah]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[Uyku]]></category>
		<category><![CDATA[Yulaf]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lutfiye.net/?p=93694</guid>

					<description><![CDATA[<p>Güne nasıl başladığımız, gün boyunca güç düzeyimizden beslenme tercihlerimize kadar pek çok alışkanlığı etkileyebiliyor. Uzmanların ve sıhhat kaynaklarının dikkat çektiği birtakım kolay sabah rutinleri ise bedenin genel sıhhatini desteklemeye ve kronik inflamasyonun denetim altında tutulmasına yardımcı olabilir.</p>
<p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/saglik/tek-atakta-kronik-iltihaplanmayi-azaltin-daha-saglikli-bir-baslangicin-anahtari.html">Tek atakta kronik iltihaplanmayı azaltın! Daha sağlıklı bir başlangıcın anahtarı</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<div>
<figure>
<div><span><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/tek-atakta-kronik-iltihaplanmayi-azaltin-daha-saglikli-bir-baslangicin-anahtari-0-SaVY7lUh.jpg"/> </span></div>
<p>Kronik inflamasyon, bağışıklık sisteminin uzun mühlet düşük seviyede etkin kalmasıyla ortaya çıkabilen bir durum. Beslenme, fizikî aktivite, uyku nizamı ve gerilim üzere hayat usulü faktörleri bu süreçte değerli rol oynayabiliyor.</p>
</figure>
<figure>
<div><span><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/tek-atakta-kronik-iltihaplanmayi-azaltin-daha-saglikli-bir-baslangicin-anahtari-1-2uTtNqz2.jpg"/> </span></div>
<p><b>1- Güne bir bardak suyla başlayın</b></p>
<p>Uyku sırasında uzun müddet sıvı alınmadığı için sabahları su içmek, günlük sıvı gereksiniminin karşılanmasına katkı sağlayabilir. Kahveye yahut çaya geçmeden evvel bir bardak su içmek, güne başlamanın kolay yollarından biri olarak öne çıkıyor. Lakin sabah saatlerinde belli ölçüde su içmenin direkt kronik inflamasyonu azalttığına ait güçlü ispatlar bulunmadığından, bu alışkanlığı genel sağlıklı ömür rutininin bir kesimi olarak pahalandırmak gerekiyor.</p>
</figure>
<figure>
<div><span><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/tek-atakta-kronik-iltihaplanmayi-azaltin-daha-saglikli-bir-baslangicin-anahtari-2-Vx5nIc73.jpg"/> </span></div>
<p><b>2- Sabahları hafif hareket edin</b></p>
<p>Güne kısa bir yürüyüş, esneme hareketleri yahut hafif antrenmanla başlamak deveranı destekleyebilir. Tertipli fizikî aktivitenin genel sıhhat üzerinde olumlu tesirleri olduğu ve inflamasyonla alakalı birtakım belirteçlerle temaslı olabileceği biliniyor. Burada değerli olan yoğun ve uzun vadeli idman yapmak değil, hareketi günlük hayatın sistemli bir modülü haline getirmek.</p>
</figure>
<figure>
<div><span><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/tek-atakta-kronik-iltihaplanmayi-azaltin-daha-saglikli-bir-baslangicin-anahtari-3-StpmW8qh.jpg"/> </span></div>
<p><b>3- Sabah ışığından yararlanın</b></p>
<p>Uyandıktan sonra gün ışığı almak, bedenin biyolojik saatinin düzenlenmesine yardımcı olabilir. Bilhassa uyku ve uyanma saatlerinin tertipli tutulması, sirkadiyen ritmin korunması açısından ehemmiyet taşıyor. Sabah saatlerinde kısa periyodik açık hava yürüyüşü yapmak, hem gün ışığından yararlanmayı hem de fizikî aktiviteyi birebir rutinde birleştirebilir.</p>
</figure>
<figure>
<div><span><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/tek-atakta-kronik-iltihaplanmayi-azaltin-daha-saglikli-bir-baslangicin-anahtari-4-xBQL6O4Q.jpg"/> </span></div>
<p><b>4- Kahvaltıda lif ve protein kaynaklarına yer verin</b></p>
<p>Güne sadece yüksek oranda işlenmiş ve şeker içeren besinlerle başlamak yerine; yulaf, meyve, zerzevat, kuruyemiş, tohumlar, yumurta yahut yoğurt üzere besinleri içeren istikrarlı bir öğün tercih edilebilir. Lif açısından varlıklı besinler bağırsak sıhhatini desteklerken, kâfi protein tüketimi tokluk ve kas sıhhati açısından değer taşıyor. Meyve, zerzevat ve tam tahıllarda bulunan çeşitli besin öğeleri de istikrarlı beslenmenin kıymetli bir kesimi.</p>
</figure>
<figure>
<div><span><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/tek-atakta-kronik-iltihaplanmayi-azaltin-daha-saglikli-bir-baslangicin-anahtari-5-jTMi5xfK.jpg"/> </span></div>
<p><b>5- Güne daha sakin başlayın</b></p>
<p>Stres, bedenin çeşitli sistemlerini etkileyebilen kıymetli faktörlerden biri. Bu sebeple sabahın birinci dakikalarını yoğun telefon kullanımı, tez ve gerilim yerine kısa bir nefes antrenmanı, meditasyon yahut sakin bir yürüyüşle geçirmek kimi şahıslar için faydalı olabilir. Sistemli uyku, fizikî aktivite ve istikrarlı beslenmeyle birlikte gerilim idaresine yönelik alışkanlıklar, sağlıklı bir hayat şeklinin tamamlayıcı ögeleri olarak bedellendiriliyor.</p>
</figure>
</div>
</div>
<p></p>
<p>Kaynak : Milliyet</p><p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/saglik/tek-atakta-kronik-iltihaplanmayi-azaltin-daha-saglikli-bir-baslangicin-anahtari.html">Tek atakta kronik iltihaplanmayı azaltın! Daha sağlıklı bir başlangıcın anahtarı</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.lutfiye.net/saglik/tek-atakta-kronik-iltihaplanmayi-azaltin-daha-saglikli-bir-baslangicin-anahtari.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tatlı yemeden de şeker yükleniyoruz! Uzmandan metabolizma uyarısı</title>
		<link>https://www.lutfiye.net/saglik/tatli-yemeden-de-seker-yukleniyoruz-uzmandan-metabolizma-uyarisi.html</link>
					<comments>https://www.lutfiye.net/saglik/tatli-yemeden-de-seker-yukleniyoruz-uzmandan-metabolizma-uyarisi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lütfiye]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Sep 2026 17:05:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Bel]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[içecekler]]></category>
		<category><![CDATA[Kan]]></category>
		<category><![CDATA[Kan şekeri]]></category>
		<category><![CDATA[Kilo]]></category>
		<category><![CDATA[Metabolik]]></category>
		<category><![CDATA[Metabolizma]]></category>
		<category><![CDATA[Şeker]]></category>
		<category><![CDATA[Tatlı]]></category>
		<category><![CDATA[uyarısı]]></category>
		<category><![CDATA[Uyku]]></category>
		<category><![CDATA[uzmandan]]></category>
		<category><![CDATA[yemeden]]></category>
		<category><![CDATA[yükleniyoruz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lutfiye.net/?p=93425</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günlük şeker tüketiminin sırf tatlı ve çaya eklenen şekerle sonlu olmadığını belirten Uzm. Dr. Hilal Yıldırım Deryol, paketli besinler, hazır içecekler ve sosların da fark edilmeden yüksek ölçüde şeker alımına yol açabileceğini söyledi. Deryol, fazla şeker ve güç tüketiminin kilo artışı ve bel etrafında yağlanmayla birlikte insülin direnci, prediyabet, tip 2 diyabet ve karaciğer yağlanması üzere metabolik risklerle bağlantılı olabileceğini tabir etti.</p>
<p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/saglik/tatli-yemeden-de-seker-yukleniyoruz-uzmandan-metabolizma-uyarisi.html">Tatlı yemeden de şeker yükleniyoruz! Uzmandan metabolizma uyarısı</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><p>Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Hilal Yıldırım Deryol, günlük şeker tüketiminin sadece tatlılar ve çaya ya da kahveye eklenen şekerle sonlu olmadığına dikkati çekerek, paketli besinler, hazır içecekler, soslar ve atıştırmalıklarla fark edilmeden yüksek ölçüde şeker alınabildiğini belirtti. Deryol, uzun mühlet ve fazla ölçüde şeker tüketiminin bilhassa kilo artışı ve bel etrafında yağlanmayla birlikte insülin direnci, prediyabet, tip 2 diyabet, karaciğer yağlanması ve kan yağlarında bozulma üzere metabolik risklerle alakalı olabileceğini söyledi. Dünya Şeker Tüketimine Dikkat Haftası kapsamında değerlendirmelerde bulunan Uzm. Dr. Hilal Yıldırım Deryol, günlük beslenmede fark edilmeyen şeker kaynaklarının metabolik sıhhat açısından değer taşıdığını söz etti.</p>
<p>Şeker denildiğinde birden fazla kişinin sırf tatlıları düşündüğünü belirten Deryol, “Paketli atıştırmalıklar, şekerli içecekler, hazır kahveler, aromalı süt ve yoğurtlar, kahvaltılık eserler ve çeşitli soslar da günlük şeker tüketimini artırabiliyor. Kişi çayına yahut kahvesine şeker eklemese bile gün içerisinde farklı eserlerden yüksek ölçüde şeker alabiliyor&#8221; dedi.</p>
<p>Fazla şeker tüketiminin tek başına bir hastalığın sebebi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini fakat uzun vadede metabolik bozukluklara taban hazırlayabileceğini vurgulayan Deryol, şunları söyledi: “İhtiyacın üzerinde şeker ve güç tüketimi kilo artışını, bilhassa de karın etrafındaki yağlanmayı kolaylaştırabilir. Karın bölgesindeki yağlanmanın artması insülin direnci açısından değerli risk faktörlerinden biridir. İnsülin direnci vakit içinde kan şekeri denetiminin bozulmasına, prediyabete ve uygun tedbirler alınmadığında tip 2 diyabete ilerleyebilir. Bunun yanında trigliserid yüksekliği, karaciğer yağlanması ve metabolik sendromun öbür bileşenleri de tabloya eşlik edebilir.&#8221;</p>
<p>Deryol, metabolik riskin sadece tüketilen şeker ölçüsüyle belirlenmediğine dikkati çekerek genetik yatkınlık, hareketsiz ömür, uyku sistemi, toplam kalori alımı ve mevcut kilo durumunun da süreci etkilediğini kaydetti. Bilhassa içeceklerle alınan şekerin çarçabuk gözden kaçabildiğini belirten Deryol, “Gazlı içecekler, şeker eklenmiş kahveler, hazır meyveli içecekler ve aromalı içecekler kısa müddette yüksek ölçüde şeker alınmasına sebep olabilir. Bu eserlerin sık tüketilmesi günlük toplam güç alımını artırarak kilo denetimini zorlaştırabilir&#8221; sözlerini kullandı.</p>
<p>Metabolik risklerin erken periyotta her vakit besbelli şikayetlere yol açmayabileceğini belirten Deryol, bilhassa bel etrafında artış, kilo alma, kan şekeri yüksekliği, trigliserid artışı ve karaciğer yağlanması üzere bulguların birlikte kıymetlendirilmesi gerektiğini söyledi. Deryol, “İnsülin direnci ya da prediyabet birden fazla vakit kişinin günlük ömrünü besbelli formda etkileyen bir belirti vermeyebilir. Bu sebeple bilhassa fazla kilosu bulunan, bel etrafı artmış, ailesinde diyabet hikayesi olan yahut daha evvel kan şekeri yüksekliği saptanan şahısların denetimlerini ihmal etmemesi önemlidir&#8221; dedi. Şeker tüketimini azaltırken sürdürülebilir bir beslenme tertibinin değerine işaret eden Deryol, “Amaç bütün besinleri yasaklamak değil; günlük toplam şeker tüketiminin farkında olmak, paketli eserlerin etiketlerini incelemek, şekerli içeceklerin tüketim sıklığını azaltmak ve istikrarlı bir beslenme nizamı oluşturmaktır. Metabolik risk faktörleri bulunan bireylerin ise beslenme ve ömür üslubu planlarını ferdî sıhhat durumlarına nazaran oluşturması gerekir&#8221; diye konuştu.</p>
</p>
<p></p>
<p>Kaynak : Milliyet</p><p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/saglik/tatli-yemeden-de-seker-yukleniyoruz-uzmandan-metabolizma-uyarisi.html">Tatlı yemeden de şeker yükleniyoruz! Uzmandan metabolizma uyarısı</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.lutfiye.net/saglik/tatli-yemeden-de-seker-yukleniyoruz-uzmandan-metabolizma-uyarisi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kış Öncesi Bağışıklık: Kronik Hastalarda Grip Aşısı ve Takviyelerin Dozu</title>
		<link>https://www.lutfiye.net/saglik/kis-oncesi-bagisiklik-kronik-hastalarda-grip-asisi-ve-takviyelerin-dozu.html</link>
					<comments>https://www.lutfiye.net/saglik/kis-oncesi-bagisiklik-kronik-hastalarda-grip-asisi-ve-takviyelerin-dozu.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lütfiye]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Sep 2026 10:00:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık güçlendirme]]></category>
		<category><![CDATA[C Vitamini]]></category>
		<category><![CDATA[çinko]]></category>
		<category><![CDATA[D vitamini]]></category>
		<category><![CDATA[dozu]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[grip aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalarda]]></category>
		<category><![CDATA[Kan]]></category>
		<category><![CDATA[Kış]]></category>
		<category><![CDATA[kronik]]></category>
		<category><![CDATA[kronik hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[multivitamin]]></category>
		<category><![CDATA[nemli]]></category>
		<category><![CDATA[öncesi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[su tüketimi]]></category>
		<category><![CDATA[takviyelerin]]></category>
		<category><![CDATA[Uyku]]></category>
		<category><![CDATA[Vitamin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lutfiye.net/?p=93397</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kış öncesi bağışıklık: Kronik hastalarda grip aşısı ve takviyelerin doğru dozuyla hastalık riskini azaltın, güvenli ve etkili bilgiler.</p>
<p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/saglik/kis-oncesi-bagisiklik-kronik-hastalarda-grip-asisi-ve-takviyelerin-dozu.html">Kış Öncesi Bağışıklık: Kronik Hastalarda Grip Aşısı ve Takviyelerin Dozu</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sonbaharın gelişiyle kapalı alanlarda geçirilen süre uzuyor ve grip ile diğer enfeksiyonların görülme sıklığı artıyor. Medipol Sağlık Grubu’ndan İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Esra Çokiçli, kronik hastalığı bulunanların grip aşısını ihmal etmemesi gerektiğini vurguluyor. Ayrıca vitamin ve mineral takviyelerinin kişinin ihtiyacına göre değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. </p>
<p>Havaların soğumasıyla birlikte bağışıklığı güçlendirmek için sıklıkla C ve D vitamini, çinko ve multivitaminler öneriliyor. Ancak her bireyin ihtiyaçları farklı olduğundan, yüksek dozlarda takviye kullanımı doktor kontrolünde tercih edilmelidir. Uzmanın sözleriyle, sağlıklı bir bağışıklık için yalnızca vitamin takviyeleri yeterli değildir; beslenme düzeni, uyku ve stres yönetimi de önemli rol oynar. </p>
<p><strong>KRONİK HASTALARDA GRİP AŞISI ÖNEM TAŞIR</strong></p>
<p>Kronik hastalığı olan bireyler için influenza aşısının önemi, bağışıklığın korunmasında temel bir adım olarak vurgulanıyor. Doç. Dr. Çokiçli, bu dönemde beslenme ve yaşam alışkanlıklarının da bağışıklık üzerinde etkili olduğunu ifade ediyor ve kronik hastaların grip aşılarını olmalarını özellikle öneriyor. </p>
<p><strong>D VİTAMİNİ EKSİKLİĞİNE GÖRE DOZ AYARI</strong></p>
<p>D vitamini, bağışıklık sistemi için kritik bir rol oynuyor. Doktor, <em>“D vitamini eksikliği varsa tedavi dozu daha yüksek olmalıdır; eksiklik yoksa desteleyici dozlar uygulanabilir”</em> şeklinde açıklıyor. C vitamini ise vücutta depolanmadığından farklı bir strateji gerektiriyor ve çinko ile birlikte kullanımlarında ağız ve burun mukozasının savunmasını desteklemek için öneriliyor. <em>“Bu dönemlerde mukozal bağışıklığı güçlendirmek amacıyla C vitamini ve çinko takviyeleri faydalı olabilir”</em> diye ekliyor. </p>
<p><strong>TAKVİYELERİN GÜVENİLİR ÜRÜN SEÇİMİ ÖNEMLİ</strong></p>
<p>Çeşitli multivitaminler içerdiği vitamin ve minerallerin miktar farkı nedeniyle dikkat gerektirir. Yüksek dozlarda takviye kullanımı, kişinin kan değerleri ve genel sağlık durumuna bağlıdır. Güvenilir kaynaklardan temin etmek ise çok önemli; <em>internet üzerinden satışlardan kaçınılması</em> ve ürünlerin içeriklerinin kontrol edilmesi tavsiye ediliyor. Eczanelerden ve güvenilir markalardan alınan ürünler tercih edilmeli. </p>
<p><strong>İYİ BESLENME, UYKU VE SU TÜKETİMİ EŞİNDE ŞART</strong></p>
<p>Vitamin takviyeleri tek başına bağışıklığı guarantor değildir. Sağlıklı beslenme, kaliteli uyku ve yeterli su tüketimi bağışıklığın korunmasında kritik rol oynar. Yoğun çalışma temposu, stres ve uykusuzluk dönemlerinde bağışıklık zayıflayabilir; bu yüzden <strong>günlük su tüketiminin 2-2,5 litre civarında tutulması</strong> ve dengeli bir diyet sürdürülmesi önerilir. Kronik hastalıklar söz konusu olduğunda ise tedavi ve takviye kararları mutlaka hekimin önerisiyle yapılmalıdır. Takviye kullanmayı düşünüyorsanız doktora danışmak gerektiğini unutmayın.</p>
<p>Kaynak: Yasemin<br /><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/kis-oncesi-bagisiklik-kronik-hastalarda-grip-asisi-ve-takviyelerin-dozu-0-GreYTjmO.jpg" alt="Kış Öncesi Bağışıklık: Kronik Hastalarda Grip Aşısı ve Takviyelerin Dozu" /></p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/kis-oncesi-bagisiklik-kronik-hastalarda-grip-asisi-ve-takviyelerin-dozu-1-dNgMGPqP.jpg" alt="Kış Öncesi Bağışıklık: Kronik Hastalarda Grip Aşısı ve Takviyelerin Dozu" /></p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/kis-oncesi-bagisiklik-kronik-hastalarda-grip-asisi-ve-takviyelerin-dozu-2-2nGwNRq3.jpg" alt="Kış Öncesi Bağışıklık: Kronik Hastalarda Grip Aşısı ve Takviyelerin Dozu" /></p><p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/saglik/kis-oncesi-bagisiklik-kronik-hastalarda-grip-asisi-ve-takviyelerin-dozu.html">Kış Öncesi Bağışıklık: Kronik Hastalarda Grip Aşısı ve Takviyelerin Dozu</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.lutfiye.net/saglik/kis-oncesi-bagisiklik-kronik-hastalarda-grip-asisi-ve-takviyelerin-dozu.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tatil bitti, sendrom başladı! ‘2 haftadan uzun sürüyorsa dikkat’</title>
		<link>https://www.lutfiye.net/saglik/tatil-bitti-sendrom-basladi-2-haftadan-uzun-suruyorsa-dikkat.html</link>
					<comments>https://www.lutfiye.net/saglik/tatil-bitti-sendrom-basladi-2-haftadan-uzun-suruyorsa-dikkat.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lütfiye]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Sep 2026 18:00:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Başladı.]]></category>
		<category><![CDATA[bitti]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat!]]></category>
		<category><![CDATA[Doğal]]></category>
		<category><![CDATA[Gün]]></category>
		<category><![CDATA[haftadan]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[Kan]]></category>
		<category><![CDATA[Kişiler]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[sendrom]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Süreci]]></category>
		<category><![CDATA[sürüyorsa]]></category>
		<category><![CDATA[Tatil]]></category>
		<category><![CDATA[Uyku]]></category>
		<category><![CDATA[uzun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lutfiye.net/?p=93301</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tatil dönüşünde yaşanan isteksizlik, halsizlik ve odaklanma zahmetinin birden fazla vakit süreksiz bir ahenk sürecinden kaynaklandığını belirten Psikolog Dilara Dalyan, günlük rutine kademeli dönülmesini önerdi. Dalyan, belirtilerin iki haftadan uzun sürmesi halinde ise daha dikkatli olunması gerektiğini söyledi.</p>
<p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/saglik/tatil-bitti-sendrom-basladi-2-haftadan-uzun-suruyorsa-dikkat.html">Tatil bitti, sendrom başladı! ‘2 haftadan uzun sürüyorsa dikkat’</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><p> </p>
<p>Tatilin günlük hayatın sorumluluklarından ve yoğun temposundan uzaklaşmak için kıymetli bir fırsat sunduğunu lisana getiren İAÜ VM Medical Park Florya Hastanesi’nden Psikolog Dilara Dalyan, tatil sonrasında işe, okula ve günlük rutinlere dönüş sonucu ortaya çıkan isteksizlik, halsizlik ve odaklanma zahmetinin birçok vakit doğal bir ahenk süreci olduğunu söz etti. Psk. Dalyan, ‘Tatil dönüşü sendromu’ olarak isimlendirilen bu durumun tek başına tıbbi bir hastalık yahut teşhis edilebilir bir ruhsal bozukluk olmadığını belirtti.</p>
<p>Tatil müddetince günlük sorumlulukların azalması ve daha esnek bir ömür nizamına geçilmesinin kişinin kendisini daha rahat hissetmesini sağlayabildiğini söyleyen Psk. Dalyan, &#8220;Tatil dönüşünde yine iş, okul ve günlük sorumluluklarla karşılaşmak birtakım bireylerde isteksizlik ve tasa yaratabilir. Bunun temelinde tatilde elde edilen özgürlük ve esnekliğin kaybedileceği hissi bulunabilir. Beynin yüksek haz ve düşük gerilim ortamından daha fazla sorumluluk ve denetim gerektiren bir sisteme geçmesi de bir ahenk sürecini beraberinde getirebilir&#8221; tabirlerini kullandı.</p>
<p>Tatil periyodunda değişen uyku saatlerinin de dönüş sürecini etkileyebileceğini kaydeden Psk. Dalyan, “Tatil sırasında geç yatıp geç kalkmaya alışan şahıslar, işe yahut okula dönüşle birlikte yine erken uyanmaya başladığında uyku tertibinde besbelli bir değişiklik yaşayabilir. Bu durum ‘sosyal jet-lag’ olarak tanımlanan bir ahenk zahmetine yol açabilir. Yetersiz ve kalitesiz uyku da gün içinde öfkelenme, farkındalığın azalması ve motivasyon düşüklüğü üzere ruhsal yansımalar gösterebilir” dedi.</p>
<p>Tatil sırasında dijital aygıtlardan ve toplumsal medyadan uzaklaşan bireylerin günlük yaşama dönüşle birlikte yoğun e-posta ve bildirim trafiğiyle müsabakasının da zorlayıcı olabileceğine dikkat çeken Psk. Dalyan, &#8220;Tatil müddetince dijital detoks yapan bireylerin bir anda yoğun bildirim, e-posta ve iş trafiğine maruz kalması aşırı uyarılma hissini artırabilir. Bu durum birtakım şahıslarda yine yoğun bir tempoya girildiği hissini güçlendirerek tükenmişlik hissini tetikleyebilir” diye konuştu.</p>
<p>Tatil dönüşü adaptasyon zahmetinin herkes tarafından tıpkı yoğunlukta yaşanmadığını belirten Psk. Dalyan, bilhassa iş yahut okul ömründe kronik gerilim yaşayan, günlük hayatından gereğince doyum alamayan ve mükemmeliyetçi özellikler taşıyan bireylerin bu süreci daha yoğun yaşayabileceğini söyledi. Psk. Dalyan, &#8220;İş yerinde yahut okulda uzun müddettir gerilim yaşayan bireyler için tatil dönüşü yine birebir sıkıntılarla karşılaşmak yıpratıcı olabilir. Günlük rutinleriyle bağ kurmakta zorlanan bireylerde de tatilin sona ermesi daha besbelli bir isteksizlik yaratabilir. Mükemmeliyetçi şahıslar ise döndükleri anda birikmiş tüm işleri tamamlamaya çalışarak kendilerini daha fazla zorlayabilir. Halbuki günlük hayatın her alanında harikası yakalamak mümkün değildir&#8221; açıklamasında bulundu.</p>
<p>Tatil sonrasında yaşanan isteksizlik ve çökkünlüğün vakit içinde azalmasının beklendiğini söz eden Psk. Dalyan, &#8220;Tatil sonrası yaşanan moralsizlik, çökkünlük ve odaklanma zahmetinin çoklukla bir ila iki hafta içinde kademeli olarak azalması ve kişinin eski fonksiyonelliğine dönmesi beklenir. Lakin bu durum iki haftadan uzun sürüyor ve buna derin bir ümitsizlik, öz bakımda azalma, yataktan kalkmakta zorlanma yahut hiçbir şeyden zevk alamama eşlik ediyorsa, durum kolay bir adaptasyon sürecinin ötesine geçmiş olabilir&#8221; ihtarında bulundu. Klinik depresyon ile tatil dönüşü yaşanan süreksiz adaptasyon zahmetinin birbirinden ayrılması gerektiğini belirten Psk. Dalyan, depresyonda belirtilerin sadece işe yahut tatil dönüşüne bağlı kalmadığını ve kişinin hayatının genelini etkileyebildiğini aktardı.</p>
<p>Tatil sonrasında günlük yaşama bir anda yüksek tempoyla dönmek yerine kademeli bir geçiş yapılmasının kıymetli olduğuna değinen Psk. Dalyan, şu tekliflerde bulundu: &#8220;İşe dönüşün birinci günlerinde birikmiş e-posta ve projeler ehemmiyet sırasına nazaran planlanmalı.Tüm işleri birebir anda tamamlamaya çalışmak yerine öncelikler belirlenmeli. Aşırı iş yükünden kaçınılmalı ve gerektiğinde sonlar korunmalı. Gün içerisinde kısa molalar verilmeli ve mümkün olduğunca kısa yürüyüşlerle hareket edilmeli. İş arkadaşlarıyla kısa toplumsal molalar geçirmek zihinsel olarak rahatlamaya yardımcı olabilir.&#8221;</p>
<p>Tatil dönüşünün birinci günlerinde kişinin kendisinden yüksek performans beklememesi gerektiğini vurgulayan Psk. Dalyan, &#8220;İlk günden yüzde 100 performans göstermeyi beklemek yerine zihnin yine adapte olması için kendimize vakit tanımamız gerekir. Odaklanmakta zorlandığımızda kendimizi suçlamak yerine bunun süreksiz bir ahenk süreci olduğunu hatırlamak daha sağlıklı bir yaklaşım olacaktır&#8221; dedi.</p>
<p>Tatilin son gününde direkt kente dönüp sonraki gün işe başlamanın yerine mümkünse bir geçiş günü oluşturulmasının yararlı olabileceğini belirten Psk. Dalyan, şu bilgileri paylaştı: &#8220;Tatilin son saatlerinde dönmek yerine işe başlamadan evvelki günü meskende geçirerek uyku sistemimizi tekrar oluşturabilir ve günlük rutine hazırlanabiliriz. Bu tampon gün, zihinsel olarak işe dönüşe hazırlanmak için kıymetli bir alan sağlayabilir.&#8221;</p>
<p>Bir sonraki uzun tatilin çok uzakta olduğu fikrinin bireyde telaş oluşturabileceğini söyleyen Psk. Dalyan, &#8220;Tatilin büsbütün sona erdiği fikrine odaklanmak yerine, hafta sonu yahut akşam saatlerinde küçük ve keyifli aktiviteler planlamak günlük ömür içerisinde de dinlenme ve keyif alanlarının devam etmesini sağlayabilir&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Tatil dönüşünün bir anda eski tempoya dönmek manasına gelmemesi gerektiğini belirten Psk. Dalyan, &#8220;Tatil sonrasında yaşanan kısa müddetli isteksizlik ve motivasyon düşüklüğü birçok vakit doğal bir ahenk sürecinin kesimidir. Kıymetli olan bu süreci zorlaştıracak halde kendimize aşırı yüklenmemek, uyku sistemimizi toparlamak, sorumluluklarımızı önceliklendirmek ve günlük hayat içerisinde kendimize küçük dinlenme alanları oluşturmaktır&#8221; tabirlerini kullandı.</p>
</p>
<p></p>
<p>Kaynak : Milliyet</p><p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/saglik/tatil-bitti-sendrom-basladi-2-haftadan-uzun-suruyorsa-dikkat.html">Tatil bitti, sendrom başladı! ‘2 haftadan uzun sürüyorsa dikkat’</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.lutfiye.net/saglik/tatil-bitti-sendrom-basladi-2-haftadan-uzun-suruyorsa-dikkat.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Şımarıklık&#8217; deyip geçmeyin! Çocuğun bebek üzere konuşması aslında ne anlatıyor?</title>
		<link>https://www.lutfiye.net/saglik/simariklik-deyip-gecmeyin-cocugun-bebek-uzere-konusmasi-aslinda-ne-anlatiyor.html</link>
					<comments>https://www.lutfiye.net/saglik/simariklik-deyip-gecmeyin-cocugun-bebek-uzere-konusmasi-aslinda-ne-anlatiyor.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lütfiye]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2026 18:00:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Aile]]></category>
		<category><![CDATA[anlatıyor]]></category>
		<category><![CDATA[aslında]]></category>
		<category><![CDATA[Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğun]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[davranış]]></category>
		<category><![CDATA[deyip]]></category>
		<category><![CDATA[Doğal]]></category>
		<category><![CDATA[geçmeyin,]]></category>
		<category><![CDATA[gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[İlgi]]></category>
		<category><![CDATA[konuşması]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[Şımarıklık]]></category>
		<category><![CDATA[Uyku]]></category>
		<category><![CDATA[üzere]]></category>
		<category><![CDATA[Yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lutfiye.net/?p=93166</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuğunuz bir anda bebek üzere konuşmaya mı başladı? Bu davranışın nedenini çok araştırıyor, ya da olağan bir durum olarak kabul edip dikkate almıyor musunuz? Uzmanlar, bilhassa kardeş doğumu, okul değişikliği yahut yoğun duygusal periyotların akabinde görülebilen regresyon konusunda ebeveynleri uyarıyor: Asıl dikkat edilmesi gereken, çocuğun daha evvel kazandığı marifetlerde gerçek bir kayıp yaşanıp yaşanmadığı!</p>
<p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/saglik/simariklik-deyip-gecmeyin-cocugun-bebek-uzere-konusmasi-aslinda-ne-anlatiyor.html">‘Şımarıklık’ deyip geçmeyin! Çocuğun bebek üzere konuşması aslında ne anlatıyor?</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><p><strong>Betül Yasemin Kökbek / Milliyet.com.tr &#8211;</strong> <strong>Bir periyot yaşına uygun ve akıcı konuşan çocukların vakit zaman daha küçük bir çocuk üzere konuşmaya başlaması, ebeveynlerde &#8216;Bir sorun mu var?&#8217; telaşına yol açabiliyor.</strong> Uzmanlara nazaran ise bebeksi konuşmayı değerlendirirken sadece konuşmanın biçimine değil; ne vakit ortaya çıktığına, ne kadar sürdüğüne, hangi durumlarda görüldüğüne ve çocuğun daha evvel kazandığı maharetleri koruyup korumadığına bakmak gerekiyor. <strong>Bu davranış birden fazla vakit &#8216;şımarıklık&#8217; ya da &#8216;ilgi çekme çabası&#8217; olarak değerlendirilmemeli; çocuğun yaşadığı hisler ve karşılamaya çalıştığı gereksinimler da göz önünde bulundurulmalı.</strong> <em>Uzm. Psk. Ayşe Burcu Durak ve Çocuk Hastalıkları Uzm. Dr. Pınar Karadeniz regrasyon ismi verilen bu durumu ebeveynler için Milliyet.com.tr okurlarına anlattı.</em></p>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/simariklik-deyip-gecmeyin-cocugun-bebek-uzere-konusmasi-aslinda-ne-anlatiyor-0-D4xU6rul.jpg"/></img></div>
</div>
<p><strong>ÇOCUKLAR NEDEN BEBEK TAKLİDİ YAPMA İHTİYACI DUYUYOR?</strong></p>
<p>Normal biçimde konuşan çocukların bir anda bebek taklidi yapar üzere konuşmaları toplumda ekseriyetle üzerine pek düşülmemesi gereken bir husus olarak kabul görüyor. Fakat bu birtakım durumlarda takviye alınması gereken ve kesinlikle bir uzmanın görüşünün alınması gereken bir husus olarak karşımıza çıkıyor. <strong>Uzm. Psk. Ayşe Burcu Durak&#8217;a nazaran bir çocuğun daha evvel kullandığı yaşına uygun konuşma biçimini bırakıp vakit zaman daha küçük bir çocuğa has ses tonu kullanması, her vakit bir gelişimsel sorun manasına gelmiyor.</strong> Özellikle küçük çocuklarda bu davranış, gelişimin doğal bir kesimi olan süreksiz gerileme (regresyon) biçiminde ortaya çıkabiliyor. <strong>Çocuk Hastalıkları Uzm. Dr. Pınar Karadeniz de mevzuya ait açıklamasını şu formda yapıyor: &#8220;<em>Bir çocuk vakit zaman bebeksi bir ses tonuyla konuşmaya başladığında bizim için değerli olan, bunun sadece konuşma biçiminde bir değişiklik mi olduğu, yoksa çocukta daha evvel kazanılmış bir marifetin sahiden kaybolup kaybolmadığıdır.&#8221;</em></strong></p>
<p>Ancak kimi durumlarda bu davranışın ne vakit ortaya çıktığına bakmak gerekiyor. Uzm. Psk. Ayşe Burcu Durak, <strong>&#8220;<em>Psikolojik açıdan baktığımızda bebeksi konuşma bazen çocuğun ilgi, yakınlık, itimat ve bakım gereksinimini söz etme biçimi olabilir. Çocuk “Ben de küçük olmak istiyorum”, “Benimle de ilgilen”, “Beni hâlâ seviyor musun?” üzere hisleri sözel olarak söz edemediğinde bunu davranış üzerinden gösterebilir. Bunun yanı sıra taklit de kıymetli bir faktördür. Çocuk etrafında daha küçük bir kardeşin bebeksi konuşmalarını duyuyor, bu konuşmaya yetişkinlerin yoğun ilgi gösterdiğini gözlemliyorsa, bu irtibat biçimini deneyebilir. Hasebiyle davranışın ne vakit ortaya çıktığı ve çocuğa ne sağladığı epeyce önemlidir</em>&#8220;</strong> açıklamasında bulunuyor.</p>
<section>
<div>
<p>&#8220;Pediatrist olarak bu türlü bir durumda çocuğun yalnızca konuşmasına değil, gelişimine bir bütün olarak bakarız. Söylenenleri anlaması, kendini söz etmesi, sosyal iletişimi, oyun ve motor marifetleri kıymetlendirilir. İşitmenin de kesinlikle göz önünde bulundurulması gerekir. İşitme kaybı ya da orta kulakla ilgili birtakım meseleler çocuğun konuşma ve lisan gelişimini etkileyebilir. Şayet sahiden bir marifet kaybı varsa, nörogelişimsel ve nörolojik sebepler açısından çocuk kıymetlendirilir ve gerekli görülürse ileri incelemeler planlanır. Çocuğun bulgularına nazaran çocuk nörolojisi, çocuk ve ergen ruh sıhhati, odyoloji ya da lisan ve konuşma terapisi üzere farklı alanlardan da dayanak alınabilir.&#8221; Uzm. Dr. Pınar Karadeniz</p>
</div>
</section>
<p><strong></p>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/simariklik-deyip-gecmeyin-cocugun-bebek-uzere-konusmasi-aslinda-ne-anlatiyor-1-55eNazJc.jpg"/></img></div>
</div>
<p></strong></p>
<p><strong>OKUL ÖNCESİ DÖNEMDE SIKLIKLA GÖRÜLEBİLİR</strong></p>
<p>Bebeksi konuşmanın bilhassa yürümeye başlayan çocukluk ve okul öncesi devirde daha sık görüldüğünün altını çizen Uzm. Psk. Ayşe Burcu Durak, Regresif davranışların bilhassa okul öncesi devirde yaygın olduğunu fakat daha büyük çocuklarda da ortaya çıkabileceğini belirtiyor. <strong>Uzman isim şöyle bir ayrım yapıyor: &#8220;Normal demek, davranışın her şartta göz ardı edilmesi manasına gelmez. Çocuk örneğin 3–5 yaş arasında yaşına uygun konuşabiliyor lakin vakit zaman oyun sırasında yahut ilgi istediğinde bebeksi bir ses kullanıyorsa ve bunun dışında gelişimi yaşına uygun devam ediyorsa, bu çoğunlukla süreksiz ve bağlama bağlı bir davranış olarak kıymetlendirilebilir.</strong> Özellikle okul öncesi devir, çocukların “büyümek” ile “küçük kalmak” arasında gidip gelebildikleri bir devirdir. Bir gün “Ben artık büyüdüm, kendim yapacağım” derken öbür bir gün “Bana sen yardım et” demesi gelişimsel olarak şaşırtan değildir. Lakin çocuğun yaşı ilerledikçe davranışın daima hale gelmesi, fonksiyonelliği bozması yahut gerçek marifet kayıplarının eşlik etmesi durumunda kıymetlendirme gerekir.&#8221;</p>
<p>Çocuğunda bu tip davranışları gören ebeveynlerin akıllarındaki en büyük soru işareti ise kardeş doğumu, aile içinde yaşanan değişiklikler ve okul sıkıntıları. <strong>Uzm. Psk. Ayşe Burcu Durak Özellikle çocuğun hayatında değerli bir değişiklik olduğunda regresif davranışlar görülebileceğini hatırlatıyor. Kardeş doğumunun bunun en bilinen örneklerinden biri olduğunu söyleyen Durak, yeni bebeğin daha fazla bakım ve ilgiye gereksinim duyması, büyük çocuğun kendisini bir anda “büyümüş” ve daha az ilgi gören çocuk üzere hissetmesine sebep olabileceğini söylüyor.</strong> Bu durumda çocuğun daha küçük yaş davranışlarına dönerek ebeveyninin ilgisini yine çekmeye çalışabileceğini iletiyor. Bununla birlikte kardeş doğumunu otomatik olarak “travmatik” yahut sorun yaratıcı bir olay olarak değerlendirmenin hakikat olmadığının altını çizen Durak, kardeş dışında; taşınma, okul değişikliği, okulda yaşanan zahmetler, ebeveynlerin ayrılması, aile içindeki çatışmalar, ebeveynin çocuğa ayırdığı vaktin azalması, hastalık yahut öteki değerli hayat değişikliklerinin de çocukta süreksiz regresif davranışlara taban hazırlayabileceğinin bilgisini verdi.</p>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/simariklik-deyip-gecmeyin-cocugun-bebek-uzere-konusmasi-aslinda-ne-anlatiyor-2-Z3YFBccI.jpg"/></img></div>
</div>
<section>
<div>
<p>Bebeksi konuşma hangi durumlarda uzman takviyesi gerektiren bir işaret olarak görülmeli? &#8220;Burada tek başına “bebeksi konuşuyor” demekten fazla, davranışın beraberinde diğer ne olduğuna bakmak gerekir. Özellikle şu durumlarda çocuk psikiyatristi, çocuk psikoloğu yahut lisan ve konuşma terapistinden kıymetlendirme alınması uygun olur: çocuk daha evvel sahip olduğu söz yahut cümle kurma hünerlerini nitekim kaybediyorsa, bebeksi konuşma giderek artıyor ve daima hale geliyorsa, konuşma dışında toplumsal irtibatta de besbelli gerileme varsa, göz teması, jest kullanımı, karşılıklı irtibat yahut toplumsal ilgi alanlarında bariz değişiklikler ortaya çıkıyorsa, çocuk konuşmayı anlamada yahut kendisini söz etmede besbelli zahmet yaşamaya başladıysa, konuşma değişikliğine yoğun içe kapanma, korku, uyku/iştah değişiklikleri yahut bariz davranış değişiklikleri eşlik ediyorsa, okul yahut toplumsal hayat bariz biçimde etkileniyorsa ve ebeveynlerin “çocuğum artık eskisi üzere değil” formunda bariz bir gelişimsel kayıp müşahedesi varsa.&#8221; Uzm. Psk. Ayşe Burcu Durak</p>
</div>
</section>
<p>Uzm. Dr. Pınar Karadeniz ise çocuğun vakit zaman küçük bir çocuk üzere konuşmasıyla, daha evvel yapabildiği bir şeyi artık yapamaması durumunun birebir olmadığını, sözlerinde, anlamasında, irtibatında ya da öbür gelişim basamaklarında gerçek bir kayıp fark ediliyorsa pediatrik değerlendirmenin geciktirilmemesi gerektiğinin altını çizerek açıklamalarını sonlandırdı.</p>
</p>
<p></p>
<p>Kaynak : Milliyet</p><p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/saglik/simariklik-deyip-gecmeyin-cocugun-bebek-uzere-konusmasi-aslinda-ne-anlatiyor.html">‘Şımarıklık’ deyip geçmeyin! Çocuğun bebek üzere konuşması aslında ne anlatıyor?</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.lutfiye.net/saglik/simariklik-deyip-gecmeyin-cocugun-bebek-uzere-konusmasi-aslinda-ne-anlatiyor.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Almanya’da üniversite hayali kâbusa döndü! Felç geçirdi, akabinde tümör teşhisi aldı</title>
		<link>https://www.lutfiye.net/yasam/almanyada-universite-hayali-kabusa-dondu-felc-gecirdi-akabinde-tumor-teshisi-aldi.html</link>
					<comments>https://www.lutfiye.net/yasam/almanyada-universite-hayali-kabusa-dondu-felc-gecirdi-akabinde-tumor-teshisi-aldi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lütfiye]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 2026 02:58:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Ağır]]></category>
		<category><![CDATA[Ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[akabinde]]></category>
		<category><![CDATA[aldı]]></category>
		<category><![CDATA[alman]]></category>
		<category><![CDATA[almanya’da]]></category>
		<category><![CDATA[döndü]]></category>
		<category><![CDATA[felç]]></category>
		<category><![CDATA[geçirdi]]></category>
		<category><![CDATA[Hayali]]></category>
		<category><![CDATA[hayati]]></category>
		<category><![CDATA[kâbusa]]></category>
		<category><![CDATA[Kan]]></category>
		<category><![CDATA[nemli]]></category>
		<category><![CDATA[şık]]></category>
		<category><![CDATA[teşhisi]]></category>
		<category><![CDATA[tümör]]></category>
		<category><![CDATA[Üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[Uyku]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lutfiye.net/?p=92925</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üniversite eğitimi için Almanya’ya giden Aslı Nur Ayyıldız’ın hayatı, yaşadığı sıhhat sıkıntılarıyla bir anda altüst oldu. Türkiye’de geçirdiği bir rahatsızlık sebebiyle iki ay yatağa bağlı kalan genç kız, Almanya’ya döndükten sonra başlayan şiddetli omuz ve göğüs ağrılarını uzun mühlet gerilim ve yorgunluğa bağladı. Lakin çok sayıda doktora başvurmasına karşın tümör teşhisi konulamayan Aslı’nın göğsündeki kitle, yaklaşık bir yıl sonra çekilen röntgenle ortaya çıktı. Yaşadıklarının akabinde hayata bakışının değiştiğini söyleyen genç kız, üniversite eğitimi için Almanya’ya gitmeye hazırlanan gençlere değerli tavsiyelerde bulundu.</p>
<p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/yasam/almanyada-universite-hayali-kabusa-dondu-felc-gecirdi-akabinde-tumor-teshisi-aldi.html">Almanya’da üniversite hayali kâbusa döndü! Felç geçirdi, akabinde tümör teşhisi aldı</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><p><strong>Betül Topaklı / Milliyet.com.tr &#8211; </strong>Aslı Nur Ayyıldız, 1995 yılında İstanbul’da doğdu. Çocukluğunu renkli ve özgür bir halde geçiren Aslı; toplumsal, geniş bir arkadaş etrafına sahip ve tıpkı vakitte sorumluluk sahibi bir çocuktu. Eğitim hayatı boyunca sınıf birincisi olan Aslı’ya ailesi, ders çalışması ya da ödevlerini yapması konusunda hiçbir vakit baskı kurmadı. Ailesinin kendisini hiçbir mevzuda uyarmasına gerek kalmadığını söyleyen Aslı, “<em>Ben ailenin ‘uslu’ çocuğuydum. Onları memnun etmek için elimden geleni yapardım. Liseyi Cağaloğlu Anadolu Lisesi’nde okudum. Okulda çokça Almanca dersimiz ve Alman öğretmenlerimiz vardı. Alman kültürünü de bu sayede öğreniyorduk. Türkiye’de de birçok nedenden kalmak istemiyordum. Bir yerden sonra ‘Neden Almanya olmasın?’ diye düşünmeye başladım.</em><strong><em> Mühendislik okumaya karar vermiştim ve Almanya bu bahiste dünyada çok güzel bir pozisyondaydı. Orada düzgün bir eğitim alacağımı düşündüğüm için Almanya’da okumaya karar verdim</em>” dedi</strong>. Aslı, Türkiye’den ayrılarak Almanya’da yeni bir hayata başlama sürecini ise şöyle anlattı:</p>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/almanyada-universite-hayali-k-busa-dondu-felc-gecirdi-akabinde-tumor-teshisi-aldi-0-GR1DW4aJ.jpg"/></img></div>
</div>
<section>
<div>
<p>“Almanya’da hayatıma yeni bir fobi eklenmişti: Posta kutumu açmak. Zira devletten gelecek her türlü posta sizin için bir hayat memat problemi haline geliyor. Her an diken üstünde hissediyorsunuz. ‘Ya bir şeyi yanlış yaptıysam, ya kıymetli bir tarihi kaçırdıysam, ya bir ihtar geldiyse?’ diye düşünüyorsunuz. Yepisyeni bir hayat kuruyorsunuz ve kurduğunuz bu hayat, belgelerinize bakan bir iki memurun kararına bağlı hale geliyor. Her an ülkeden gönderilebileceğiniz hissine kapılıyorsunuz. Üniversite esasen güç. Vakit geçtikçe memurlar da sürecin içine dahil oluyor ve üniversitedeki hayatınızı sorgulamaya başlıyorlar. ‘Neden şu kadar kredi aldınız, sebep şu kadar müddette bitirmediniz?’ üzere sorularla karşılaşıyorsunuz. Bir de Almanya’da üniversiteye başlayan herkes eğitimini tamamlayamıyor. Ben inşaat mühendisliği okuyordum ve benim okulumdaki mezuniyet oranı yüzde 13’tü. Yani 100 kişi üniversiteye başlıyorsa sadece 13’ü mezun oluyordu. Almanya’da etrafımdan de gördüğüm kadarıyla insanı en çok yoran maalesef bu iki mevzu oluyor.”</p>
</div>
</section>
<p><strong>‘HAYATIMIN EN KORKUNÇ İKİ AYIYDI&#8217;</strong></p>
<p>Almanya’da Noel tatilinde sekiz günlüğüne Türkiye’ye geldiğini ve dört ay kaldığını anlatan Aslı o günleri, “<em>Kalçamdan yapılan bir iğnenin akabinde iki ay boyunca yatağa bağlı yaşadım. Hayatımın en dehşetli iki ayıydı. Zira yaşadığım durum, tipik bir felçte olduğu üzere sırf hissizlikten ibaret değildi. Her hareketimde dayanılmaz bir acı hissediyordum. Bu süreçte yalnızca sırtüstü yatabiliyor, çok dikkatli bir halde yavaşça sağa ve sola dönebiliyordum. Belden aşağımdaki en küçük titreşim bile büyük bir acıya sebep oluyordu. Sağ bacağımı ise hiç hareket ettiremiyordum. Bana, iyileşsem bile topallayabileceğim söylendi. Üstelik kimse iyileşeceğimin garantisini veremiyordu. <strong>Benim için hâlâ sırlarla dolu bir süreç. Tam olarak ne olduğunu kimse anlayamadı. Çok ağır ilaçların yardımıyla hareket yeteneğim yavaş yavaş geri geldi. Her gün biraz daha yürüyerek hastalığı geride bıraktım. Bu süreçte okuldaki imtihan periyodumu de kaçırdım. Bir sonraki devir çok sayıda imtihana girmem gerekiyordu. Üzerimde o denli büyük bir baskı hissediyordum ki o günleri hatırlamak bile istemiyorum</strong></em>” diyerek anlattı.</p>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/almanyada-universite-hayali-k-busa-dondu-felc-gecirdi-akabinde-tumor-teshisi-aldi-1-ADuqt4hs.jpg"/></img></div>
</div>
<p><strong>‘STRESTEN VÜCUDUMDA TÜMÖR OLUŞTU’</strong></p>
<p>Almanya’da kendisine yeni bir hayat kurmaya çalışırken yoğun gerilim yaşadığını ve bu süreçte bedeninde tümör oluştuğunu söyleyen Aslı, “<em>Önce yavaş yavaş omuz ve göğüs ağrılarım başladı. Başlarda günde bir ağrı kesici kullanıyordum, lakin vakitle bu sayı dört ağrı kesiciye çıktı. Ağrı kesiciler artık işe yaramayınca uyku ilaçları kullanmaya başladım. Bu süreçte onlarca doktora gittim ve birçok kere kan testi yaptırdım. Kan değerlerimdeki yüksek sonuçları enfeksiyona bağladılar. Yaşım genç olduğu için de kimsenin aklına tümör ihtimali gelmedi. Vakitle merdiven çıkmak bile benim için azaba dönüştü. Nefes alıyordum ancak aldığım nefes yetmiyordu. Nöral terapi, manuel terapi ve masaj üzere birçok farklı tedavi prosedürü denendi lakin hiçbirisi ağrılarımı dindirmedi. </em><strong><em>Bu süreç yaklaşık bir yıl devam etti. Lakin hayat siz hastasınız diye durmuyor. Dersler devam ediyor, imtihanlar başlıyordu. Ders çalışmak benim için başlı başına bir azaptı zira kollarım daima ağrıyordu. Sıcak su torbası koyuyor, vakit zaman dışarı çıkıp hava almaya çalışıyordum. Ancak hiçbir şey ağrılarımı geçirmiyordu. Ben tedavi ararken tümörüm de büyümeye devam ediyordu</em>”</strong> formunda konuştu.</p>
<section>
<div>
<p>“Yine de tabiplerden büsbütün ümidimi kesmemiştim. Bir gün İstanbul’dayken bir bayan doktor, yaşadığım ağrıları ciddiye aldı ve beni röntgene yönlendirdi. Röntgen sonucunu birlikte açtığımızda göğsümde büyük bir kitle olduğunu gördük. Bunun üzerine çabucak diğer bir doktor çağırdı ve bir öteki doktora da bildiri attı. Akabinde beni Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesi’ne yönlendirdiler. Hastanede göğsümde bir tümör olduğunu ve dört gün sonra ameliyat edileceğimi öğrendim. Bunun ‘canavar tümör’ olarak isimlendirilen bir tümör çeşidi olduğunu söylediler. Bu isim, tümörün içinde kemik, diş ve saç üzere dokular bulunmasından kaynaklanıyormuş. Ameliyattan evvel bana ‘Ölebilirsin’ dendiğinde hiç üzülmedim. Bugün geriye dönüp baktığımda o devirde sebep bu türlü hissettiğimi hâlâ tam olarak anlayamıyorum. Sanırım yaşadığım büyük yorgunlukla ilgiliydi. Olanlar beni o kadar yormuştu ki mevt niyeti bile benim için ‘Zaten narkoz altında olacağım, öleceğimin farkında bile olmayacağım’ kanısından öteye geçmiyordu.&#8221;</p>
</div>
</section>
<p><strong>‘ÖNCELİKLE SİNİR SİSTEMİNİZİN SAKİNLEŞMESİ GEREKİYOR’</strong></p>
<p>Aslı, tüm bunları yaşarken bile hayattaki gayeleri konusunda endişelenmeye devam ediyordu. “<em>Bugün yoğun bakımdan çıktım, biraz dinlenmeliyim’ demek yerine, ‘Üniversiteye mail atmalıyım’ diye düşünüyordum. Lakin vakitle hayatım yine yoluna girdikçe yaşadıklarımı düşünüp kıymetlendirme fırsatı buldum. O vakit kendime ‘Ben kimim, ne yapıyorum?’ diye sormaya başladım” </em>diyen genç kız,<em> “Maalesef insan, hayatta kalmaya çalışırken bu fikirlere sahip olamıyor. Öncelikle hudut sisteminizin sakinleşmesi gerekiyor. Ben de o rahatlığı sağlayabildikten sonra hayatımın hakikaten değişik bir yere geldiğini fark ettim. Artık insanların ne düşündüğünü yahut beni nasıl gördüğünü eskisi kadar önemsemiyorum. Zayıflıklarımla, bahtımla, hayattaki yerimle ve sahip olduğum tüm dezavantajlarla barıştım. <strong>Şu anda benim için her şeyden evvel gelen şey, sakin bir hudut sistemine sahip olmak. Amaçlarımı de artık bu doğrultuda belirliyorum. Geri kalan her şeyin ise bir biçimde yoluna girdiğine inanıyorum</strong></em>” diyerek, değiştiremeyeceği ne varsa kabul ettiğini ve kendiyle barış içinde yaşamayı öğrendiğini lisana getirdi.</p>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/almanyada-universite-hayali-k-busa-dondu-felc-gecirdi-akabinde-tumor-teshisi-aldi-2-Ii6LWJHG.jpg"/></img></div>
</div>
<p><strong>‘ÇOK EĞLENCELİ GÖRÜNEBİLİR AMA CİDDİ BÜROKRATİK YÜK VAR’</strong></p>
<p>“<em>Avrupa’da yaşamak dışarıdan bakıldığında tahminen çok eğlenceli görünebilir. Ancak Avrupa Birliği üyesi bir ülkede yaşamanın beraberinde getirdiği önemli bir bürokratik yük var</em>” diyen Aslı, “<em><strong>Vize ve oturum süreçleri, resmi prosedürler ve belirsizlikler, yeni bir hayata alışmaya çalışırken tıpkı vakitte çaba etmeniz gereken öbür bir alan oluşturuyor. Bütün bunları bir kenara bırakırsak Almanya’ya çok kısa müddette alıştım ve bu ülkeyi sahiden çok sevdim. Buraya geldiğim için memnunum”</strong></em> dedi.</p>
<p><strong>YAŞADIKLARI SONRASI GENÇLERİ UYARDI</strong></p>
<p>Hastalığının tedavini edildiğini ve şu anda sıhhat durumunun çok düzgün olduğunu anlatan Aslı, üniversite için Almanya’ya gitmeye hazırlanan gençlere şu tavsiyelerde bulundu:</p>
<section>
<div>
<p>&#8220;Öncelikle oturup hakikaten &#8216;Ben bunu sebep yapmak istiyorum?&#8217; diye düşünmelerini tavsiye ederim. Yalnızca etrafınızdaki beşerler bu türlü yaptığı için, daha uygun bir gelecek beklentisiyle ya da diğerlerinin sizden beklediği bir hayatı yaşamak için bu türlü büyük bir karar vermeyin. Bilhassa kısım seçerken kendinize &#8216;Eğer bu dünyada büsbütün yapayalnız olsaydım ve kimsenin ne düşündüğünü önemsemek zorunda olmasaydım, yeniden bu kısmı seçer miydim?&#8217; diye sorun. Zira sonunda o hayatı yaşayacak olan sizsiniz. İnsanların beklentileri değişiyor, kurallar değişiyor ve seçimlerinizi siz yaşıyorsunuz. Hayat nitekim çok kısa. Bu yüzden insanın kendisini neyin memnun ettiğini bulması ve mümkün olduğunca o yönde ilerlemesi gerektiğine inanıyorum.”</p>
</div>
</section>
<p></p>
<p>Kaynak : Milliyet</p><p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/yasam/almanyada-universite-hayali-kabusa-dondu-felc-gecirdi-akabinde-tumor-teshisi-aldi.html">Almanya’da üniversite hayali kâbusa döndü! Felç geçirdi, akabinde tümör teşhisi aldı</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.lutfiye.net/yasam/almanyada-universite-hayali-kabusa-dondu-felc-gecirdi-akabinde-tumor-teshisi-aldi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konutta botoks tesirli maske! Doğal materyallerle ince çizgilere veda edin</title>
		<link>https://www.lutfiye.net/guzellik/konutta-botoks-tesirli-maske-dogal-materyallerle-ince-cizgilere-veda-edin.html</link>
					<comments>https://www.lutfiye.net/guzellik/konutta-botoks-tesirli-maske-dogal-materyallerle-ince-cizgilere-veda-edin.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lütfiye]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 12 Sep 2026 19:58:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[Botoks]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt]]></category>
		<category><![CDATA[çizgilere]]></category>
		<category><![CDATA[Doğal]]></category>
		<category><![CDATA[edin!]]></category>
		<category><![CDATA[Güneş]]></category>
		<category><![CDATA[İnce]]></category>
		<category><![CDATA[konutta]]></category>
		<category><![CDATA[Maske]]></category>
		<category><![CDATA[materyallerle]]></category>
		<category><![CDATA[Nem]]></category>
		<category><![CDATA[tesirli]]></category>
		<category><![CDATA[Uyku]]></category>
		<category><![CDATA[veda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lutfiye.net/?p=92317</guid>

					<description><![CDATA[<p>Vakitle ciltte oluşan kuruluk, nem kaybı ve ince çizgiler yüzün daha yorgun ve mat görünmesine sebep olabiliyor. Daha gergin, yumuşak ve canlı bir cilt görünümü isteyenler ise bakım rutinlerine konutta hazırlanabilen doğal maskeleri ekliyor. Yumurta sarısı, kakao, yoğurt ve bal kullanılarak hazırlanan bu pratik maske, cildin daha nemli ve pürüzsüz görünmesine yardımcı olabilecek bir bakım alternatifi olarak öne çıkıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/guzellik/konutta-botoks-tesirli-maske-dogal-materyallerle-ince-cizgilere-veda-edin.html">Konutta botoks tesirli maske! Doğal materyallerle ince çizgilere veda edin</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<div>
<figure>
<div><span><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/konutta-botoks-tesirli-maske-dogal-materyallerle-ince-cizgilere-veda-edin-0-nMivlBxm.jpg"/> </span></div>
<p>Cilt, yaş ilerledikçe olduğu kadar günlük ömür şartlarından da etkileniyor. Güneşe maruz kalmak, hava kirliliği, sistemsiz uyku, yoğun tempo ve gereğince nemlendirmemek cildin vakitle daha kuru ve cansız görünmesine yol açıyor. Bilhassa nemini kaybeden ciltte ince çizgiler daha besbelli hale gelebiliyor.</p>
</figure>
<figure>
<div><span><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/konutta-botoks-tesirli-maske-dogal-materyallerle-ince-cizgilere-veda-edin-1-STZVK2LQ.jpg"/> </span></div>
<p>Sabahları daha yorgun görünen bir yüz, makyajın cilt üzerinde istenildiği üzere durmaması yahut cildin gün içinde gergin ve kuru hissedilmesi de nem gereksiniminin işaretlerinden biri olabilir. Bu sebeple cilt bakımında sadece görünümü değiştirmeye değil, cildin nemli ve bakımlı kalmasına da değer vermek gerekiyor.</p>
</figure>
<figure>
<div><span><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/konutta-botoks-tesirli-maske-dogal-materyallerle-ince-cizgilere-veda-edin-2-HnVVqVlT.jpg"/> </span></div>
<p>Evde bulunan kolay gereçlerle hazırlanan maskeler de bu noktada bakım rutinine dayanak oluyor. Bunlardan biri olan yumurta sarısı, kakao, yoğurt ve bal karışımı, bilhassa daha yumuşak, nemli ve pürüzsüz görünümlü bir cilt isteyenlerin deneyebileceği pratik tarifler arasında yer alıyor.</p>
</figure>
<figure>
<div><span><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/konutta-botoks-tesirli-maske-dogal-materyallerle-ince-cizgilere-veda-edin-3-3IYXDsb3.jpg"/> </span></div>
<p>Maskeyi hazırlamak için sırf dört materyal gerekiyor. 1 yumurta sarısı, 4 çay kaşığı kakao, 1 çay kaşığı yoğurt, 1 çay kaşığı bal. Öncelikle yumurta sarısını küçük bir kaseye alın. Üzerine kakao, yoğurt ve balı ekleyerek tüm gereçleri güzelce karıştırın. Karışım homojen ve sürülebilir bir kıvama geldiğinde maske kullanıma hazır hale geliyor.</p>
</figure>
<figure>
<div><span><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/konutta-botoks-tesirli-maske-dogal-materyallerle-ince-cizgilere-veda-edin-4-pfPPfkdG.jpg"/> </span></div>
<p>Maskeyi uygulamadan evvel cildinizi temizleyin. Hazırladığınız karışımı göz etrafına ve dudaklara gelmeyecek formda yüzünüze ince bir katman halinde sürün. Yaklaşık 30 dakika beklettikten sonra cildinizi ılık suyla nazikçe durulayın. </p>
</figure>
<figure>
<div><span><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/konutta-botoks-tesirli-maske-dogal-materyallerle-ince-cizgilere-veda-edin-5-2pE2tbhw.jpg"/> </span></div>
<p>Durulama sırasında cildi sert formda ovalamaktan kaçınmak değerli. Maske büsbütün temizlendikten sonra cildinize uygun bir nemlendirici kullanarak bakımınızı tamamlayabilirsiniz.</p>
</figure>
<figure>
<div><span><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/konutta-botoks-tesirli-maske-dogal-materyallerle-ince-cizgilere-veda-edin-6-9RuDrcPe.jpg"/> </span></div>
<p>Maskenin içeriğindeki yoğurt ve bal, cildin daha yumuşak ve nemli hissedilmesini sağlar. Kakao ise bakım karışımına eklenen destekleyici gereçlerden biri olurken, yumurta sarısı maskenin cilt üzerinde daha yoğun bir kıvam oluşturmasına yardımcı olur. </p>
</figure>
<figure>
<div><span><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/konutta-botoks-tesirli-maske-dogal-materyallerle-ince-cizgilere-veda-edin-7-4nziRnSw.jpg"/> </span></div>
<p>Bu sebeple uygulama sonrasında cilt daha yumuşak, nemli ve pürüzsüz görünebilir. Bilhassa kuruluk sebebiyle barizleşen ince çizgiler, cilt gereğince nemlendiğinde daha az dikkat alımlı hale gelir.</p>
</figure>
</div>
</div>
<p></p>
<p>Kaynak : Milliyet</p><p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/guzellik/konutta-botoks-tesirli-maske-dogal-materyallerle-ince-cizgilere-veda-edin.html">Konutta botoks tesirli maske! Doğal materyallerle ince çizgilere veda edin</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.lutfiye.net/guzellik/konutta-botoks-tesirli-maske-dogal-materyallerle-ince-cizgilere-veda-edin.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kalp Yetersizliğinde Belirtiler ve Erken Müdahale: Günlük Yaşamdan Örneklerle Açıklama</title>
		<link>https://www.lutfiye.net/saglik/kalp-yetersizliginde-belirtiler-ve-erken-mudahale-gunluk-yasamdan-orneklerle-aciklama.html</link>
					<comments>https://www.lutfiye.net/saglik/kalp-yetersizliginde-belirtiler-ve-erken-mudahale-gunluk-yasamdan-orneklerle-aciklama.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lütfiye]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 06 Sep 2026 15:59:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[açıklama]]></category>
		<category><![CDATA[ayak bileği şişliği]]></category>
		<category><![CDATA[Belirtiler]]></category>
		<category><![CDATA[çabuk yorulma]]></category>
		<category><![CDATA[Erken]]></category>
		<category><![CDATA[erken tanı]]></category>
		<category><![CDATA[gece]]></category>
		<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[Halsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp]]></category>
		<category><![CDATA[kalp yetersizliği]]></category>
		<category><![CDATA[Kan]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[müdahale]]></category>
		<category><![CDATA[nefes darlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Örneklerle]]></category>
		<category><![CDATA[Uyku]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamdan]]></category>
		<category><![CDATA[yetersizliğinde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lutfiye.net/?p=91465</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kalp yetersizliğinde belirtiler ve erken müdahale: Günlük yaşamdan örneklerle güvenli ve anlaşılır bilgiler.</p>
<p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/saglik/kalp-yetersizliginde-belirtiler-ve-erken-mudahale-gunluk-yasamdan-orneklerle-aciklama.html">Kalp Yetersizliğinde Belirtiler ve Erken Müdahale: Günlük Yaşamdan Örneklerle Açıklama</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşla ilişkilendirilen halsizlik, çabuk yorulma ve ayaklarda şişlik gibi şikayetler çoğu zaman günlük yaşamın normal akışıyla karıştırılıyor. Ancak bu belirtiler, kalbin vücudun ihtiyaç duyduğu kanı yeterince pompalayamamasıyla bağlantılı olabilir. Özellikle günlük aktivitelerde nefes darlığı, sık dinlenme ihtiyacı ve gece uyku kalitesinin bozulması gibi durumlar göz ardı edilmemeli. Medipol Koşuyolu Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Gülay Gök, bu belirtilerin kalp yetersizliğini işaret edebileceğini ifade ediyor.<br /><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/kalp-yetersizliginde-belirtiler-ve-erken-mudahale-gunluk-yasamdan-orneklerle-aciklama-0-nyawtv4t.jpg" alt="Kalp Yetersizliğinde Belirtiler ve Erken Müdahale: Günlük Yaşamdan Örneklerle Açıklama" /></p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/kalp-yetersizliginde-belirtiler-ve-erken-mudahale-gunluk-yasamdan-orneklerle-aciklama-1-rhDeHfL4.jpg" alt="Kalp Yetersizliğinde Belirtiler ve Erken Müdahale: Günlük Yaşamdan Örneklerle Açıklama" /></p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/kalp-yetersizliginde-belirtiler-ve-erken-mudahale-gunluk-yasamdan-orneklerle-aciklama-2-FpfKnwNc.jpg" alt="Kalp Yetersizliğinde Belirtiler ve Erken Müdahale: Günlük Yaşamdan Örneklerle Açıklama" /></p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/kalp-yetersizliginde-belirtiler-ve-erken-mudahale-gunluk-yasamdan-orneklerle-aciklama-3-LrNGGgNK.jpg" alt="Kalp Yetersizliğinde Belirtiler ve Erken Müdahale: Günlük Yaşamdan Örneklerle Açıklama" /></p><p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/saglik/kalp-yetersizliginde-belirtiler-ve-erken-mudahale-gunluk-yasamdan-orneklerle-aciklama.html">Kalp Yetersizliğinde Belirtiler ve Erken Müdahale: Günlük Yaşamdan Örneklerle Açıklama</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.lutfiye.net/saglik/kalp-yetersizliginde-belirtiler-ve-erken-mudahale-gunluk-yasamdan-orneklerle-aciklama.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
