15 Temmuz: Halkın Gücü ve Sinemanın Rolü Üzerine Bir Röportajın Yeniden Betimlemesi

15 Temmuz 2016 gecesi yaşanan olayları, ünlü oyuncu Ali Nuri Türkoğlu’nun gözünden yeniden özetliyoruz. O geceye dair yaşananlar onun ağızından, toplumsal dayanışmanın ve iradenin nasıl öne çıktığını gösteren bir tabloya dönüştü. Türkoğlu, o an yaşananları anlatırken, milletin kararlı duruşunu ve vatandaşların devletin yanında yer alışını vurguluyor.

Gecenin ilk anlarında televizyonu açtığında köprüdeki tankları gördüğünü dile getiriyor; bu görüntüler karşısında duyduğu şaşkınlığı ve o anki hissiyatını aktarıyor. “Çevik Kuvvet’e doğru hareket ettik; motorla ilerlerken, Üsküdar’daki kafelerin önündeki insanlara darbe girişimini anlatan bir bağırışla yaklaşanları uyarıp, durumu farkındalıkla paylaşmak için çabaladık. Saatler 21.30’a yaklaşırken, etraf sakin görünürken bile gerilim yükseliyordu.” Bu döneme ilişkin sözlerinde, halkın o anki inadı ve dayanışması ön plana çıkıyor.
“MÜTHİŞ BİR TOPLUMSAL ŞUUR VAR” diyerek yaşananları özetleyen Türkoğlu, Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü önüne geldiklerinde karşılaştıkları durumu da anlatıyor: pijama ve terliklerle sokağa çıkmış gençlerin kısa sürede yüzlerce kişiye dönüştüğünü belirtiyor. Halkın polise olan desteği ve polisin de onların güvenliğini koruma çabası, bu ortak refleksin göstergesi olarak öne çıkıyor. “İstiklal Marşı’nı başlattığımı hatırlıyorum. Annem de yakında oturuyordu ve o da gelerek tankların önünde direnişe katıldı. Sonunda kimsenin burnu kanamadan olay atlatıldı.” şeklinde aktarılıyor.

NE OLURSA OLSUN BİZİM LİNÇ KÜLTÜRÜMÜZ YOKTUR ifadesiyle devam eden anılarında, darbecilere karşı sabaha karşı teslim olanların sayısının artışını ve bölgeden hızlı şekilde uzaklaştırılmasını da aktarıyor. Dönüş yolunda yaralı bir rütbeli askerin durumu dikkat çekiyor; “linç kültürü yoktur; hayat kurtarmak hukuka hizmet eder” düşüncesiyle hareket edenlerin arasına katılan Türkoğlu, ambulans organizasyonunu da yönlendirmeye çalışıyor. O an fotoğraf çekiminin arkasında yatan haberdeki amacı fark ediyor ve bu görüntünün algı operasyonu olarak kullanılabileceğini iletiyor.
ALGI OPERASYONU MALZEMESİ HALİNE GELMİŞTİ başlığıyla değindiği bu konu, arkasında yatan gerçek ile medyanın yönlendirme çabasını ortaya koyuyor. “Bir fotoğraf karesinde görünmesini arzulayanlar, beni de kendi eksenlerinde kullanmaya çalıştı; fakat o gün olan biten herkesin bildiği bir gerçek olarak ortaya çıktı.” diye anlatıyor.

HALA HELALLİK İSTEYENLER VAR başlığı altında dezenformasyonla mücadeleyi önemseyen Türkoğlu, İletişim Başkanlığı’nın çalışmalarını desteklediklerini belirtiyor. Sosyal medyada karşılaşılan tehdit ve hakaretlere karşı ise sadece medya kuruluşlarına karşı davalar açtığını ifade ediyor. “Zamanla özür dileyenler oluyor; bu durum şu an için değerli bir ibretlik örnek” diyor.
15 TEMMUZ’UN ANLATILDIĞI BİR FİLM YAPILABİLİR görüşüyle sinema sektörüne de ışık tutan Türkoğlu, bir filmin yapılabilmesi için olayların üzerinden zaman geçmesi gerektiğine dair fikrini paylaşıyor. “İyi bir senaryo için 5-10 yıl gerekebilir; halkın her kesimini kapsayan bir iç aksiyon ve ruh hâli öne çıkarılmalı.” diyor. Ayrıca, Türkiye’de daha nitelikli işlerin çoğalması gerektiğini vurguluyor ve “tüm iyi yönetmenlerin ortak bir 15 Temmuz filmi üzerine çalışması, farklı bakış açılarını bir araya getirerek toplumun sesi olabilir” diye ekliyor. Batılı örneklerden ilham alarak sanat ile tarihin bir araya gelmesi gerektiğini ifade eden Türkoğlu, Çanakkale ruhunun bugün de canlı olduğunu vurguluyor. Bu ortak çabanın, gelecekte benzer felaketlerin tekrarlanmasını engelleyeceğine olan inancını belirtiyor.

Kaynak: Yasemin











