Özgüvenin Temelleri: Güvende Hissedilen İlişkilerle Günlük Deneyimlerin Gücü

Psikolog/Çocuk Gelişim Uzmanı Sare Şen’in söyledikleri, özgüvenin sadece övgüyle değil, güvenli bir ilişki ve günlük etkileşimlerle şekillendiğini vurguluyor. Ebeveynlerin son dönemde en çok düşün��düğü konulardan biri, çocukların özgüvenli şekilde büyümesi. Çünkü pek çok ebeveyn, ileride çocuklarının kendini ifade edebilen, karar verebilen ve güçlü hisseden bireyler olmasını arzu eder. Ancak özgüven tek bir davranışla oluşmaz; günlük yaşamın içindeki küçük anlar itibarıyla form kazanır.
ÖZGÜVEN TAM OLARAK NASIL OLUŞUR? Özgüven, sadece kendini iyi hissetmekten ibaret değildir. Çocuğun hatayla karşılaştığında değersiz hissetmemesi, kendi fikrini cesaretle ifade edebilmesi ve bir şeyleri deneyebilme cesaretini bulabilmesiyle yakından ilgilidir. Bu süreçlerin temelini çoğunlukla çocuklukta kurulan güvenli ilişkiler atar. Çocuk, yanında bulunan yetişkinin bakışında kendini tanır ve gördüğü değeri içselleştirir.
SÜREKLİ ÖVMEK GERÇEKTEN ÖZGÜVEN KAZANDIRIR MI? Pek çok ebeveyn, çocuğun özgüveninin artması için sürekli motive etmeye çalışır. Ancak sadece “sen harikasın” demek, uzun vadede yeterli olmayabilir. Çocuğun en çok ihtiyacı, övgüden çok koşulsuz kabul gördüğünü hissetmek ve yanında olduğunu bilmek olarak özetlenebilir. Bazen dinlenmek, fikrinin değerli olduğunu hissettirmek veya hata yaptığında aşağılanmamak bile özgüveni güçlendiren deneyimlerdir.
HATA YAPMASINA İZİN VERMEK NEDEN ÖNEMLİ? Özgüvenli çocuklar hatasız değildir; aksine hatadan güç alan, yeniden denemeye devam edenlardır. Çocuğun her sorunu hemen çözülmek zorunda değildir; bazı konuları kendi deneyimlemesine olanak tanımak, onun öğrenmesini destekler. Çünkü çocuk, “yapabildiğini” yaşayarak gelişir.
KARŞILAŞTIRILMAK ÖZGÜVENİ NASIL ETKİLER? “Bak o nasıl yapıyor…” veya “Sen neden böyle değilsin?” gibi karşılaştırmalar, iyi niyetli olsa da çocukta yetersizlik hissi yaratabilir. Kıyaslanan çocuklar çoğu zaman daha az motive olur; hatta zamanla mevcut halini yeterli görmeyi zor bulabilirler.
ÖZGÜVENİN EN ÖNEMLİ TEMELLERİNDEN BİRİ: GÜVENLİ BAĞ Çocuğun özgüveninin en temel duygularından biri, “Ben olduğum halimle kabul ediliyorum” inancıdır. Güvende hisseden bir çocuk; daha rahat dener, daha kolay ifade eder ve hata yapmaktan daha az korkar. Çünkü değerin sadece başarıyla ölçülmediğini bilir.
Sonuç olarak… Özgüven hızlı bir doğumla oluşmaz; adım adım, küçük deneyimlerle birikir. Bazen bir cümlede, bazen çocuğun dinlendiğini hissettiği anlarda ya da hatayı gördüğünde yaklaşımdaki tutumda belirginleşir. Çocuklar için en çok ihtiyaç duyulan şey kusursuz ebeveynler değil, kendilerini güvende hissedebilecekleri güvenli ilişkiler kurabilmektir. Genelde özgüven, çocuğun kendine bakışından önce, ona bakılan biçimle gelişir.















