Doğumla Gelen Dişler: Nadiren Karşılaşılan Natal ve Neonatal Vakalarının Sağlık Değerlendirmesi

Yeni doğanlar arasında dişli doğumlar nadir görülen bir durum olarak karşımıza çıkabilir. Medipol Sağlık Grubu’ndan Ağız ve Diş Sağlığı Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Damla Kahveciler Toy ile Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Mammad Mammadlı, bu dişlerin sağlık açısından dikkatle izlenmesini ve bazı vakalarda diş çekiminin gerekli olabileceğini belirtiyor. Mevzuata uygun olarak) Doğumla var olan dişler natal dişler, doğumdan sonra ilk 30 gün içinde çıkanlar ise neonatal dişler olarak adlandırılır.

Yaklaşık 2.000 ile 3.000 doğumda bir görülen bu nadir durum, tıbbi bir değerlendirme gerektirebilecek potansiyele sahip. Dr. Toy ve Dr. Mammadlı, dişlerin altında yatan nedenler ve süreçler konusunda genetik, gelişimsel ve çevresel faktörlerin etkileşimini vurguluyor ve çocuk hekimleriyle birlikte klinik ve radyolojik takiplerin önemli olduğunu ifade ediyorlar.
Nadir görülen bir durum olarak kabul edilen bu dişler genellikle alt ön kesici bölgesinde belirir. Adreslenen açıklamalara göre yaklaşık 2.000 ile 3.500 doğumda bir bu tabloya rastlanabilir. Ancak dişlerin köklerinin tam olarak oluşmamış olması, sallanabilirlik veya diş formunun bozuk olması durumlarında çekim kararı alınabilir. Dişin aspirasyon riski taşımadığı ve anne – bebek beslenmesini etkilemediği durumlarda klinik takip yeterli olabilirken, bazı vakalarda çekim gerekli görülebilir.

Bu tedavilerin güvenli biçimde uygulanabilmesi için hastanelerin tam donanımlı olması gerektiğini Dr. Toy özellikle vurguluyor. İlk 10 gün içinde K vitamini düzeylerinin incelenmesi, kanama riskinin yönetilmesi açısından önemli. Natal ya da neonatal dişin ileride diş eksikliğine yol açıp açmayacağı ise çocuk diş hekimi tarafından yapılacak klinik ve radyolojik takiplerle netleşir. Ailelerin paniğe kapılmadan uzman görüşü alması hayati önem taşır.
Dişin düşmesi veya solunum yoluna kaçması riski gibi endişelerin önüne geçmek için dişli bebek vakalarında, dişin emme bozukluğu, dil tahrişi ve annenin göğüs ucunda yara oluşumu gibi sorunlar da dikkatle izlenir. Ancak en önemli kaygı, dişin düşmesi durumunda aspirasyon riskidir. Bu nedenle diş hekimliğiyle birlikte multidisipliner yaklaşım benimsenir ve gerektiğinde diş çekimi kararı alınır. Hastanede takip edilen özel vakalarda bu süreç, uzmanların birlikte çalışmasıyla yönlendirilir.













