<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kadın hakları nedir? kadın hakları ne demek? kadın hakları haberleri ve kadın hakları konusunda en ilginç yazılar.</title>
	<atom:link href="https://www.lutfiye.net/etiket/kadin-haklari/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.lutfiye.net</link>
	<description>Kadın, moda, sağlık, güzellik, cilt bakımı, makyaj, saç bakımı, diyet, dekorasyon gibi bir çok kategoride yenilikleri takip edebilirsiniz.</description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Feb 2026 23:00:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2023/12/cropped-icon-32x32.png</url>
	<title>kadın hakları nedir? kadın hakları ne demek? kadın hakları haberleri ve kadın hakları konusunda en ilginç yazılar.</title>
	<link>https://www.lutfiye.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Emine Erdoğan: Kadınların Gücüyle Yeni Ufuklara Doğru Türkiye Yüzyılı İçin Çalışıyoruz</title>
		<link>https://www.lutfiye.net/yasam/emine-erdogan-kadinlarin-gucuyle-yeni-ufuklara-dogru-turkiye-yuzyili-icin-calisiyoruz.html</link>
					<comments>https://www.lutfiye.net/yasam/emine-erdogan-kadinlarin-gucuyle-yeni-ufuklara-dogru-turkiye-yuzyili-icin-calisiyoruz.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lütfiye]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Feb 2026 23:00:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Aile]]></category>
		<category><![CDATA[AK Parti]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[Çalışıyoruz]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[emine]]></category>
		<category><![CDATA[Emine Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[gücüyle]]></category>
		<category><![CDATA[İçin]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadın güçleri]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Kolları]]></category>
		<category><![CDATA[kadınların]]></category>
		<category><![CDATA[Kan]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[şık]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[teşkilat çalışması]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Yüzyılı]]></category>
		<category><![CDATA[ufuklara]]></category>
		<category><![CDATA[vefa]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yüzyılı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lutfiye.net/?p=73394</guid>

					<description><![CDATA[<p>Emine Erdoğan ile kadınların gücüyle yeni ufuklara; Türkiye Yüzyılı için güç, birlik ve ilerleme vurgusu yapan çalışmalar.</p>
<p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/yasam/emine-erdogan-kadinlarin-gucuyle-yeni-ufuklara-dogru-turkiye-yuzyili-icin-calisiyoruz.html">Emine Erdoğan: Kadınların Gücüyle Yeni Ufuklara Doğru Türkiye Yüzyılı İçin Çalışıyoruz</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Emine Erdoğan, yaptığı konuşmada toplumun dış görünüş üzerinden değer biçildiği eski kalıpları kırmak ve kadının davrandığı her alanda güçlenmesini sağlamak gerektiğini vurguladı. AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen çalıştay kapanışında, kadınların birlik ve dayanışmasının bir aile bütünü gibi olduğuna dikkat çekti. “Bizler sadece bir partinin üyeleri değiliz; sevinçte ve kederde omuz omuza duran, birbirine sıkı bağlarla bağlı bir aileyiz,” diye ifade etti.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/02/emine-erdogan-kadinlarin-gucuyle-yeni-ufuklara-dogru-turkiye-yuzyili-icin-calisiyoruz-0-gKAbDxiL.jpg" alt="Emine Erdoğan: Kadınların Gücüyle Yeni Ufuklara Doğru Türkiye Yüzyılı İçin Çalışıyoruz" /></p>
<p>2001’den bu yana yürütülen mücadeleye değinen Erdoğan, yola çıkarken millet için temiz niyetlerle hareket ettiklerini ve bugünkü konumlarına bu yüzden ulaşabildiklerini belirtti. Rabbimize olan şükranlarını paylaşıp, kendilerine destek veren tüm kardeşlerine teşekkür etti. Ayrıca, geçmişte aramızda olan dava arkadaşlarının ruhlarını rahmetle andı ve onların ruhlarının cennette olmasını temenni etti.</p>
<p>Erdoğan, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan ve ekibine anlamlı bir çalıştay düzenledikleri için teşekkür ederken, bu buluşmanın partinin vefa geleneğinin ve tecrübeye verilen değerinin bir nişanesi olduğunu kaydetti. <u>“Girişimci genç kadrolarımız, kurucularımızın izinden yürümekte; onların bilgi ve tecrübelerinden faydalanıyorlar,”</u> diye ekledi. Kadınların siyasetteki rolünün yalnızca bir temsil değil, özne olduğunun altını çizdi.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/02/emine-erdogan-kadinlarin-gucuyle-yeni-ufuklara-dogru-turkiye-yuzyili-icin-calisiyoruz-1-39515QZZ.jpg" alt="Emine Erdoğan: Kadınların Gücüyle Yeni Ufuklara Doğru Türkiye Yüzyılı İçin Çalışıyoruz" /></p>
<p>Birçok alandaki kazanımların altını çizerken, 2002’den bu yana alınan mesafeyi daima hatırlatan Erdoğan, <strong>“Devlet kademelerindeki kadın sayısı yükseldi; üniversite ve meslek sahibi kadınlar artıyor; kadın milletvekili sayısı çoğaldı”</strong> sözleriyle somut ilerlemeyi özetledi. Sözlerini <u>“Azimle çalışanlar için bir tür namus meselesi olarak gördüğümüz bu dava; toplumsal ilerlemenin merkezinde kadının statüsü yer alır”</u> dedi.</p>
<p>Konuşmasına devam eden Erdoğan, <strong>“Kadınların haklarını savunan ve her alanda eşitliği hedefleyen bir ülke inşa etmek için çalışıyoruz”</strong> ifadesini tekrarladı. <strong>“Türk siyasetine kadın gücünün mühürünü vurduğunuz için teşekkür ederim.”</strong> mesajı eşliğinde, kadınların siyasette elde ettiği başarıların toplumsal hayata yansımasını vurguladı. Konuşmanın sonunda 81 ilin yöresel kumaşlarıyla hazırlanmış Türkiye haritası hediyesiyle onurlandırılan Erdoğan, etkinliğin video gösterimiyle devam etti.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/02/emine-erdogan-kadinlarin-gucuyle-yeni-ufuklara-dogru-turkiye-yuzyili-icin-calisiyoruz-2-rnQbTZvX.jpg" alt="Emine Erdoğan: Kadınların Gücüyle Yeni Ufuklara Doğru Türkiye Yüzyılı İçin Çalışıyoruz" /></p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/02/emine-erdogan-kadinlarin-gucuyle-yeni-ufuklara-dogru-turkiye-yuzyili-icin-calisiyoruz-3-DK2bY8Hf.jpg" alt="Emine Erdoğan: Kadınların Gücüyle Yeni Ufuklara Doğru Türkiye Yüzyılı İçin Çalışıyoruz" /></p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/02/emine-erdogan-kadinlarin-gucuyle-yeni-ufuklara-dogru-turkiye-yuzyili-icin-calisiyoruz-4-LS7xJ3kI.jpg" alt="Emine Erdoğan: Kadınların Gücüyle Yeni Ufuklara Doğru Türkiye Yüzyılı İçin Çalışıyoruz" /></p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/02/emine-erdogan-kadinlarin-gucuyle-yeni-ufuklara-dogru-turkiye-yuzyili-icin-calisiyoruz-5-sIKfebrv.jpg" alt="Emine Erdoğan: Kadınların Gücüyle Yeni Ufuklara Doğru Türkiye Yüzyılı İçin Çalışıyoruz" /></p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/02/emine-erdogan-kadinlarin-gucuyle-yeni-ufuklara-dogru-turkiye-yuzyili-icin-calisiyoruz-6-srQuZQLH.jpg" alt="Emine Erdoğan: Kadınların Gücüyle Yeni Ufuklara Doğru Türkiye Yüzyılı İçin Çalışıyoruz" /></p><p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/yasam/emine-erdogan-kadinlarin-gucuyle-yeni-ufuklara-dogru-turkiye-yuzyili-icin-calisiyoruz.html">Emine Erdoğan: Kadınların Gücüyle Yeni Ufuklara Doğru Türkiye Yüzyılı İçin Çalışıyoruz</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.lutfiye.net/yasam/emine-erdogan-kadinlarin-gucuyle-yeni-ufuklara-dogru-turkiye-yuzyili-icin-calisiyoruz.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ELLE’in 80. Yılında Sanat ve Kadın Gücü Bir Arada</title>
		<link>https://www.lutfiye.net/moda/ellein-80-yilinda-sanat-ve-kadin-gucu-bir-arada.html</link>
					<comments>https://www.lutfiye.net/moda/ellein-80-yilinda-sanat-ve-kadin-gucu-bir-arada.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lütfiye]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Jul 2025 11:00:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Moda]]></category>
		<category><![CDATA[80.]]></category>
		<category><![CDATA[80. yıl]]></category>
		<category><![CDATA[arada!]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[CARE]]></category>
		<category><![CDATA[elle]]></category>
		<category><![CDATA[elle’in]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek]]></category>
		<category><![CDATA[gücü]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadın gücü]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hakları]]></category>
		<category><![CDATA[kadın sanatçılar]]></category>
		<category><![CDATA[kadınların sesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kan]]></category>
		<category><![CDATA[küresel etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[moda]]></category>
		<category><![CDATA[müzayede]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sanat projeleri]]></category>
		<category><![CDATA[sanat ve moda]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası sergi]]></category>
		<category><![CDATA[yılında…]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lutfiye.net/?p=56997</guid>

					<description><![CDATA[<p>ELLE’in 80. yılında sanat ve kadın gücünün buluştuğu özel etkinlikler ve hikayelerle ilham verici bir yolculuğa çıkın. Kadınların sanattaki güçlenmesini keşfedin.</p>
<p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/moda/ellein-80-yilinda-sanat-ve-kadin-gucu-bir-arada.html">ELLE’in 80. Yılında Sanat ve Kadın Gücü Bir Arada</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>80 Yıllık Birikim ve Güçlü Bir Gelecek Vizyonu</h2>
<p>2025 yılı, sadece ELLE dergisinin değil, aynı zamanda kadınların sesini güçlendiren ve toplumda dönüşüm yaratan önemli bir hareketin de yıldönümüdür. Fransa’da 80 yıl önce kurulan ELLE, modanın ötesine geçerek kadınların özgürleşme ve kendini ifade etme platformu haline geldi. Bu yıl, dünya genelinde 250 milyon kadın ve erkek tarafından takip edilen bu ikonik marka, kadınların hak ve özgürlükleri için yürüttüğü mücadelenin 80. yılını kutluyor. ELLE International, Paris merkezli saygın müzayede evi ARTCURIAL ve kadın hakları alanında küresel çapta faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşu CARE ile güçlerini birleştirerek büyük bir projeye imza attı: “80 Years of ELLE / Celebrating Women in Art”.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/07/ellein-80-yilinda-sanat-ve-kadin-gucu-bir-arada-0-2N9WE5qf.jpg" alt="80 Yıllık Birikim ve Güçlü Bir Gelecek Vizyonu" /></p>
<h2>Sanatla Kadınların Gücüne Dair Birliktelik</h2>
<p>Proje kapsamında, dünyanın dört bir yanından 31 kadın sanatçı, ELLE’in temsil ettiği değerlerden yola çıkarak özgürlük, yaratıcılık, eşitlik ve ilham temalarını eserlerine yansıttı. Bu eserler, 2025 yaz aylarında dört farklı şehirde düzenlenecek olan uluslararası sergiyle sanatseverlerle buluşacak: Osaka (4–11 Ağustos) – Expo 2025’te Pavillon France, Bangkok (11–16 Eylül) – Alliance Française, New York (14–17 Ekim) – Fransa Başkonsolosluğu ve Paris (6–14 Kasım) – ARTCURIAL, Hôtel Marcel Dassault. Serginin sonunda 14 Kasım 2025’te Paris’te gerçekleştirilecek özel bir müzayedeyle eserler satışa sunulacak. Bu satıştan elde edilen gelirlerin tamamı, kadınların eğitim, sağlık ve ekonomik hayata katılımını destekleyen CARE projelerine aktarılacak. ELLE’in amacı, sanat aracılığıyla kadınların karşılaştığı sistemsel eşitsizliklere dikkat çekmek ve gerçek çözümler üreterek fark yaratmaktır.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/07/ellein-80-yilinda-sanat-ve-kadin-gucu-bir-arada-1-bVbLi8he.jpg" alt="Sanatla Kadınların Gücüne Dair Birliktelik" /></p>
<h2>80 Yıllık Miras ve Kadın Gücünün Geleceğe Yansıması</h2>
<p>ELLE’in 80. yıl dönümünü kutlama etkinlikleri sadece bu sergiyle sınırlı kalmıyor. Dünya genelinde 50’den fazla ELLE edisyonu, bu özel yıl dönümünü çeşitli içeriklerle anacak. Dergi ve dijital platformlarda, sanat ve modanın kesiştiği içeriklerle, tanınmış sanatçılarla yapılan söyleşilerle ve ELLE arşivlerinden seçilmiş retrospektif çalışmalarla kadınların toplumsal dönüşümdeki rolü vurgulanacak. Ayrıca, bu kutlamalar kapsamında beş farklı kadın sanatçının eserlerinden ilham alan ve sınırlı sayıda üretilen özel bir kapsül koleksiyon da satışa sunulacak. Bu koleksiyon, kadın gücünü ve sanatın dönüştürücü gücünü bir araya getiriyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/07/ellein-80-yilinda-sanat-ve-kadin-gucu-bir-arada-2-HWBqyEve.jpg" alt="80 Yıllık Miras ve Kadın Gücünün Geleceğe Yansıması" /></p>
<h2>Paydaşlardan Gelişmiş Mesajlar ve Destek</h2>
<p>Lagardère News Başkanı ve ELLE International CEO’su Constance Benqué, bu projeyi şu sözlerle özetliyor: “ELLE’in hikayesi, kadınların hikayesidir. Seksen yıldır onlara ilham veriyor, seslerini duyuruyoruz. Bu yıldönümü, sadece geçmişi kutlamak değil; ELLE’in temel değerlerini yeni nesillere aktarmak ve somut projelerle güçlendirmek için bir fırsattır. Moda ve sanat, sadece estetik araçlar değil; aynı zamanda dönüşüm ve özgürleşmenin anahtarlarıdır.”</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/07/ellein-80-yilinda-sanat-ve-kadin-gucu-bir-arada-3-kwO8EfC6.jpg" alt="Paydaşlardan Gelişmiş Mesajlar ve Destek" /></p>
<p>CARE France adına konuşan İletişim Direktörü Adéa Guillot ise, ortaklıklarının kadınların güçlendirilmesine katkısına vurgu yapıyor: “Biz de ELLE gibi 80. yılımızı kutluyoruz. Amacımız; yoksulluk, eşitsizlik ve kadınlara yönelik şiddetle mücadele ederek daha adil ve sürdürülebilir bir dünya inşa etmek. Bu ortaklık, kadınların desteklenmesinin ne kadar hayati olduğunu gösteriyor.”</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/07/ellein-80-yilinda-sanat-ve-kadin-gucu-bir-arada-4-43ewfqQE.jpg" alt="Paydaşlardan Gelişmiş Mesajlar ve Destek" /></p>
<p>ARTCURIAL’un proje liderliğini üstlenen müzayede uzmanı Arnaud Oliveux ise, bu özel projeye ev sahipliği yapmanın gururunu paylaşıyor: “Sanat, toplumsal farkındalık yaratmak ve dönüşüm sağlamak için güçlü bir araçtır. ELLE ve CARE ile birlikte kadınların sesini yükseltmek bizim için büyük bir sorumluluk ve onurdur.”</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/07/ellein-80-yilinda-sanat-ve-kadin-gucu-bir-arada-5-wznP1XEn.jpg" alt="Paydaşlardan Gelişmiş Mesajlar ve Destek" /></p>
<h2>ELLE’in Küresel Etki Alanı</h2>
<p>Bugün ELLE, sadece medya değil, moda, güzellik, dekorasyon ve yaşam tarzı alanlarında da genişleyen bir ekosistem oluşturdu. 200 lisans ve 80 ülkede yayılan marka, aylık 32 milyon okuyucuya ulaşarak kadınların yaşamında aktif bir rol oynuyor. Dijital platformlar ve sosyal medya aracılığıyla kadınların sesi olmaya devam ediyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/07/ellein-80-yilinda-sanat-ve-kadin-gucu-bir-arada-6-tNkt6g5P.jpg" alt="ELLE’in Küresel Etki Alanı" /></p>
<h2>Son Söz ve Geleceğin Umudu</h2>
<p>80 yıl önce başlayan bu yolculuk, bugün sanat, moda ve toplumsal duyarlılığı bir araya getiren büyük bir vizyona dönüştü. ELLE, sadece kendi mirasını kutlamıyor; aynı zamanda kadınların geleceğine yatırım yapmayı sürdürüyor. Çünkü ELLE, bir moda markası olmanın ötesinde, bir duruş, bir ses ve toplumsal dönüşüm hareketidir.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/07/ellein-80-yilinda-sanat-ve-kadin-gucu-bir-arada-7-1Qp1irSK.jpg" alt="Son Söz ve Geleceğin Umudu" /></p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/07/ellein-80-yilinda-sanat-ve-kadin-gucu-bir-arada-8-kO9jWY5R.jpg" alt="ELLE’in 80. Yılında Sanat ve Kadın Gücü Bir Arada" /></p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/07/ellein-80-yilinda-sanat-ve-kadin-gucu-bir-arada-9-hRfw5yHg.jpg" alt="ELLE’in 80. Yılında Sanat ve Kadın Gücü Bir Arada" /></p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/07/ellein-80-yilinda-sanat-ve-kadin-gucu-bir-arada-10-laMWp1zs.jpg" alt="ELLE’in 80. Yılında Sanat ve Kadın Gücü Bir Arada" /></p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/07/ellein-80-yilinda-sanat-ve-kadin-gucu-bir-arada-11-7xYx5tfV.jpg" alt="ELLE’in 80. Yılında Sanat ve Kadın Gücü Bir Arada" /></p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/07/ellein-80-yilinda-sanat-ve-kadin-gucu-bir-arada-12-6zEvJrVU.jpg" alt="ELLE’in 80. Yılında Sanat ve Kadın Gücü Bir Arada" /></p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/07/ellein-80-yilinda-sanat-ve-kadin-gucu-bir-arada-13-vQ3nMn6c.jpg" alt="ELLE’in 80. Yılında Sanat ve Kadın Gücü Bir Arada" /></p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/07/ellein-80-yilinda-sanat-ve-kadin-gucu-bir-arada-14-8RHPWzpG.jpg" alt="ELLE’in 80. Yılında Sanat ve Kadın Gücü Bir Arada" /></p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/07/ellein-80-yilinda-sanat-ve-kadin-gucu-bir-arada-15-kXCPpAc9.jpg" alt="ELLE’in 80. Yılında Sanat ve Kadın Gücü Bir Arada" /></p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/07/ellein-80-yilinda-sanat-ve-kadin-gucu-bir-arada-16-In6S8i8i.jpg" alt="ELLE’in 80. Yılında Sanat ve Kadın Gücü Bir Arada" /></p><p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/moda/ellein-80-yilinda-sanat-ve-kadin-gucu-bir-arada.html">ELLE’in 80. Yılında Sanat ve Kadın Gücü Bir Arada</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.lutfiye.net/moda/ellein-80-yilinda-sanat-ve-kadin-gucu-bir-arada.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünyanın Güncel Sosyal ve Kültürel Çalkantıları Üzerine Derin Bir Analiz</title>
		<link>https://www.lutfiye.net/moda/dunyanin-guncel-sosyal-ve-kulturel-calkantilari-uzerine-derin-bir-analiz.html</link>
					<comments>https://www.lutfiye.net/moda/dunyanin-guncel-sosyal-ve-kulturel-calkantilari-uzerine-derin-bir-analiz.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lütfiye]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Jun 2025 17:00:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Moda]]></category>
		<category><![CDATA[albüm kapağı]]></category>
		<category><![CDATA[analiz]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[Çalkantıları]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Derin]]></category>
		<category><![CDATA[dünyanın]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek]]></category>
		<category><![CDATA[erkek bakışı]]></category>
		<category><![CDATA[feminizm]]></category>
		<category><![CDATA[güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[ironik imaj]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hakları]]></category>
		<category><![CDATA[kadın temsili]]></category>
		<category><![CDATA[Kan]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel]]></category>
		<category><![CDATA[medya eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[medya okuryazarlığı]]></category>
		<category><![CDATA[moda]]></category>
		<category><![CDATA[pop kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Sabrina Carpenter]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal cinsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[Üzerine]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lutfiye.net/?p=55279</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyanın güncel sosyal ve kültürel çalkantılarını detaylı analiz ederek, değişen dinamikleri anlamanıza ve yeni perspektifler kazanmanıza yardımcı oluyoruz.</p>
<p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/moda/dunyanin-guncel-sosyal-ve-kulturel-calkantilari-uzerine-derin-bir-analiz.html">Dünyanın Güncel Sosyal ve Kültürel Çalkantıları Üzerine Derin Bir Analiz</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Günümüz Dünyasında Artan Kargaşa ve Tüketim Toplumu</h2>
<p>Günümüzde dünya, adeta bir kaos ve karmaşa ortamına dönüşmüş durumda. Artan şiddet olayları, devletlerin uyguladığı baskılar ve uluslararası çatışmalar, insanların yaşamını tehdit etmeye devam ederken; kapitalist sistemin devamlılığı için bedenler, kimlikler ve duygular sürekli olarak yeniden şekillendiriliyor. TikTok, billboardlar, müzik klipleri ve estetik filtreler gibi medya araçları, kadın bedenini ve cinselliği modern tüketim stratejilerinin merkezine yerleştirmeye devam ediyor. Bu ortamda, popüler kültürün ve medya temsillerinin kadınların algısı ve toplumdaki yeri üzerinde ciddi etkileri bulunuyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/06/dunyanin-guncel-sosyal-ve-kulturel-calkantilari-uzerine-derin-bir-analiz-0-BWHuTxv1.jpg" alt="Günümüz Dünyasında Artan Kargaşa ve Tüketim Toplumu" /></p>
<h2>Sabrina Carpenter’ın Yeni Albümü ve Tartışmalı Kapak Görseli</h2>
<p>Geçtiğimiz hafta müzik dünyasında dikkatleri çeken gelişmelerden biri, eski Disney yıldızı ve 26 yaşındaki pop sanatçısı Sabrina Carpenter’ın yeni albüm duyurusuydu. Geçen sene çıkardığı &#8216;Espresso&#8217; şarkısıyla kısa sürede listelerin üst sıralarına yükselen Carpenter’ın yeni albümü &#8216;Man’s Best Friend&#8217; henüz piyasaya çıkmadı; ancak albümün adı, kapağı ve ilk şarkısı olan &#8216;Manchild&#8217; sosyal medyada yoğun tartışmalara yol açtı. Bu tartışmaların merkezinde, albüm kapağında yer alan görsel yer alıyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/06/dunyanin-guncel-sosyal-ve-kulturel-calkantilari-uzerine-derin-bir-analiz-1-RFrnThVW.jpg" alt="Sabrina Carpenter’ın Yeni Albümü ve Tartışmalı Kapak Görseli" /></p>
<h2>Albüm Kapağındaki Görsel ve Anlamı</h2>
<p>Kapakta, dizlerinin üstünde çökmüş ve bakışlarını doğrudan izleyiciye yönelten Sabrina Carpenter’ı görüyoruz. Bu görüntü, toplumsal güzellik ve kadınlık normlarına uygun, tatlı ve seksi bir tarzda tasarlanmış. Ama dikkatli bakıldığında, 1959’dan beri kadınlık idealizasyonunu ve standartlaştırmasını simgeleyen Barbie figürünü çağrıştırıyor. Ayakta ve yüzü görünmeyen, takım elbise giymiş, erkek olduğu varsayılan bir figür ise Carpenter’ı saçından tutarak onun üzerinde baskı uyguluyor. Albüm adını taşıyan &#8216;Man’s Best Friend&#8217; ifadesiyle birleştiğinde, bu görsel itaatkâr ve erkek egemen bir kadın imajını pekiştiriyor. Bu yazıda amaç, bu ikonik imajın taşıdığı derin anlamları ve toplumsal tartışmaları irdelemek ve erkek egemen sistemin üretmiş olduğu kadın temsiline eleştirel bir bakış getirmektir.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/06/dunyanin-guncel-sosyal-ve-kulturel-calkantilari-uzerine-derin-bir-analiz-2-TAXmklYy.jpg" alt="Albüm Kapağındaki Görsel ve Anlamı" /></p>
<h2>Sosyal Medya ve Kadın Temsili Üzerine Kritikler</h2>
<p>İlk olarak, sosyal medyada ve çeşitli platformlarda öne çıkan eleştiriler, Sabrina Carpenter’ın sahne ve klip performanslarında ve özellikle bu albüm kapağında, erkek bakışını beslediği ve kadınları aşağılayan bir imaj sunduğu yönünde. Bu eleştiriye katılmakla birlikte, Carpenter’a yöneltilen ve zaman zaman linç boyutuna ulaşan tepkilerin, erkek egemenliğin hâkim olduğu ortamda yeni kadın figürlerine karşı saldırgan tutumlar içerdiğini de göz ardı etmemek gerek. Unutmamak gerekir ki, bu tarz eleştiriler, kadın düşmanlığını yeniden üretmekten başka bir işe yaramaz. Bu noktada, feminist ve seks-pozitif perspektifler ışığında, bireylerin cinselliğiyle ilgili tercihleri kişisel ve özgürdür; ancak burada sorgulanan, bu tercihlerin toplum ve sistemsel yapılarla nasıl şekillendiğidir.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/06/dunyanin-guncel-sosyal-ve-kulturel-calkantilari-uzerine-derin-bir-analiz-3-MkmX1Fjj.jpg" alt="Sosyal Medya ve Kadın Temsili Üzerine Kritikler" /></p>
<h2>İroni ve Bilinçli İmaj Yöneticiliği Tartışması</h2>
<p>İkinci bir savunma hattı, Sabrina’nın bu görsel ve genel imajını &#8216;ironik&#8217; olarak tanımlayan yaklaşımlardır. Bu görüş, Carpenter’ın belli ki, her şeyin farkında olarak ve bilinçli biçimde bu tarz bir imajı benimsediği ve yönettiği iddiasını taşır. Örneğin, &#8216;Short n’ Sweet&#8217; albüm sürecinde ve kliplerde, saf ve masum bir kadın imajı ile, aslında kontrolü elinde tutan ve ironi yapabilen bir sanatçı portresi çiziliyor. Ancak, bu imajların &#8216;ironik&#8217; olarak adlandırılması pek de ikna edici değildir. Çünkü, ortaya çıkan sonuç, erkek egemen normlara uygun ve stereotypik kalıplarla uyumlu, &#8216;bimbo&#8217; (aptal ama seksi) stereotipini yansıtan bir görsel ve davranışlar bütünüdür. Bu durumda, Carpenter’ın bilinçli olarak bu rolde olması, onun bu imajı yaratırken, aslında normlara hizmet ettiğini gösterir. Bu nedenle, ironik kavramı, gerçek anlamıyla dönüşüm ve normları sarsan bir ironi değil, sürdürülebilir ve risksiz bir pazarlama stratejisi olarak kalır.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/06/dunyanin-guncel-sosyal-ve-kulturel-calkantilari-uzerine-derin-bir-analiz-4-3xC6kd4h.jpg" alt="İroni ve Bilinçli İmaj Yöneticiliği Tartışması" /></p>
<h2>Carpenter’ın Röportajları ve Performansları Üzerinden Toplumsal Eleştiri</h2>
<p>Sabrina Carpenter’ın Rolling Stones dergisine verdiği röportajda, &#8216;Juno&#8217; isimli şarkısına ve performanslarına dair yaptığı açıklamalar, bu tartışmalara yeni bir boyut kazandırıyor. Şarkıda geçen ve konserlerde farklı şekilde canlandırdığı seks pozisyonlarıyla, sosyal medyada viral olan bu performanslar, ebeveynler tarafından &#8216;çocuklar için uygun değil&#8217; şeklinde eleştiriliyor. Carpenter ise, bu tepkilere mizahi ve ironi çerçevesinde yaklaşmakta ve şunları söylüyor: &#8220;İnsanların şikayetleri hep aynı, seks hakkında şarkı söylemek. Ama aslında, bizim popüler hale getirdiğimiz ve sürekli tekrarladığımız bu şarkılar, gerçek anlamda cinselliğin kendisi. Bunu fark ediyorum ve eğlenmek için yapıyorum.&#8221; Bu yaklaşım, onun kendi performansını ve tercihlerini &#8216;bilinçli&#8217; ve &#8216;kontrollü&#8217; gösterme çabasıdır. Ancak, burada önemli olan nokta, bu tercihin, milyonlarca insanın gözünde ve medyada nasıl algılandığıdır. Toplumda kadınların, özellikle genç ve ünlü kadınların, cinselliğe dair ifadeleri ve performansları, erkek egemen bakışla şekillenmiş ve bu normlara uygun olmalı mı sorusunu gündeme getirir.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/06/dunyanin-guncel-sosyal-ve-kulturel-calkantilari-uzerine-derin-bir-analiz-5-ggdG24kP.jpg" alt="Carpenter’ın Röportajları ve Performansları Üzerinden Toplumsal Eleştiri" /></p>
<h2>Kapak Görselinin Toplumsal ve Etik Boyutları</h2>
<p>Kapak görseline dönersek, bu ikonik imajın herkes tarafından aynı şekilde anlaşılmayacağını, farklı yaş ve bilgi seviyelerine sahip bireylerin farklı anlamlar çıkarabileceğini unutmamalıyız. Bir çocuk veya medya okuryazarlığı olmayan biri için, bu görsel doğrudan aşağılayıcı ve cinsiyetçi bir temsil olarak görülebilir. Bu yüzden, burada ele alınan konu, Sabrina Carpenter’ın kişisel yaşamı değil; bu görselin ve imajın, geniş kitlelere sunulması ve toplumda yaratacağı etkidir. Kadına yönelik şiddetin arttığı, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin derinleştiği ve aşırı sağın yükselişte olduğu günümüzde, bu tür temsillerin sorgulanması hem etik hem de politik açıdan büyük önem taşır. Bu bağlamda, medya ve sanatçıların sorumluluğu, bu imajların toplumsal etkilerini göz önünde bulundurarak hareket etmektir.</p>
<h2>Feminizm ve Eleştirel Yaklaşımlar</h2>
<p>Elbette, Sabrina’nın bu tarz temsilleriyle &#8216;feminizmi 50 yıl geriye götürdüğü&#8217; iddiaları abartılı ve temelsizdir. Ancak, kadın ve LGBTİ+ bireylerin var olabilmek ve özgürce yaşamak için her gün mücadele ettiği bu ortamda, eril bakışa uygun bir kadın imajını &#8216;ironi&#8217; ya da &#8216;bilinçli tercih&#8217; olarak meşrulaştırmak, aslında sistemin devamını sağlar. Bu düzen içinde, kadınları tüketime ve nesneleştirmeye açan temsillerin sorgulanması ve eleştirilmesi, toplumsal dönüşümün temel taşlarından biridir. Kadınların ve gençlerin, medyada ve sanat alanında gördükleri temsillerin, gerçek özgürlük ve eşitlik mücadelesinin bir parçası olabilmesi için, eleştirel bakış ve farkındalık şarttır.</p>
<p><em>Yazı: Merve Duran</em></p>
<p>Kaynak: Elle</p><p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/moda/dunyanin-guncel-sosyal-ve-kulturel-calkantilari-uzerine-derin-bir-analiz.html">Dünyanın Güncel Sosyal ve Kültürel Çalkantıları Üzerine Derin Bir Analiz</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.lutfiye.net/moda/dunyanin-guncel-sosyal-ve-kulturel-calkantilari-uzerine-derin-bir-analiz.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Normal Doğum Eylem Planı ve Toplumsal Tartışmalar</title>
		<link>https://www.lutfiye.net/saglik/normal-dogum-eylem-plani-ve-toplumsal-tartismalar.html</link>
					<comments>https://www.lutfiye.net/saglik/normal-dogum-eylem-plani-ve-toplumsal-tartismalar.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lütfiye]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Apr 2025 06:00:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Anne]]></category>
		<category><![CDATA[bilinçlendirme]]></category>
		<category><![CDATA[Doğal]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[doğum eylem planı]]></category>
		<category><![CDATA[doğum oranları]]></category>
		<category><![CDATA[doğum tercihi]]></category>
		<category><![CDATA[eylem]]></category>
		<category><![CDATA[Farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hakları]]></category>
		<category><![CDATA[nemli]]></category>
		<category><![CDATA[normal]]></category>
		<category><![CDATA[Normal Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[planı]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık politikası]]></category>
		<category><![CDATA[sezaryen]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[tartışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[toplum sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal]]></category>
		<category><![CDATA[uzman görüşleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lutfiye.net/?p=47417</guid>

					<description><![CDATA[<p>Normal doğum eylem planı ve toplumsal tartışmalar hakkında kapsamlı bilgiler, güncel yaklaşımlar ve toplumun görüşleri ile ilgili detaylar burada.</p>
<p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/saglik/normal-dogum-eylem-plani-ve-toplumsal-tartismalar.html">Normal Doğum Eylem Planı ve Toplumsal Tartışmalar</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı&#8217;nın öncülüğünde hayata geçirilen ve 2024 yılının ekim ayında resmen yürürlüğe giren &#8220;Normal Doğum Eylem Planı&#8221;, doğum şekli tercihlerinde köklü ve kalıcı bir dönüşüm gerçekleştirmeyi amaçlamaktadır. Bu kapsamlı plan, özellikle &#8220;Doğal olan normal doğum&#8221; sloganı ve kamuoyunun yoğun ilgisini çeken Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu&#8217;nun açıklamalarıyla geniş yankı uyandırmıştır. Bakanlığın resmi internet sitesi üzerinden yayımlanan eylem planında, 2025 yılı sonuna kadar sezaryen oranlarının %5 oranında azaltılması gibi ciddi hedefler belirlenmiş olup, bu hedeflere ulaşmak adına çeşitli stratejiler ve uygulamalar hayata geçirilecektir.</p>
<p>Plan, toplumun bilinç düzeyini artırmak amacıyla kongreler, seminerler ve halka açık bilinçlendirme kampanyaları düzenlemeyi ön planda tutmaktadır. Ayrıca, gebelerin ve yakınlarının bilgilendirilmesi ve bilinçli seçim yapabilmeleri adına her hafta en az bir gün olmak üzere detaylı bilgilendirme faaliyetleri gerçekleştirilecektir. Gebelerin birebir takip edilmesi, ebe desteğinin güçlendirilmesi ve psikolojik destek hizmetlerinin artırılmasıyla, doğum sürecine ilişkin olası kaygıların ve korkuların azaltılması hedefleniyor. Yerel televizyon ve radyo programları aracılığıyla doğum uzmanları, ebeler ve daha önce normal doğum yapmış tanınmış kişilerin katılımıyla hazırlanan bilgilendirici içerikler, toplumun geniş kesimlerine ulaşacaktır. Bu sayede, kadınların doğum tercihi konusunda farkındalık ve özgür irade ön plana çıkarılmaya çalışılmaktadır.</p>
<p>Planın önemli unsurlarından biri de, Robson sınıflamasında sezaryen oranları yüksek olan sağlık kuruluşlarındaki hekimlere yönelik farkındalık çalışmalarını içermektedir. Bu kapsamda, mektupla bilgilendirme, yüz yüze görüşmeler ve seminerler düzenlenerek, hekimlerin ve gebelerin ortak karar alma süreçleri desteklenecektir. Ayrıca, tüm faaliyetler ve etkinlikler, fotoğraf ve video içerikleriyle belgeye alınarak, 10 Temmuz’a kadar Sağlık Bakanlığı’nın resmi internet sitesine düzenli olarak aktarılacaktır. Bu sayede, şeffaflık ve etkinlik takibi sağlanmak istenmektedir.</p>
<h2>Uzman Görüşleri ve Tartışmalar</h2>
<p><strong>“Hekim ve anne birlikte karar vermeli”</strong></p>
<p>İktidarın bu yeni eylem planını ve açıklamaları Cumhuriyet gazetesine değerlendiren CHP Ankara Milletvekili Aylin Yaman, planın ve uygulamaların temel sorunlarına dikkat çekmiştir. Yaman, yaptığı açıklamada, &#8220;Ülkemizde her şey tuhaf bir noktaya doğru yol alıyor. Hekimlerin ve annelerin ortak karar vermesi gerektiği halde, hükümetin bu kararları tek taraflı ve zoraki biçimde dayatmaya çalışması gerçekten endişe vericidir. Vajinal doğum, hem anne hem de hekim ortak kararıyla gerçekleşebilecek bir süreçtir ve dünya genelinde teşvik edilen bir uygulamadır. Ancak, bu plan ve açıklamalar, kadının psikolojisini olumsuz yönde etkileyebilir ve bilinçli seçim yapma hakkını zedeleyebilir&#8221; şeklinde görüşlerini ifade etmiştir.</p>
<p>Yaman, sözlerine şu şekilde devam etmiştir: &#8220;Halkı bilinçlendirme çalışmaları yapılmalı, kadının normal doğum yapmama veya sezaryen olma hakkı olduğu konusunda özgür iradesi ön planda tutulmalıdır. Sağlık Bakanlığı’nın bu konudaki tutumu, kadınların kendilerini kötü veya yetersiz hissetmesine neden olmamalıdır. Unutulmamalıdır ki, normal doğum veya sezaryen kararı, tamamen kadının ve hekimin ortak ve bilinçli bir kararı olmalıdır. Bu nedenle, sağlık politikaları ve uygulamalar, kadın haklarına saygı ve özgür iradeye öncelik vermelidir&#8221; diye eklemiştir.</p>
<h2>Normal Doğum Eylem Planı ve Toplumsal Yansımaları</h2>
<p>Sağlık Bakanlığı&#8217;nın yeni başlatmış olduğu &#8220;Normal Doğum Eylem Planı&#8221;, Türkiye’de doğum şekli tercihlerinde köklü bir dönüşüm yaratmayı amaçlayan kapsamlı bir projedir. Bu plan, anne adaylarının ve ailelerinin bilinçlendirilmesi, sezaryen oranlarının azaltılması ve doğumun doğal sürecinin teşvik edilmesi gibi temel hedefler üzerine inşa edilmiştir. Planın yürürlüğe girmesiyle birlikte, toplumda ve sağlık camiasında farklı görüşler ve tartışmalar ortaya çıkmaya başlamıştır. Bu süreçte, 10 Temmuz’a kadar her hafta düzenlenecek bilgilendirme toplantıları ve medya programlarıyla toplumun bilinç düzeyinin artırılması planlanmaktadır.</p>
<p>Ayrıca, gebelerin birebir takip edilmesi ve ebe desteğinin güçlendirilmesiyle, doğum sırasında yaşanabilecek olumsuzlukların önüne geçilmesi amaçlanmaktadır. Yerel televizyon ve radyo kanalları üzerinden gerçekleştirilecek bilgilendirme kampanyalarıyla, özellikle kadınların doğum tercihi konusunda özgür iradeleri ön plana çıkarılmaya çalışılmaktadır. Bununla beraber, planın en dikkat çeken yönlerinden biri de, sezaryen oranlarının yüksek olduğu sağlık kuruluşlarındaki hekimlere yönelik farkındalık çalışmalarına odaklanmasıdır. Yüz yüze görüşmeler ve mektupla bilgilendirmelerle, hekimin ve annenin ortak kararını teşvik eden uygulamalar öngörülmektedir. Tüm bu faaliyetler, görsel ve yazılı içeriklerle desteklenerek, şeffaflık ve etkinlik takibi amacıyla kamuoyuyla paylaşılacaktır.</p>
<h2>Uzman ve Sivil Toplum Görüşleri</h2>
<p><strong>“Hekim ve anne birlikte karar vermeli”</strong></p>
<p>Bu yeni yaklaşımı ve planı değerlendiren uzmanlar ve sivil toplum temsilcileri, temel olarak, kadın haklarının ve özgür iradenin korunması gerektiğine vurgu yapmaktadır. Özellikle, sağlık uygulamalarında, hekimin ve annenin ortak ve bilinçli karar vermesinin önemine dikkat çekilmektedir. Dünya sağlık standartlarıyla uyumlu olan normal doğum teşviklerinin, zorunluluk ve baskı unsurlarıyla değil, bilgilendirme ve gönüllülük esasına dayanması gerektiği görüşü öne çıkmaktadır. Yapılan tartışmalarda, planın amacının sezaryen oranlarını azaltmak olduğu kadar, kadınların psikolojik ve fizyolojik haklarına saygı gösteren bir yaklaşım geliştirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Ayrıca, toplumda ve sağlık sisteminde bu konuda farkındalık oluşturulması, en temel öncelik olmalıdır. Bu nedenle, sağlık politikalarının, kadınların yaşam kalitesini ve özgür iradesini esas alan şekilde düzenlenmesi gerektiği belirtilmektedir.</p><p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/saglik/normal-dogum-eylem-plani-ve-toplumsal-tartismalar.html">Normal Doğum Eylem Planı ve Toplumsal Tartışmalar</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.lutfiye.net/saglik/normal-dogum-eylem-plani-ve-toplumsal-tartismalar.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Küçük Mutlu Anların Peşinde: Sıla ile Röportaj</title>
		<link>https://www.lutfiye.net/moda/kucuk-mutlu-anlarin-pesinde-sila-ile-roportaj.html</link>
					<comments>https://www.lutfiye.net/moda/kucuk-mutlu-anlarin-pesinde-sila-ile-roportaj.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lütfiye]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 Mar 2025 23:00:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Moda]]></category>
		<category><![CDATA[anların]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek]]></category>
		<category><![CDATA[genç kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Kızılcık Şerbeti]]></category>
		<category><![CDATA[küçük]]></category>
		<category><![CDATA[moda]]></category>
		<category><![CDATA[Mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[oyunculuk]]></category>
		<category><![CDATA[peşinde:]]></category>
		<category><![CDATA[röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[sıla]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilirlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lutfiye.net/?p=40732</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sıla ile gerçekleştirdiğimiz özel röportajda, müziğin ve hayatın küçük mutlu anlarını keşfedin. Sanatçının ilham kaynaklarını, hayata dair düşüncelerini ve duygusal yolculuğunu öğrenin.</p>
<p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/moda/kucuk-mutlu-anlarin-pesinde-sila-ile-roportaj.html">Küçük Mutlu Anların Peşinde: Sıla ile Röportaj</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Küçük Mutlu Anların Peşinde</h2>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/03/kucuk-mutlu-anlarin-pesinde-sila-ile-roportaj-0-ddTAuESk.jpg" alt="Küçük Mutlu Anların Peşinde" /></p>
<p>Küçük mutlu anlara ve sadece duyguların rotasında yaşamaya değer veren genç bir kadın var karşımızda. Kalbi, başka türlüsünü bilmediği için, sevgi hep hayatının merkezinde. Yeni olasılıklara ve keşiflere doğru tutkuyla yol alırken onu bir günlüğüne durdurduk ve en derinindeki tüm anlamlarına değmeye çalıştık.</p>
<p><strong><i>Nasılsın? Yoğun bir takvimin var, hayat nasıl gidiyor?</i></strong></p>
<p>Hayat, tüm koşturmacaya ve kargaşaya rağmen benim için çok güzel gidiyor.</p>
<p><strong><i>2024 senin için nasıl bir yıl oldu, memnun musun sana getirdiklerinden? Nelere teşekkür edersin?</i></strong></p>
<p>2024 inişli çıkışlı bir sene oldu. Mental olarak zaman zaman zorlandığım, fakat her şeye rağmen çok da keyif aldığım bir yıldı. Evrene, yaşadığım her şey için -iyi ya da kötü- teşekkür etmeyi alışkanlık haline getirdim. 2024’e de aldığı ve verdiği her şey için minnettarım.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/03/kucuk-mutlu-anlarin-pesinde-sila-ile-roportaj-1-IXcW7Efm.jpg" alt="Küçük Mutlu Anların Peşinde: Sıla ile Röportaj" /></p>
<p><strong><i>“Kızılcık Şerbeti” tam gaz gidiyor; temposu ve seyircinin sevgisi hiç düşmüyor. Sence bu işin en büyük sihri ne?</i></strong></p>
<p>“Kızılcık Şerbeti” artık hepimizden bir parça gibi. O yüzden ara ara eleştirsek de kızsak da bırakamıyoruz. Seyirciye çok samimi bir noktadan dokunduk, onlar da bir an olsun bizi yalnız bırakmıyorlar.</p>
<p><strong><i>Canlandırdığın Doğa karakteri en başından beri çok ilgi çekti. Onunla sevindik, onunla üzüldük, onunla sinirlendik. Doğa’nın mizacını, doğruları ve yanlışlarıyla nasıl tarif edersin? İlk bölümden bu yana 80 haftada tavrında en çok ne değişti?</i></strong></p>
<p>Ben Doğa’yı hep daha sakin bir yerden almayı tercih ettim. Çevremden gözlemlediğim kadarıyla, bir ailenin en büyük bireyleri genelde duygularını daha içinde yaşayan insanlar. Doğa da herkesin yanında acısını, sevincini daha sakin ve kontrollü yansıtır gibi geldi. İkili ilişkilerde verdiği tepkilerinde de hep toyluğunu vurgulamaya çalıştım. Ancak anne olduktan sonra bambaşka bir Doğa ile tanıştık. Çocuğunu her şeyin önüne koyan, ne istediğini ve istemediğini bilen, daha net bir kadına evrildi.</p>
<p><strong><i>Doğa’yı oynarken senaryonun dışına çıkıp doğaçlama ilavelerin oluyor mu?</i></strong></p>
<p>Bir karakterle bu kadar iç içe olmak, bazı şeyleri refleks haline getiriyor. Tartışmalı sahnelerde yazılanın aksine daha sakin tepkiler vermeyi tercih ediyorum. Tüm sahneleri çok yüksek bir duygudan almamaya özen gösteriyorum.</p>
<p><strong><i>Çok genç yaşta en sevilen oyunculardan biri oldun. Başarı sence ne anlama geliyor? Ve başarıda şansın etkisine inanır mısın?</i></strong></p>
<p>Başarı benim için hiç materyalist bir yerde değil. Kendim mutluysam, birilerini mutlu edebiliyorsam yahut yaptığım işten eminsem, işte o zaman kendimi başarılı hissediyorum. Tabii, emeğimin karşılığını görmek de inanılmaz bir mutluluk kaynağı. Şansa inanırım ve şansın kalbi temiz tutmaktan geçtiğine inanırım.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/03/kucuk-mutlu-anlarin-pesinde-sila-ile-roportaj-2-DLc33UYe.jpg" alt="Küçük Mutlu Anların Peşinde: Sıla ile Röportaj" /></p>
<p><strong><i>Gözlemci, taklitçi bir çocuk muydun? Hayatta yapmak istediğinin oyunculuk olduğuna karar verdiğin anı hatırlıyor musun?</i></strong></p>
<p>Evet, inanılmaz. Küçükken saatlerce bebeklerimle hikayeler kurar, oyunlar oynardım. Erkek bebeklerim olmadığı için bazen bebeklerin kafasını koparıp hikayede “erkek” karakter yaratırdım. Küçük yaştan itibaren aileyi eğlendiren, gördüğünü taklit eden biriydim. İlk sahne deneyimim anaokulundaydı. Sonra lise zamanı tiyatro ekibine katıldım ve o kuliste kararımı çoktan vermiştim.</p>
<p><strong><i>Oyunculuk yapmak için İzmir’i bırakırken evini, aileni arkadaşlarını da arkanda bıraktın. Özlemiyor musun?</i></strong></p>
<p>Tabii ki ailemi çok özlüyorum fakat hayallerim de vazgeçilecek gibi değil. İlk zamanları hatırlıyorum, hiç kimsemiz yoktu. Bir odada annem, babam ile ağladığımız bir an hatırlıyorum. Çok zordu. Fakat üstesinden geleceğimi de biliyordum çünkü ne olursa olsun arkamda ailem vardı.</p>
<p><strong><i>Gencecik bir kızsın, koca bir şehir, zor ve rekabetçi bir sektör… İlk geldiğinde İstanbul seni korkuttu mu? Düzenini nasıl yarattın, aidiyet bağını nasıl kurdun?</i></strong></p>
<p>İlk başta adapte olmakta zorlandım ama zamanla her yerde yaşayabileceğimi fark ettim. Aidiyet duygum sanırım şehirlere değil, kişilere. O yüzden şu an bile İstanbul’a aidiyet hissediyorum diyemem.</p>
<p><strong><i>Uzaktan renkli bir dünya ama aslında hiç kolay değil… Mesleğin sende neler değiştirdi, hayatla ilgili sana neler öğretti, karakterini nasıl etkiledi?</i></strong></p>
<p>Daha sabırlı, daha beklentisiz, daha şaşırmayı bıraktığım bir karaktere evrildim galiba bazı konularda.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/03/kucuk-mutlu-anlarin-pesinde-sila-ile-roportaj-3-xRk2SnZh.jpg" alt="Küçük Mutlu Anların Peşinde: Sıla ile Röportaj" /></p>
<p><strong><i>Yapacağın işlerde şaşırtmak ve ters köşe yapmak gibi bir derdin olur mu? Risk almakla ilgili ne düşünürsün? Mesela bundan sonra keşke şöyle bir karakter oynasam dediğin bir rol/tür var mı?</i></strong></p>
<p>Daha önce de söylediğim gibi, derdim hiçbir zaman reyting olmayacak. Bu yüzden risk almayı göze alabilirim. İçime sinen projelerde farklı karakterlere hayat vermek beni inanılmaz heyecanlandırıyor. Güçlü kadın hikayelerinin bir parçası olmayı çok isterim.</p>
<p><strong><i>Zihinsel ya da fiziksel olarak oynadığın rollerin ne kadar süre etkisinde kalıyorsun?</i></strong></p>
<p>Çok yoğun çalıştığım dönemlerde, bazen rüyalarıma bile girdiği oluyordu. Bazı zor günlerin ardından eve gelip saatlerce sessiz oturduğum zamanlar da oldu. Ama genelde sahnede “kestik” dediğimiz anda, karakteri üzerimden atmayı başarabiliyorum.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/03/kucuk-mutlu-anlarin-pesinde-sila-ile-roportaj-4-zvXLjExd.jpg" alt="Küçük Mutlu Anların Peşinde: Sıla ile Röportaj" /></p>
<p><strong><i>Oyun oynamak, başka bir insanın hayatını yaşamak, aynı zamanda günün büyük bir bölümü kendin olamamak demek. Bu sana nasıl bir his veriyor?</i></strong></p>
<p>Sıla olarak belki de hiç deneyimleyemeyeceğim şeyleri yaşıyorum. Bu bazen düşündürüyor, bazen de mutlu ediyor.</p>
<p><strong><i>Çok deneyimli oyuncularla çalıştın, “Kızılcık Şerbeti”nde de pek çok usta isimle karşılıklı sahnen var; onlardan aldığın ve aklında kalan bir tavsiye var mı?</i></strong></p>
<p>Genelde içgüdülerimin doğru olduğu yönünde yorumlar alıyorum. İnsanları yormadan hissettiklerimi aktarabildiğim söyleniyor. Oyuncularımızın dışında genel olarak duyduğum şey, hislerime güvenmem ve kulak vermem gerektiği yönünde.</p>
<p><strong><i>Güzellik kavramının da çok konuşulduğu bir sektörde kadın oyunculara bazı estetik baskılar ve dayatmalar yapıldığını hep duyuyoruz, oyuncular da anlatıyor zaten. Sen daha çok genç ve güzelsin, ama bu konudaki düşüncelerin nedir?</i></strong></p>
<p>Maalesef, kadınların bu tür durumlara maruz kalması çok üzücü. Ben, güzelliğin mutlulukla doğru orantılı olduğunu düşünüyorum. Keşke hiçbir kalıba sokulmadan mutluluğumuza odaklanabilsek.</p>
<p><strong><i>Oyuncular farklı roller için dans, at binme, paraşütle atlama gibi farklı becerileri öğrenebiliyor. Bunların dışında yeteneği beslemek için neler yapılmalı sence? Senin planlarında neler var?</i></strong></p>
<p>Farkındalık ve empati. Ben duygularımdan kaçmak yerine onları kucaklamayı tercih ediyorum. Önce kendimi, sonra da başkalarını ve canlandırdığım karakterleri anlamaya özen gösteriyorum.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/03/kucuk-mutlu-anlarin-pesinde-sila-ile-roportaj-5-cLNiuYqq.jpg" alt="Küçük Mutlu Anların Peşinde: Sıla ile Röportaj" /></p>
<p><strong><i>Çalışmadığın anlarda seni neler dinlendirir?</i></strong></p>
<p>Şu sıralar evde olmak bana çok iyi hissettiriyor. Hiçbir şey yapma sorumluluğumun olmadığı günlerde telefonumdan uzaklaşıp sadece sevdiklerime odaklanmak beni dinlendiriyor.</p>
<p><strong><i>Mücevher ve aksesuarların insanın kendini ifade etmesinde nasıl bir rolü var sence? Sen en çok ne takmaktan hoşlanırsın?</i></strong></p>
<p>Ben taktığım takılarda genelde anlam arıyorum ve onlarla duygusal bağ kurmayı seviyorum. Bu yüzden bütün takılarımı çok severim ve enerjimi değiştirdiğini düşünürüm. Bu aralar hiç çıkarmadığım çok anlamlı bir bilekliğim ve kolyem var.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/03/kucuk-mutlu-anlarin-pesinde-sila-ile-roportaj-6-LlRkigwh.jpg" alt="Küçük Mutlu Anların Peşinde: Sıla ile Röportaj" /></p>
<p><strong><i>Pandora ile “Be Love” kampanyasıyla başlayan tatlı bir işbirliğiniz var. Pandora marka değerleri ile Sıla’nın değerlerindeki ortak yönler nelerdir?</i></strong></p>
<p>Ortak dilimiz sevgi. Ben de sevginin hayatın en anlamlı parçası olduğunu düşünüyorum. Birlikte büyüdüğümüz, eşsiz bir yolculuk. Paylaştıkça çoğalan, çoğaldıkça güzelleşen bir şey sevgi.</p>
<p><strong><i>Koleksiyona bu sezon çok güçlü parçalar eklenmiş, büyük boy gül ve kalp charm’ları çok beğendik. Senin favorilerin hangileri?</i></strong></p>
<p>Güller gerçekten büyüleyici. Hem geleneksel bir motif hem de modernize edilmiş, zamansız bir parça. Benim de favorilerimden biri. Ancak diğer charm’lara anlam yüklemekten de vazgeçemiyorum.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/03/kucuk-mutlu-anlarin-pesinde-sila-ile-roportaj-7-CwvwdcTL.jpg" alt="Küçük Mutlu Anların Peşinde: Sıla ile Röportaj" /></p>
<p><strong><i>Takacağın bilezikleri, kolyeleri Pandora’daki gibi kişiselleştirebilmek hoşuna gidiyor mu?</i></strong></p>
<p>Anlam yüklü objeler benim için çok özel. Eğer siz de benim gibi anlamlı olan parçalara düşkün biriyseniz, charm’lar tam size göre. Kendim için anlamlı olanları biriktirmeyi gerçekten çok seviyorum.</p>
<p><strong><i>Pandora, bu senenin başında Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu’nda (WEF) sekiz bini aşkın şirketin değerlendirildiği dünyanın en sürdürülebilir 100 markası listesinde toplamda 48. sırada; tekstil, moda ve lüks kategorisinde ise 2. sırada yer alma başarısını gösterdi. Senin satın alma alışkanlıklarında sürdürülebilirliğin önemi nedir?</i></strong></p>
<p>Sürdürülebilirlik benim için sadece bir tercih değil, bir sorumluluk. Alışveriş yaparken, doğaya ve topluma duyarlı markaları seçmek beni daha iyi hissettiriyor. Pandora gibi öncü markaların bu konuda ilham olması da umut verici.</p>
<p><strong><i>Modayla aran nasıl, ilgilenir misin, gardırobunun önünde dururken en çok hangi parçalara gider elin?</i></strong></p>
<p>Tarzım, zamansız ve sade parçalar üzerine kurulu. Basic tişörtler ve jean’ler vazgeçilmezlerim.</p>
<p><strong><i>Bir kadını güzel kılan nelerdir sence?</i></strong></p>
<p>Bence bir kadını güzel kılan şey, kendine duyduğu güven, içtenliği ve tutkuyla yaptığı her şeydir.</p>
<p><strong><i>14 Şubat Sevgililer Günü. Sen nasıl bir sevgilisin sence?</i></strong></p>
<p>Sevdiğimde içimdeki çocuk saflığı ortaya çıkıyor. Sevgimi göstermekten asla çekinmem. Karşımdakini yargılamadan, değiştirmeye çalışmadan anlamaya çalışırım. Ne olursa olsun karşımdaki kişinin kalbinin en derinliklerine dokunmaya çalışan biriyim bence.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/03/kucuk-mutlu-anlarin-pesinde-sila-ile-roportaj-8-dj7M1Vph.jpg" alt="Küçük Mutlu Anların Peşinde: Sıla ile Röportaj" /></p>
<p><strong><i>Sosyal medya paylaşımlarından çok mutlu olduğun bir ilişki içinde olduğunu görüyoruz. Erkek arkadaşın seni en çok ne açıdan etkiliyor?</i></strong></p>
<p>Birlikte büyümenin, öğrenmenin, deneyimlemenin keyfini çıkaran, kocaman sevgisiyle sarıp sarmalayan ve her ne olursa olsun arkamda olacağını bildiğim kocaman bir dağ.</p>
<p><strong><i>Kolay seven ve kendini hemen açıp kolayca sevdiren bir insan mısın? Yoksa karşındakine yavaş yavaş mı alan açarsın?</i></strong></p>
<p>Hesapsız kitapsız, çıkarsız, sadece duygularıyla hareket eden biri olduğum için duygularımı kolayca açarım. Kalbim başka türlüsünü bilmediği için kolayca sevdirebilirim kendimi de.</p>
<p><strong><i>Mutluluğu nasıl tanımlarsın?</i></strong></p>
<p>Mutluluk, büyük hedeflerin ötesinde, fark edilmeden geçip gidebilecek küçük anlara değer vermekle ilgili.</p>
<p><strong><i>Hayatta seni en çok ne heyecanlandırır?</i></strong></p>
<p>Yeni olasılıklar ve keşifler… Bir şeylerle anlamlı bağlantılar kurmak. Bu, bir insanla gerçekten derin bir bağ yakalamak, bir duyguyu paylaşmak ya da birilerine dokunabilmek de olabilir.</p>
<p><strong><i>Toplumu ilgilendiren olaylarda sanatçıların sesini çıkarması ile ilgili görüşün nedir?</i></strong></p>
<p>Sanatçılar, genellikle toplumun hem kalbini hem de vicdanını temsil eder. Cesaretle konuşan bir sanatçı, yalnızca kendisi için konuşmamalı, çoğu zaman sessiz kalan ya da sesi duyulmayan kitleler için sesini çıkarmalı. Böylece toplumdaki tabuların yıkılmasına, adaletsizliklerin fark edilmesine ve toplumsal bir dönüşümün başlamasına yol açabilir.</p>
<p><strong><i>Dünyanın ataerkil düzeni seni rahatsız ediyor mu? Kadın hakları ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği konusunda görüşünü öğrenebilir miyiz?</i></strong></p>
<p>Ataerkil düzen, insanlık tarihinde o kadar köklü bir yere sahip ki, çoğu zaman bunun yarattığı eşitsizlikler “normal” kabul ediliyor ve bu beni derinden rahatsız ediyor. Bu düzen toplumu dar kalıplara sıkıştırarak olması gereken değil de “olması istenen” rollere zorluyor. Bana sorarsanız kadın hakları ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği, sadece kadınların değil, tüm insanlığın adalet, eşitlik ve özgürlük mücadelesinin merkezinde yer alıyor. Toplumların büyük bir kısmında kadınların yaşamlarını sınırlayan, potansiyellerini bastıran ve haklarını elinden alan bir sistem maalesef ki hâlâ var. Bu durum, bireylerin kimliklerini özgürce ifade etmelerine, hayallerine ulaşmalarına ve eşit fırsatlar yaratmalarına engel oluyor. Kadın hakları, sadece kadınların insan gibi yaşama hakkını savunmak değil, aynı zamanda toplumun geleceğini dönüştürmekle de ilgilidir. Ama bu hakların gerçek anlamda uygulanabilmesi, sadece yasalarla olamaz, bireylerin ve toplumların da zihniyetlerini değiştirmesiyle mümkün olur.</p>
<p><strong><i>Peki ya hayvan haklarıyla ilgili düşüncelerin?</i></strong></p>
<p>Bu dünya hepimizin. Bu kadar insan merkezli yaşamayı bırakmalı, hayvanların da duygusal ve sosyal varlıklar olduğunu anlayarak başlamalıyız. Hayvanlara yönelik şiddeti önleyen yasaları güçlendirmeli, hayvanların yaşam alanlarını korumalıyız.</p>
<p><strong><i>Sosyal medyada seni rahatsız eden yorumlar ya da asılsız iddialar gördüğünde tepkin ne oluyor?</i></strong></p>
<p>Tepkisiz kalmayı tercih ediyorum. Çünkü her tartışma ya da her yanlış bilgiye müdahale etmek, özellikle sosyal medyanın hızlı ve kaotik doğasında hem yorucu hem de etkisiz olabiliyor.</p>
<p><strong><i>Çok hayal kurar mısın, kendi hayatını planlar programlar mısın, yoksa evrenin gücüne inanıp daha akışta mı yaşarsın?</i></strong></p>
<p>Hayaller bazen bir kaçış alanı, bazen de gerçeklerin başlangıç noktasıdır. Ben her zaman hayal kurarım. Planlı yaşama taraftarı değilim; hayatın getirdiği her şeye açık olmak beni çok daha akışta tutuyor.</p>
<p><strong><i>Hayattan en son ne öğrendin?</i></strong></p>
<p>Hayat gerçekten çok kısa. Aslında rutin olarak gördüğümüz her şeyin çok kıymetli olduğunu, anın kıymetini ve kimseden bizim gibi olmasını beklememeyi; bu çeşitliliği kabul edip keyif almayı öğrendim.</p>
<p><strong><i>2025’e bir Whatsapp mesajı atsan ne yazardın?</i></strong></p>
<p>2025’te bu mesajı okuyan halime şunları söylemek isterim; zaman geçtikçe her şeyin geçici olduğunu daha net anlayacaksın. Sana kalan, bu anı nasıl yaşadığın olacak. Eğer bir yerde kaybolmuş hissediyorsan, bu, kendini bulmaya en yakın olduğun andır. Yolun nereye çıkarsa çıksın, unutma: Sen, attığın her adımla kendi evrenini inşa ediyorsun.</p>
<h2>Kısa Kısa&#8230;</h2>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/03/kucuk-mutlu-anlarin-pesinde-sila-ile-roportaj-9-nUT4fxWT.jpg" alt="Kısa Kısa..." /><br />
<strong><i>Yeşilçam’da en sevdiğin kim?</i></strong></p>
<p>Şener Şen.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/03/kucuk-mutlu-anlarin-pesinde-sila-ile-roportaj-10-sn2w8aTV.jpg" alt="Küçük Mutlu Anların Peşinde: Sıla ile Röportaj" /><br />
<strong><i>Mesleğindeki rol modelin?</i></strong></p>
<p>Mücadeleci güçlü kadın rollerinden dolayı Fatma Girik.</p>
<p><strong><i>En son nereye yolculuk ettin?</i></strong></p>
<p>Viyana.</p>
<p><strong><i>Şu an başucunda hangi kitap var?</i></strong></p>
<p>“İnsan Ne İle Yaşar”.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/03/kucuk-mutlu-anlarin-pesinde-sila-ile-roportaj-11-HbFmQLZN.jpg" alt="Küçük Mutlu Anların Peşinde: Sıla ile Röportaj" /><br />
<strong><i>En son seyrettiğin film?</i></strong></p>
<p>“Manchester By The Sea”.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/03/kucuk-mutlu-anlarin-pesinde-sila-ile-roportaj-12-9UL9RK5l.jpg" alt="Küçük Mutlu Anların Peşinde: Sıla ile Röportaj" /><br />
<strong><i>Spotify’da geçen sene en çok hangi şarkıyı dinlemişsin?</i></strong></p>
<p>En çok ne dinledim bilmiyorum. Ama bu aralar en çok Polad Bülbüloğlu’ndan “Gel Ey Seher” dinliyorum.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/03/kucuk-mutlu-anlarin-pesinde-sila-ile-roportaj-13-JyyiVOAF.jpg" alt="Küçük Mutlu Anların Peşinde: Sıla ile Röportaj" /><br />
<strong><i>Sosyal medyada en son kimi takip ettin?</i></strong></p>
<p>@elleturkiye hesabını :)</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/03/kucuk-mutlu-anlarin-pesinde-sila-ile-roportaj-14-ie8rVr6m.jpg" alt="Küçük Mutlu Anların Peşinde: Sıla ile Röportaj" /><br />
<strong><i>İnandığın bir motto?</i></strong></p>
<p>Kim olduğunu bulmak, tüm maskeleri tek tek çıkartmaktan geçer.</p>
<p><strong>Röportaj:</strong> Melda Narmanlı Çimen<br />
<strong>Fotoğraf:</strong> Fırat Meriç<br />
<strong>Moda Direktörü:</strong> Aslı Asil<br />
<strong>Saç:</strong> Mutlu Ahmet Sinan<br />
<strong>Makyaj:</strong> Ece Birsen<br />
<strong>Prodüktör:</strong> Aşkın Tosun<br />
<strong>Sanat Yönetmeni:</strong> Dilara Gülsen Ateş<br />
<strong>Işık Şefi:</strong> Okan Ataş<br />
<strong>Fotoğraf Asistanı:</strong> Burhan Canlı<br />
<strong>Moda Direktörü Asistanı:</strong> Damla Hasanreisoğlu<br />
<strong>Moda Ekibi Asistanı:</strong> Ece Dila Görügen<br />
<strong>Makyaj Asistanı:</strong> Arzu Sezer<br />
<strong>Sanat Ekibi:</strong> Kerem Tugman, Ece Şahbazlar<br />
<strong>Set Ekibi:</strong> Emre Ekici/Set Gripim</strong></p>
<p>Çekimde yer alan dekorasyon ürünleri için Arşiv Design’a teşekkür ederiz.</p>
<p><strong>Kaynak:</strong> Elle</p><p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/moda/kucuk-mutlu-anlarin-pesinde-sila-ile-roportaj.html">Küçük Mutlu Anların Peşinde: Sıla ile Röportaj</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.lutfiye.net/moda/kucuk-mutlu-anlarin-pesinde-sila-ile-roportaj.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KADEM&#8217;in 8 Mart Dünya Kadınlar Günü İçin Düzenlediği Faaliyetler</title>
		<link>https://www.lutfiye.net/kadin/kademin-8-mart-dunya-kadinlar-gunu-icin-duzenledigi-faaliyetler.html</link>
					<comments>https://www.lutfiye.net/kadin/kademin-8-mart-dunya-kadinlar-gunu-icin-duzenledigi-faaliyetler.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lütfiye]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Mar 2025 18:33:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[8 Mart]]></category>
		<category><![CDATA[Aile]]></category>
		<category><![CDATA[BM CSW69]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Kadınlar Günü]]></category>
		<category><![CDATA[düzenlediği]]></category>
		<category><![CDATA[faaliyetler]]></category>
		<category><![CDATA[Gazze]]></category>
		<category><![CDATA[günü]]></category>
		<category><![CDATA[İçin]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları ihlalleri]]></category>
		<category><![CDATA[kadem]]></category>
		<category><![CDATA[kadem’in]]></category>
		<category><![CDATA[kadın emeği]]></category>
		<category><![CDATA[kadın girişimciler]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hakları]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kan]]></category>
		<category><![CDATA[Mart]]></category>
		<category><![CDATA[nemli]]></category>
		<category><![CDATA[Saliha Okur Gümrükçüoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal adalet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lutfiye.net/?p=38828</guid>

					<description><![CDATA[<p>KADEM, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutlamak için anlamlı ve etkileyici faaliyetler düzenliyor. Kadınların güçlenmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın hakları konularında farkındalık yaratmayı amaçlayan etkinlikler hakkında bilgi alın.</p>
<p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/kadin/kademin-8-mart-dunya-kadinlar-gunu-icin-duzenledigi-faaliyetler.html">KADEM’in 8 Mart Dünya Kadınlar Günü İçin Düzenlediği Faaliyetler</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM) 8 Mart Dünya Kadınlar Günü İçin Önemli Faaliyetler Gerçekleştiriyor</h2>
<p>Kadının onuru ile yaşayacağı güvenli toplumun ve adaletli geleceğin tüm dünyada inşa edilmesi için çalışan <strong>Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM)</strong>, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için Türkiye’de ve Birleşmiş Milletler’in 69. Kadının Statüsü Komisyonu (CSW69) kapsamında bir dizi dikkat çekici çalışmaya imza atıyor. Kadının hayatın her alanında aktif bir biçimde yer aldığına ve ekonomik ile sosyal açıdan eşit olduğuna vurgu yapan <strong>8 Mart Dünya Kadınlar Günü</strong>, her yıl dünyanın dört bir yanında büyük bir coşkuyla kutlanıyor.</p>
<p>Bu özel gün, köklerini 1908 yılında New York&#8217;ta 15 bin tekstil işçisi kadının daha kısa çalışma saatleri, daha iyi ücret ve seçme hakkı talepleriyle gerçekleştirdiği yürüyüşe dayandırıyor ve 100 yıldan uzun bir süre boyunca kutlanmaya devam ediyor. Bu anlamlı vesileyle <strong>KADEM</strong>, çeşitli faaliyetler planlayarak kadınların emeğinin görünürlüğünü artırmayı ve onlara eşit fırsatlar sunmanın hayati önemini vurgulamayı amaçlıyor. Vakıf, hazırladığı videoyla kadının görünmeyen emeğine dikkat çekti. <strong>&#8220;Kadın emeğiyle hayatın anlam kazandığı&#8221;</strong> mesajının öne çıkarıldığı bu çalışma, açık hava ekranlarında, dijital platformlarda, <i><strong>www.kadem.org.tr</strong></i> adresinden ve Vakfın sosyal medya hesaplarından paylaşıma sunuldu.</p>
<h2>KADEM Yönetim Kurulu Başkanı&#8217;ndan Anlamlı Açıklama</h2>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/03/kademin-8-mart-dunya-kadinlar-gunu-icin-duzenledigi-faaliyetler-0-yLQ7TFSq.jpg" alt="KADEM Yönetim Kurulu Başkanı'ndan Anlamlı Açıklama" /></p>
<p>Kadın haklarını savunmanın yalnızca yerel düzeyde değil, küresel arenada da sürdürülmesi gereken bir mücadele olduğuna inandıklarını belirten <strong>KADEM Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Saliha Okur Gümrükçüoğlu</strong>, şu ifadeleri kullandı: <strong>&#8220;KADEM olarak, kadın emeğinin ve haklarının korunması için yaptığımız çalışmaları uluslararası platformlara taşımak, bu konuda farkındalık oluşturmak ve karar alıcılarla bir araya gelmek bizim için büyük bir sorumluluk. 2018’de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Bildirisi’ni, 2021’de ise ‘Kadın Haklarına Dair İlkeler Bildirgesi’ni yayımlayarak kadın haklarını savunma konusundaki kararlılığımızı ortaya koyduk. Deprem bölgesinde faaliyet gösteren Kadın Destek Merkezleri aracılığıyla şu ana kadar 6 bine yakın kadına ulaştık. Kadın hakları konusunda yalnızca farkındalık yaratmakla kalmadık, şiddet ve taciz davalarını izledik ve çeşitli kampanyalarla takipçisi olduk. Ayrıca ‘Üreten Kadın, Güçlü Kadın’ mottosuyla kadın girişimcilerin kooperatifleşme süreçlerini destekleyen projeler geliştirdik.&#8221;</strong></p>
<h2>Gazze&#8217;deki İnsan Hakları İhlallerine Dikkat Çekildi</h2>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/03/kademin-8-mart-dunya-kadinlar-gunu-icin-duzenledigi-faaliyetler-1-S4xB1v3s.jpg" alt="Gazze'deki İnsan Hakları İhlallerine Dikkat Çekildi" /></p>
<p>KADEM&#8217;in tüm dünyadaki kadınların ortak meselelerine çözüm üretmek için çaba sarf ettiğini hatırlatan Gümrükçüoğlu, özellikle Gazze&#8217;deki insan hakları ihlallerine de dikkat çekerek, <strong>&#8220;İsrail&#8217;in işlediği savaş suçlarını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşıyarak uluslararası hukukun işlemesi konusunda çalışmalar gerçekleştiriyoruz. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde de bu sorumluluğumuzu yerine getirmek için New York’tayız ve kadın emeğini daha fazla görünür kılmak için çalışmalarımıza devam edeceğiz.&#8221;</strong> şeklinde konuştu.</p>
<p>KADEM, kadın hakları ve sosyal adalet mücadelesine uluslararası alanda katkı sağlamaya devam ediyor. Bu yıl da Birleşmiş Milletler&#8217;in Kadının Statüsü Komisyonu etkinlikleri çerçevesinde New York’ta kadın hakları, emek, dayanışma ve teknoloji konularını gündeme getiriyor. New York&#8217;ta 13 Mart&#8217;ta <strong>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş</strong> ve <strong>KADEM Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Saliha Okur Gümrükçüoğlu</strong>&#8216;nun katılımıyla gerçekleştirilecek ilk etkinlik <strong>&#8220;Birlikte Güçlenelim, Birlikte Büyüyelim &#8211; III&#8221;</strong>, <strong>Women 20&#8217;nin (W20)</strong> 10. yılı vesilesiyle düzenlenecek. KADEM ev sahipliğindeki iftar davetinde; kadın liderler, politika yapıcılar ve W20 delegeleri bir araya gelerek kadın hakları alanındaki uluslararası kazanımları değerlendirecek ve geleceğe dair stratejileri tartışacak.</p>
<h2>KADEM&#8217;in BM CSW69 Kapsamındaki Diğer Etkinlikleri</h2>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/03/kademin-8-mart-dunya-kadinlar-gunu-icin-duzenledigi-faaliyetler-2-dbeJtrnO.jpg" alt="KADEM'in BM CSW69 Kapsamındaki Diğer Etkinlikleri" /></p>
<p>KADEM&#8217;in <strong>BM CSW69</strong> çerçevesinde New York’ta ev sahipliği yapacağı diğer etkinlikler ise şu şekildedir:</p>
<ul>
<li><strong>14 Mart, &#8220;Kadın İş Gücü ve Emeğini Anlamak&#8221; Paneli</strong></li>
<li><strong>15 Mart, &#8220;Filistin’de Bir Direniş Biçimi Olarak Sanat &#8211; II&#8221; Etkinliği</strong></li>
<li><strong>20 Mart, &#8220;Yapay Zekâ ve Kadın: Zorluklar ve Fırsatlar&#8221; Paneli</strong></li>
</ul>
<p>Kaynak: Yasemin</p><p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/kadin/kademin-8-mart-dunya-kadinlar-gunu-icin-duzenledigi-faaliyetler.html">KADEM’in 8 Mart Dünya Kadınlar Günü İçin Düzenlediği Faaliyetler</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.lutfiye.net/kadin/kademin-8-mart-dunya-kadinlar-gunu-icin-duzenledigi-faaliyetler.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pomellato’dan Kadına Yönelik Şiddete Karşı Cesur Bir Mesaj</title>
		<link>https://www.lutfiye.net/moda/pomellatodan-kadina-yonelik-siddete-karsi-cesur-bir-mesaj.html</link>
					<comments>https://www.lutfiye.net/moda/pomellatodan-kadina-yonelik-siddete-karsi-cesur-bir-mesaj.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lütfiye]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Mar 2025 05:00:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Moda]]></category>
		<category><![CDATA[2025 Dünya Kadınlar Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Aile]]></category>
		<category><![CDATA[aile içi şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[America Ferrera]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[cesur]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek]]></category>
		<category><![CDATA[Jane Fonda]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadın güçlendirme]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hakları]]></category>
		<category><![CDATA[kadına]]></category>
		<category><![CDATA[kadına yönelik şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[Mariska Hargitay]]></category>
		<category><![CDATA[Mesaj]]></category>
		<category><![CDATA[moda]]></category>
		<category><![CDATA[Pomellato]]></category>
		<category><![CDATA[Pomellato for Women]]></category>
		<category><![CDATA[pomellato’dan]]></category>
		<category><![CDATA[şiddete]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal nöbetçiler]]></category>
		<category><![CDATA[Yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lutfiye.net/?p=38759</guid>

					<description><![CDATA[<p>Pomellato, kadına yönelik şiddete karşı cesur bir mesaj veriyor. Bu özel içerikte, markanın toplumsal duyarlılığını ve kadın haklarına verdiği önemi keşfedin. Şiddetsiz bir dünya için atılan adımlara tanıklık edin!</p>
<p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/moda/pomellatodan-kadina-yonelik-siddete-karsi-cesur-bir-mesaj.html">Pomellato’dan Kadına Yönelik Şiddete Karşı Cesur Bir Mesaj</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Pomellato: Kadına Yönelik Şiddete Karşı Cesur Bir Durum</h3>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2025/03/pomellatodan-kadina-yonelik-siddete-karsi-cesur-bir-mesaj-0-vIVJfBpz.jpg" alt="Pomellato: Kadına Yönelik Şiddete Karşı Cesur Bir Durum" /></p>
<p>Pomellato, &#8220;Sessizlik her zaman erdem değildir&#8221; diyerek, toplumsal bir meseleye dikkat çekiyor. Pomellato for Women girişiminin sekizinci yılına girdiğimiz bu dönemde, Oscar ödüllü oyuncu ve aktivist Jane Fonda, ödüllü oyuncu, yönetmen, yapımcı ve aktivist America Ferrera, The Joyful Heart Foundation adlı sivil toplum kuruluşunun kurucusu ve oyuncu Mariska Hargitay, genç yetenek Laura Harrier, Olimpiyat sporcusu Mattia Furlani ve Vita Salute San Raffaele Üniversitesi deneysel biyoloji profesörü Gianvito Martino gibi önemli isimler yer alıyor.</p>
<p>Pomellato CEO&#8217;su Sabina Belli, &#8220;Sessiz kalmak, tarafsızlık değil, suç ortaklığıdır. Artık farkındalıktan eyleme, sempati duymaktan sistemsel değişime geçmeliyiz.&#8221; diyerek, bu girişimin detaylarını ELLE Türkiye Yayın Direktörü Melda Narmanlı Çimen&#8217;e anlattı.</p>
<p><strong>Bu yıl Pomellato for Women girişiminin sekizinci yılı. Bu kampanya markanız için ne anlama geliyor?</strong></p>
<p>Pomellato for Women, sadece bir kampanya olmaktan çok daha fazlasını ifade ediyor. 1967&#8217;den bu yana kadınların yanında olmayı ilke edinmiş Maison&#8217;umuzun temel değerlerini somutlaştırıyor. Sekiz yıldır, farkındalığı eyleme dönüştürmek amacıyla Maison&#8217;un güçlendirme, çeşitlilik ve kapsayıcılık ilkelerinin altını çizerek değişimi ateşlemek için bir iletişim platformu oluşturuyoruz. Bu girişim, dünya genelinde kadınları bir araya getiren, güçlendirme ve değişim vizyonumuzu paylaşan bir kardeşlik hareketine dönüşmüş durumda. Her yıl, duyulması gereken sesleri yükseltiyor ve 2025&#8217;te belki de şimdiye kadarki en acil mesajımıza odaklanıyoruz: Aile içi şiddete karşı harekete geçmek için kolektif bir sorumluluk üstlenmek.</p>
<p><strong>Pomellato for Women’ın zaman içindeki gelişimini ve geçirdiği önemli aşamaları nasıl anlatırsınız?</strong></p>
<p>Pomellato for Women’ın evrimi, toplumun kadın sorunlarına ilişkin artan farkındalığını yansıtıyor. Kadınların güçlendirilmesine yönelik bir kutlama olarak başlayan bu etkinlik, küresel olarak kadınların karşılaştığı ciddi zorlukların üstesinden gelme taahhüdüne dönüştü. Yıllar boyunca cam tavanları kırmaktan çeşitliliği kutlamaya kadar bir dizi önemli konuyu ele aldık. Bugün, aile içi şiddetle doğrudan yüzleşerek ve somut eylem çağrısında bulunarak daha da cesur bir duruş sergiliyoruz.</p>
<p><strong>Pomellato&#8217;nun 2025 Dünya Kadınlar Günü kampanyasının bu kadar güçlü olmasının ardındaki motivasyon neydi?</strong></p>
<p>İstatistikler oldukça çarpıcı. Her üç kadından biri aile içi şiddete maruz kalıyor. Bu sadece bir sayı değil; şiddet nedeniyle paramparça olmuş milyonlarca hikâyeyi, hayatı ve hayali temsil ediyor. Bu yılki kampanyayı özellikle güçlü kılan şey, kolektif sorumluluk çağrısı. Artık sadece farkındalık yaratmakla kalmıyoruz, harekete geçilmesini talep ediyoruz. &#8220;Aile içi şiddet özel bir mesele değildir&#8221; derken, herkesi ‘sosyal gözetmenler’ olmaya, yani aktif olarak tetikte ve harekete geçecek kadar cesur olmaya davet ediyoruz.</p>
<p><strong>Jane Fonda, Mariska Hargitay ve America Ferrera gibi önemli isimlerin kampanyanıza destek vermesi sizin için ne anlama geliyor?</strong></p>
<p>Projenin başından beri akıl hocamız olan Jane Fonda&#8217;nın yanı sıra Mariska Hargitay, America Ferrera ve diğer önemli isimlerin kampanyamıza destek vermesi, mesajımıza güçlü bir destek ve geniş bir erişim sağlıyor. Bu kadınlar sadece seslerini ödünç vermekle kalmıyor, kendilerini bu davaya derinden adamış durumdalar. Jane, kariyeri boyunca kadın haklarının kararlı bir savunucusu oldu. Mariska, Joyful Heart Vakfı aracılığıyla yıllardır hayatta kalanları destekliyor. America, savunduğu her davaya güçlü bir özgünlük katıyor. Onların katılımı, mesajımızın bir harekete dönüşmesine yardımcı oluyor.</p>
<p><strong>“Sessizlik suç ortaklığıdır” kampanyanızın güçlü mesajlarından biri. Sessizlikten eyleme geçmek için ne yapılmalı?</strong></p>
<p>Sessizlikten eyleme geçmek, üç hayati adım gerektiriyor: Konuşmak, sessizliği bozmak ve kurtulanları dinlemek. Ancak daha da önemlisi, hepimizin dikkatli, şefkatli ve adım atmaktan korkmayan &#8216;sosyal nöbetçiler&#8217; haline gelmemizi gerektiriyor. Bu, mağdurların hikayelerini paylaşmaları için güvenli alanlar yaratmak, daha güçlü destek sistemleri kurmak, hesap verebilirliği sağlamak ve daha sağlam yasal korumalar oluşturmak anlamına geliyor. Pomellato olarak, Milano&#8217;daki CADMI ve Kering Vakfı&#8217;nın Los Angeles&#8217;taki ortağı FreeFrom gibi mağdurlara önemli destek sağlayan kuruluşlara verdiğimiz destekle örnek oluyoruz.</p>
<p><strong>Şiddetin sadece kadınları değil, tüm toplumu etkilediğini belirtiyorsunuz. Erkeklerin de bu mücadelede aktif rol almasını nasıl sağlayabiliriz?</strong></p>
<p>Erkeklerin katılımı çok önemli çünkü aile içi şiddet bir &#8216;kadın sorunu&#8217; değil, herkesi etkileyen toplumsal bir meseledir. Olimpiyat sporcusu Mattia Furlani ve Profesör Gianvito Martino gibi erkek destekçilerimizin kampanyamızda yer almasından gurur duyuyor ve erkeklerin de çözümün bir parçası olması gerektiğini gösteriyoruz. Erkeklerin toksik davranışlara meydan okumaları, uyarı işaretlerine tanık olduklarında seslerini yükseltmeleri ve eşitlik ile saygıyı teşvik eden girişimleri desteklemeleri gerekiyor. Gerçek değişim, erkeklerin aktif destekçiler olarak öne çıkmalarını ve korkunun hiçbir kadının hikâyesinde yer almadığı bir dünya yaratmak için kadınlarla dayanışma içinde olmalarını gerektiriyor.</p>
<p><strong>Pomellato olarak uzun süredir kadına yönelik şiddetle mücadelede aktif olarak yer alıyorsunuz. Bu alandaki çalışmalarınızın en önemli başarıları ve zorlukları nelerdir?</strong></p>
<p>En önemli başarımız, farkındalığı artırmak ve somut çözümler sunmak, anlatıyı değiştirmek ve klişelerle mücadele etmek için etkili konuşmacıların yer aldığı yıllık etkinlikler ve konuşmalarla bir iletişim platformu oluşturmamız oldu. Jane Fonda ve Cate Blanchett gibi güçlü seslerle işbirliği yapmanın yanı sıra İranlı dağcı Nazim Eshqi ve hayırsever Kulsum Shadab Wahab gibi statükoya meydan okuyan güçlü kadınlarla ortaklık kurarak sosyal kampanyalarımızı onların kişisel deneyimleri aracılığıyla güçlendirdik. Ayrıca, şirket içi kültürümüze de uzanan bir misyon benimsedik: Pomellato, kadın işgücü için güvenli bir ortam yaratmakta ve şiddet durumlarıyla karşılaşabilecek meslektaşlarına yasal ve psikolojik destek sunmaktadır. Ancak en büyük zorluğumuz, hala var olan ‘sessizlik kültürü’ dur. Bu, toplumumuzda kolektif bir yara ve iz bırakıyor. Bunu kırmak sürekli bir çaba gerektiriyor; bu nedenle mağdurların seslerini yükseltmeye ve her yıl zararlı normlara meydan okumaya devam ediyoruz.</p>
<p><strong>Kadına yönelik şiddet küresel bir sorun. Bu mesajı farklı kültürlere nasıl uyarlıyorsunuz?</strong></p>
<p>Şiddetin tezahürleri kültürler arasında farklılık gösterse de, güvenlik ve saygınlık temel ihtiyaçlardır. Kültürel hassasiyetlere saygı gösterirken, mesajımızın yankı bulmasını sağlamak için farklı ülkelerdeki yerel kuruluşlarla yakın işbirliği içinde çalışıyoruz. Kampanyamız, farklı geçmişlerden gelen sesleri bir araya getirerek aile içi şiddete karşı mücadelenin kültürel sınırları aştığını gösteriyor. Umudun ve güçlenmenin evrensel dili, kültürel bağlamları ne olursa olsun tüm kadınlara hitap etmektedir. Kadınlara söylemek istediğimiz şey &#8216;Sizi duyuyoruz, sizi önemsiyoruz&#8217; ve kadınların sorunlarının henüz çözülmediğinin farkındayız. Kadınların önünde doğrudan veya dolaylı pek çok engel var; kazanç eşitsizliği bariz bir örnek olabilir, ancak ülkelerin kültüründe ve dilinde gizli olan çok daha sinsi eşitsizlikler de mevcut.</p>
<p><strong>Kadınların güçlenmesi için en önemli faktör nedir?</strong></p>
<p>Ekonomik bağımsızlık elbette çok önemli, ancak gerçek güçlenme birçok unsurun bir araya gelmesiyle gerçekleşiyor: Eğitim, finansal özerklik, güçlü destek ağları ve en önemlisi, bireyin korkmadan kendi seçimlerini yapma özgürlüğü.</p>
<p><strong>Kadınların geçmişten günümüze karşılaştıkları zorlukları göz önünde bulundurarak, genç nesillere nasıl bir mesaj vermek istersiniz?</strong></p>
<p>Genç nesle şunu söylemek istiyorum: Sesiniz önemli. Dünya değişiyor ve siz bunun katalizörüsünüz. Kabul edilemez olanı kabul etmeyin. Statükoya meydan okuyun. Diğer kadınları destekleyin. Tarihteki her büyük değişimin, sesini yükseltecek kadar cesur biriyle başladığını unutmayın. Jane Fonda&#8217;nın kampanyamızda çok güçlü bir şekilde ifade ettiği gibi, &#8216;Umut var. Yardım var. Gelecek, şiddetten arınmış bir dünya hayal etmeye ve bunun için mücadele etmeye cesaret edenlere aittir.&#8217;</p>
<p>#Pomellato #PomellatoForWomen #InternationalWomensDay #SocialSentinels</p>
<p>Kaynak: Elle</p><p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/moda/pomellatodan-kadina-yonelik-siddete-karsi-cesur-bir-mesaj.html">Pomellato’dan Kadına Yönelik Şiddete Karşı Cesur Bir Mesaj</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.lutfiye.net/moda/pomellatodan-kadina-yonelik-siddete-karsi-cesur-bir-mesaj.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kayseri&#8217;de Boşanma Davasında Eşinin Ailesiyle Görüşmesine İzin Vermemesi</title>
		<link>https://www.lutfiye.net/kadin/kayseride-bosanma-davasinda-esinin-ailesiyle-gorusmesine-izin-vermemesi.html</link>
					<comments>https://www.lutfiye.net/kadin/kayseride-bosanma-davasinda-esinin-ailesiyle-gorusmesine-izin-vermemesi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lütfiye]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Aug 2024 09:00:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[aile mahkemesi]]></category>
		<category><![CDATA[ailesiyle]]></category>
		<category><![CDATA[Boşanma]]></category>
		<category><![CDATA[Dava]]></category>
		<category><![CDATA[davasında]]></category>
		<category><![CDATA[erkeğin kusuru]]></category>
		<category><![CDATA[eşinin]]></category>
		<category><![CDATA[görüşmesine]]></category>
		<category><![CDATA[İzin]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hakları]]></category>
		<category><![CDATA[kayseri]]></category>
		<category><![CDATA[kayseri’de]]></category>
		<category><![CDATA[kişilik hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[Tazminat]]></category>
		<category><![CDATA[vermemesi]]></category>
		<category><![CDATA[Yargıtay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lutfiye.net/?p=15562</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kayseri'de boşanma davasında eşinin ailesiyle görüşmesine izin vermeyen tarafın durumu ele alınıyor. Boşanma sürecindeki hukuki yollar, haklar ve aile içi ilişkiler üzerine detaylı bilgi edinin.</p>
<p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/kadin/kayseride-bosanma-davasinda-esinin-ailesiyle-gorusmesine-izin-vermemesi.html">Kayseri’de Boşanma Davasında Eşinin Ailesiyle Görüşmesine İzin Vermemesi</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Kayseri&#8217;de Boşanma Davası: Eşinin Ailesiyle Görüşmesine İzin Vermedi</h3>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2024/08/kayseride-bosanma-davasinda-esinin-ailesiyle-gorusmesine-izin-vermemesi-0-3ydnscJt.jpg" alt="Kayseri'de Boşanma Davası: Eşinin Ailesiyle Görüşmesine İzin Vermedi"></p>
<p>Kayseri&#8217;de açılan bir boşanma davasında, kadın eşinin kendisinin ailesiyle görüşmesine izin vermediğini belirtmiş, bu durumun kişilik haklarına saldırı olarak değerlendirilmesi gerektiğine vurgu yapmıştır. Yargıtay, erkeğin bu tutumunu ağır kusur olarak kabul etti.</p>
<p>Bir kadın, eşinin sürekli olarak hem sözlü hem de fiziksel şiddetine maruz kaldığını, bu sebeplerle Kayseri 8. Aile Mahkemesi&#8217;nde boşanma davası açtığını ifade etti. Dava dilekçesinde, eşinin kendisinden maaş kartını istemesi üzerine sinirlenip kafasını duvara vurduğunu belirtti. Ayrıca, kocanın ilgisiz, aşağılayıcı ve rencide edici davranışlar sergilediği, evin ihtiyaçlarını karşılamadığı ve kendi ailesiyle görüşmesine izin vermediği bilgileri yer aldı. Fiziksel ve psikolojik şiddet gördüğünü ve eşinin aile ziyaretlerini engellediğini dile getiren kadın, boşanma ve 300 bin TL tazminat talep etti.</p>
<p><strong>KOCA DAVADA CEVAP VERDİ</strong></p>
<p>Koca, karısının sürekli olarak kendisini eleştirdiğini ve lüks taleplerde bulunduğunu savunarak, kendisine şiddet uygulamadığını ileri sürdü ve karşı dava açtı. Kocanın dava dilekçesinde, <i>“Eşim sebepsiz yere beni karakola şikâyet etmektedir. Kişilik yapısı itibariyle sinirli ve agresif olan eşim, bana hakaret etmektedir. Bu nedenle 100 bin lira tazminata hükmedilmesini istiyorum”</i> ifadelerine yer verildi.</p>
<p><strong>MAHKEME KARARINI VERDİ</strong></p>
<p>Kayseri 8. Aile Mahkemesi, erkeği ağır kusurlu, kadını ise az kusurlu bularak tarafların boşanmasına karar verdi. Kararda, <i><strong>“Eşinin ailesinin ziyarete gelmesini engelleyen erkeğin bu eylemi, evlilik birliğinin çekilmez hale gelmesine sebep olmuştur. Kadının evlilikten beklediği menfaatleri zedelenmiş, kişilik hakları saldırıya uğramıştır. Bu nedenle erkeğin, boşandığı karısına 50 bin lira tazminat ödemesi gerekmektedir”</strong></i> denildi. Ayrıca, kocanın açtığı tazminat davası da reddedildi.</p>
<p><strong>YARGITAY ONADI</strong></p>
<p>Karara itiraz eden koca, yerel mahkemenin eksik inceleme yaptığını öne sürerek, aleyhine verilen tazminat kararını Yargıtay&#8217;a taşıdı. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, erkeğin itirazını reddederek, <i><strong>“Kadının, boşanma sebebiyle beklenen menfaatleri zedelenmiş, kişilik hakları saldırıya uğramıştır. Bu nedenle yerel mahkemenin boşanma kararı usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle erkeğin temyiz dilekçesindeki nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.”</strong></i> açıklamasında bulundu.</p><p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/kadin/kayseride-bosanma-davasinda-esinin-ailesiyle-gorusmesine-izin-vermemesi.html">Kayseri’de Boşanma Davasında Eşinin Ailesiyle Görüşmesine İzin Vermemesi</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.lutfiye.net/kadin/kayseride-bosanma-davasinda-esinin-ailesiyle-gorusmesine-izin-vermemesi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çalışma Hayatında Kadınların Temel Hakları ve İzinler</title>
		<link>https://www.lutfiye.net/kadin/calisma-hayatinda-kadinlarin-temel-haklari-ve-izinler.html</link>
					<comments>https://www.lutfiye.net/kadin/calisma-hayatinda-kadinlarin-temel-haklari-ve-izinler.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lütfiye]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Aug 2024 05:00:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Adıyaman Milletvekili]]></category>
		<category><![CDATA[analık hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[doğum sonrası izinler]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik izni]]></category>
		<category><![CDATA[hakları]]></category>
		<category><![CDATA[hayatında]]></category>
		<category><![CDATA[iş gücü]]></category>
		<category><![CDATA[İzinler]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hakları]]></category>
		<category><![CDATA[kadın işçiler]]></category>
		<category><![CDATA[kadınların]]></category>
		<category><![CDATA[Resul Kurt]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Temel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lutfiye.net/?p=14890</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çalışma hayatında kadınların temel hakları ve izinleri üzerine kapsamlı bir inceleme. Kadınların iş yaşamındaki eşitlik, hakları ve yasal izinleri hakkında bilgilendirici içeriklerle dolu bir rehber.</p>
<p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/kadin/calisma-hayatinda-kadinlarin-temel-haklari-ve-izinler.html">Çalışma Hayatında Kadınların Temel Hakları ve İzinler</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Çalışma Hayatında Kadınların Temel Hakları</h2>
<p>Çalışma yaşamında kadınların sayısı her geçen gün artarken, bu durum beraberinde kadınların temel hakları hakkında da merak uyandırıyor. Adıyaman Milletvekili ve Sosyal Güvenlik Uzmanı Doç. Dr. Resul Kurt, anne adaylarının sahip olduğu temel hakları detaylı bir şekilde açıkladı. İşte gebelik sürecinde ve doğum sonrası kullanılabilecek izinler ve haklar.</p>
<p>2023 yılı itibarıyla kadınların iş gücüne katılım oranı yaklaşık %36 seviyesine ulaşmıştır. Evlilik, doğum gibi özel dönemlerde, kadınların erkeklerden farklı haklara sahip olduğu bilinmektedir. İş hayatında yer alan anne adaylarının gebelik izni, bu özel haklar arasında önemli bir yer tutmaktadır. Doç. Dr. Resul Kurt, çalışan kadınların gebelik dönemindeki haklarını açıklarken, bu hakların neler olduğunu vurguladı.</p>
<h2>GEBELİK DÖNEMİNDE SAĞLANAN İZİNLER</h2>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2024/08/calisma-hayatinda-kadinlarin-temel-haklari-ve-izinler-0-2OehsPzK.jpg" alt="GEBELİK DÖNEMİNDE SAĞLANAN İZİNLER"></p>
<p><strong>Gebelik döneminde toplam 16 hafta istirahat hakkı</strong> bulunmaktadır. Çalışma hayatında pozitif ayrımcılık kapsamında kadın işçilere gebelik ve analık hali ile ilgili birçok hak tanınmıştır. Bu haklar arasında, gebelik dönemi boyunca gece çalıştırmanın yasak olması ve günlük çalışma saatinin 7,5 saatle sınırlandırılması yer almaktadır. Ayrıca, gebeliğin 32. haftasından itibaren 40. haftaya kadar toplamda 16 hafta istirahat raporu alınabilir. Bu süre, çoğul gebelik durumunda doğum öncesi rapor için 10 hafta olarak uygulanmakta ve toplam istirahat süresi 18 hafta olmaktadır.</p>
<h2>ANALIK HALİ HAKLARI</h2>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2024/08/calisma-hayatinda-kadinlarin-temel-haklari-ve-izinler-1-NcsPFjsB.jpg" alt="ANALIK HALİ HAKLARI"></p>
<p><strong>Analık dönemindeki haklar</strong> arasında, gece çalıştırma yasağı ve günlük çalışma süresinin en fazla 7,5 saat olması bulunmaktadır. Bunun yanı sıra, İŞKUR&#8217;dan yarım çalışma ödeneği alarak haftalık çalışma süresinin yarısı kadar çalışma imkanı, istirahat raporunun bitiminden itibaren 6 aya kadar ücretsiz izin alma hakkı ve çocuk ilkokula başlayıncaya kadar kısmi süreli çalışma hakları da mevcuttur.</p>
<ul>
<li>Yarım çalışma dönemi için gelir kaybını telafi eden yarım çalışma ödeneği uygulanmaktadır.</li>
<li>İstirahat dönemi için geçici iş göremezlik ödeneği sağlanmaktadır.</li>
<li>Ancak, 6 aya kadar ücretsiz izin ve kısmi süreli çalışma döneminde gelir kaybını engelleyen bir uygulama bulunmamaktadır.</li>
</ul>
<p>Ayrıca, çocuk 1 yaşına gelinceye kadar her bir iş günü için 1,5 saat süt izni hakkı da tanınmaktadır. Doktorlar tarafından uygun görülmesi halinde analık nedeniyle alınan istirahat raporu uzatılabilir, ancak kısaltılması mümkün değildir. Çalışanların talep etmesi ve hekimin onayıyla, gebeliğin 37. haftasına kadar kadınların çalışması mümkündür. Bu durumda veya erken doğum gerçekleştiğinde, çalışanların kullanamadığı istirahat süreleri doğum sonrası raporuna eklenmektedir.</p><p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/kadin/calisma-hayatinda-kadinlarin-temel-haklari-ve-izinler.html">Çalışma Hayatında Kadınların Temel Hakları ve İzinler</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.lutfiye.net/kadin/calisma-hayatinda-kadinlarin-temel-haklari-ve-izinler.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doğurganlık Durumu ve Teşvik Politikaları</title>
		<link>https://www.lutfiye.net/saglik/dogurganlik-durumu-ve-tesvik-politikalari.html</link>
					<comments>https://www.lutfiye.net/saglik/dogurganlik-durumu-ve-tesvik-politikalari.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lütfiye]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Jun 2024 00:30:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[doğum izni]]></category>
		<category><![CDATA[doğurganlık]]></category>
		<category><![CDATA[doğurganlık düzenlemesi]]></category>
		<category><![CDATA[Durumu]]></category>
		<category><![CDATA[genç nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[HASUDER]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hakları]]></category>
		<category><![CDATA[kadın is]]></category>
		<category><![CDATA[kadın-erkek eşitsizliği]]></category>
		<category><![CDATA[nüfus politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Canan Karatay]]></category>
		<category><![CDATA[teşvik]]></category>
		<category><![CDATA[teşvik politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[Toplam Doğurganlık Hızı]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal cinsiyet eşitliği]]></category>
		<category><![CDATA[tÜİk]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tabipleri Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lutfiye.net/?p=8715</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doğurganlık durumu ve teşvik politikaları konusunda bilgi edinmek için bu içeriği okuyun. Doğum oranlarını etkileyen faktörleri ve devletin teşvik politikalarını keşfedin.</p>
<p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/saglik/dogurganlik-durumu-ve-tesvik-politikalari.html">Doğurganlık Durumu ve Teşvik Politikaları</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;de nüfusun yaşlanması ve doğurganlık hızının azalmasıyla ilgili tartışmalar sürüyor. Kadınların doğurganlığa teşvik edilmesi amacıyla Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından teşvik paketleri ve doğum izni süresinin artırılacağı açıklanmıştır.</p>
<h2>TÜİK Verilerine Göre Türkiye&#8217;deki Doğurganlık Hızı</h2>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2024/06/dogurganlik-durumu-ve-tesvik-politikalari-0-35xEqNwD.jpg" alt="TÜİK Verilerine Göre Türkiye'deki Doğurganlık Hızı"></p>
<p>TÜİK&#8217;in 2023 yılı için açıkladığı &#8220;Toplam Doğurganlık Hızı&#8221; verilerine göre Türkiye&#8217;deki doğurganlık durumu incelendiğinde, kadınların doğurganlıklarına karar verme hakkı ve toplumsal cinsiyet eşitliği konularına dikkat çekilmektedir. Kadın-erkek eşitsizliği konusunda üzücü veriler ortaya konmuştur.</p>
<h2>Doğurganlığın Azalmasının Nedenleri</h2>
<p>Prof. Dr. Canan Karatay, doğurganlık hızındaki azalmanın nedenlerini değerlendirerek, kadınların doğurganlık düzenlemesi hizmetlerine erişiminde yaşanan zorluklara ve eşitsizliklere dikkat çekmiştir. Doğurganlık düzenlemesi hizmetlerinin kadın-erkek eşitliği temelinde olması gerektiği vurgulanmıştır.</p>
<h2>Türkiye&#8217;nin Nüfus Politikaları ve Gelecek Projeksiyonları</h2>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2024/06/dogurganlik-durumu-ve-tesvik-politikalari-1-3vVmuO2u.jpg" alt="Türkiye'nin Nüfus Politikaları ve Gelecek Projeksiyonları"></p>
<p>Halk Sağlığı Uzmanları Derneği (HASUDER) ve Türk Tabipleri Birliği Toplumsal Cinsiyet, Kadın ve Üreme Sağlığı Çalışma Grubu (TTB UDEK), Türkiye&#8217;nin nüfusunun 2050 yılına kadar azalmayacağını belirtmiş ve genç nüfusun ve kadın istihdamının desteklenmesi gerektiğini vurgulamıştır. Kadın hakları konusunda yapılan açıklamalarla, kadınların doğurganlık konusundaki kararlarını özgürce verebilmeleri için alınması gereken önlemlere dikkat çekilmiştir.</p><p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/saglik/dogurganlik-durumu-ve-tesvik-politikalari.html">Doğurganlık Durumu ve Teşvik Politikaları</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.lutfiye.net/saglik/dogurganlik-durumu-ve-tesvik-politikalari.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
