Sağlık

Kalp ve Böbrek Hastalıklarının Kısır Döngüsüne Karşı Ortak Rehber: Erken Teşhis ve Hedefe Yönelik Tedavi

Kalp ve kronik böbrek hastalıklarının birbirini hızlandırdığına dair bulguları içeren uluslararası çalışma, erken tanı ve birlikte yürütülen tedavilerin hayati öneme sahip olduğunu vurguluyor. Özellikle diyaliz ve kalp krizi riski bulunan hastalarda süreci olumlu yönde değiştirebilecek adımların belirlenmesi üzerinde duruldu.

Kalp ve Böbrek Hastalıklarının Kısır Döngüsüne Karşı Ortak Rehber: Erken Teşhis ve Hedefe Yönelik Tedavi

Rehber, kalp-damar hastalıkları ile kronik böbrek yetmezliği arasındaki etkileşimi somut bir şekilde ele alırken, tüm dünyada yaklaşık 100 milyon kişinin böbrek hastalığıyla mücadele ettiği ve bunun kalp-damar hastalıkları riskini belirgin biçimde artırdığına dikkat çekiyor. Rehber Çalışma Grubu Başkanı Doç. Dr. Kevin Damman, iki hastalığın birbirinin ilerleyişini beslediğini vurgulayarak, erken tanı ve müdahalenin hastaların diyalize bağımlı olması veya erken dönemde kalp kriziyle karşılaşması gibi sonuçları önleyebileceğini belirtti.

Kalp ve Böbrek Hastalıklarının Kısır Döngüsüne Karşı Ortak Rehber: Erken Teşhis ve Hedefe Yönelik Tedavi

KALP HASTALARININ BÖBREK DEĞERLENDİRMELERİNE YÖNELİK TAVSİYELER kapsamında, kardiyoloji kliniklerinde takip edilen hastaların kan kreatinin ve idrarda albümin seviyelerinin rutin olarak izlenmesi öneriliyor. Oxford Üniversitesi’nden Prof. Dr. William Herrington, erken taramanın yüksek risk altındaki hastaları belirlemede anahtar rol oynadığını ifade ederek bu yaklaşımı destekliyor.

Kalp ve Böbrek Hastalıklarının Kısır Döngüsüne Karşı Ortak Rehber: Erken Teşhis ve Hedefe Yönelik Tedavi

“DİYALİZ ve KALP KRİZİ RİSKİNİ DÜŞÜREN İLAÇLARIN ERKEN DEVREYE GİRMESİ gerektiğini vurgulayan uzmanlar, böbrek fonksiyonu kaybını yavaşlatan ve kalp krizi riskini azaltan yeni nesil SGLT2 inhibitörleri, RAS inhibitörleri ve statin tedavilerine erkenden başlanmasının kritik olduğunu belirtiyor. Rapor, böbrek yetmezliği olan hastalarda bazı klasik kalp ilaçlarının vücuttan atılımının zorlaştığını hatırlatarak, kardiyoloji ile nefroloji ekiplerinin iş birliği içinde kişiye özel doz ayarlamalarına ihtiyaç duyulduğunu gösteriyor.

Kaynak: Yasemin

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir