<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Araştırma nedir? Araştırma ne demek? Araştırma haberleri ve Araştırma konusunda en ilginç yazılar.</title>
	<atom:link href="https://www.lutfiye.net/etiket/arastirma/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.lutfiye.net</link>
	<description>Kadın, moda, sağlık, güzellik, cilt bakımı, makyaj, saç bakımı, diyet, dekorasyon gibi bir çok kategoride yenilikleri takip edebilirsiniz.</description>
	<lastBuildDate>Fri, 11 Sep 2026 12:58:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2023/12/cropped-icon-32x32.png</url>
	<title>Araştırma nedir? Araştırma ne demek? Araştırma haberleri ve Araştırma konusunda en ilginç yazılar.</title>
	<link>https://www.lutfiye.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yüksek tansiyonu 20 günde düşüren doğal malzeme! Hafifletici takviyesi araştırmayla kanıtlandı</title>
		<link>https://www.lutfiye.net/saglik/yuksek-tansiyonu-20-gunde-dusuren-dogal-malzeme-hafifletici-takviyesi-arastirmayla-kanitlandi.html</link>
					<comments>https://www.lutfiye.net/saglik/yuksek-tansiyonu-20-gunde-dusuren-dogal-malzeme-hafifletici-takviyesi-arastirmayla-kanitlandi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lütfiye]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Sep 2026 12:58:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[araştırmayla]]></category>
		<category><![CDATA[Doğal]]></category>
		<category><![CDATA[düşüren]]></category>
		<category><![CDATA[günde]]></category>
		<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[hafifletici]]></category>
		<category><![CDATA[hayata]]></category>
		<category><![CDATA[Kan]]></category>
		<category><![CDATA[kanıtlandı:]]></category>
		<category><![CDATA[malzeme]]></category>
		<category><![CDATA[nane]]></category>
		<category><![CDATA[nane yağı]]></category>
		<category><![CDATA[şık]]></category>
		<category><![CDATA[takviyesi]]></category>
		<category><![CDATA[tansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[tansiyonu:]]></category>
		<category><![CDATA[Yüksek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lutfiye.net/?p=92116</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yüksek tansiyon birçok vakit belirti vermeden ilerlediği için yıllarca fark edilmeyebiliyor. Bu sebeple beslenme, hareket ve gerektiğinde ilaç tedavisi tansiyon denetiminin temelini oluşturuyor. Lakin 2026 yılında yayımlanan yeni bir çalışma, mutfak ve bitkisel eser raflarında sıkça karşılaşılan nane yağının da tansiyon üzerinde dikkat cazibeli bir dayanak sağlayabileceğini gösterdi.</p>
<p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/saglik/yuksek-tansiyonu-20-gunde-dusuren-dogal-malzeme-hafifletici-takviyesi-arastirmayla-kanitlandi.html">Yüksek tansiyonu 20 günde düşüren doğal malzeme! Hafifletici takviyesi araştırmayla kanıtlandı</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<div>
<figure>
<div><span><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/yuksek-tansiyonu-20-gunde-dusuren-dogal-malzeme-hafifletici-takviyesi-arastirmayla-kanitlandi-0-iCb2I2ka.jpg"/> </span></div>
<p><p>Bir mecmuada yayımlanan çalışmaya prehipertansiyon yahut birinci evre hipertansiyonu bulunan 40 yetişkin dahil edildi. İştirakçiler iki kümeye ayrıldı. Bir kümeye nane yağı, öbür kümeye ise nane aromalı plasebo verildi. Sonucunda olanlar tüm araştırma grubunu şaşırtmıştı.</p>
</p>
</figure>
<figure>
<div><span><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/yuksek-tansiyonu-20-gunde-dusuren-dogal-malzeme-hafifletici-takviyesi-arastirmayla-kanitlandi-1-5OrX37xu.jpg"/> </span></div>
<p><p>20 günlük araştırma sürecinin başlangıcında nane yağı kullanan iştirakçiler günlük toplam 100 mikrolitre nane yağını iki doza bölerek tüketti. Araştırmacılar bilhassa bu kısa müddetin sonunda tansiyonda nasıl bir değişiklik ortaya çıkacağını görmek istedi.</p>
</p>
</figure>
<figure>
<div><span><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/yuksek-tansiyonu-20-gunde-dusuren-dogal-malzeme-hafifletici-takviyesi-arastirmayla-kanitlandi-2-Esxi6E5f.jpg"/> </span></div>
<p><p>Araştırmanın en dikkat cazip sonucu büyük tansiyonda görüldü. Nane yağı kullanan şahısların başlangıçta ortalama 13 civarında olan büyük tansiyonu, 20 günün sonunda yaklaşık 12 düzeylerine kadar geriledi. Araştırmacılar, nane yağı kullananlarla kullanmayanlar karşılaştırıldığında büyük tansiyonda yaklaşık 8 puanlık bir düşüş tespit etti.</p>
</p>
</figure>
<figure>
<div><span><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/yuksek-tansiyonu-20-gunde-dusuren-dogal-malzeme-hafifletici-takviyesi-arastirmayla-kanitlandi-3-SJcD4f4I.jpg"/> </span></div>
<p><p>Nane yağı kullanan şahıslarda küçük tansiyonun da ortalama 4 &#8211; 5 puan daha düşük olduğu görüldü. Bunun yanında dinlenme halindeki kalp atışlarında da azalma kaydedildi. Yani araştırmada nane yağının hem büyük hem küçük tansiyon üzerinde dikkat çeken bir tesiri ortaya çıktı.</p>
</p>
</figure>
<figure>
<div><span><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/yuksek-tansiyonu-20-gunde-dusuren-dogal-malzeme-hafifletici-takviyesi-arastirmayla-kanitlandi-4-1E9L9KbW.jpg"/> </span></div>
<p><p>Araştırmacılar bu tesirin naneye o bildiğimiz ferah ve serin hissi veren mentol maddesiyle kontaklı olabileceğini düşünüyor. Mentolün damarların gevşemesine yardımcı olan kimi sistemleri etkileyebildiği biliniyor. Damarların rahatlaması da kanın daha kolay ilerlemesine ve tansiyonun düşmesine katkı sağlayabiliyor.</p>
</p>
</figure>
<figure>
<div><span><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/yuksek-tansiyonu-20-gunde-dusuren-dogal-malzeme-hafifletici-takviyesi-arastirmayla-kanitlandi-5-ZuM4R779.jpg"/> </span></div>
<p><p>Araştırmacıların dikkatini çeken bir öbür sonuç kalp atışlarında görüldü. Nane yağı kullanan şahısların dinlenirken ölçülen kalp atış suratında da düşüş yaşandı. Araştırmacılar bunun nanenin ferahlatıcı tesirini sağlayan mentolün hudut sistemi ve damarlar üzerindeki tesirleriyle temaslı olabileceğini düşünüyor.</p>
</p>
</figure>
<figure>
<div><span><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/yuksek-tansiyonu-20-gunde-dusuren-dogal-malzeme-hafifletici-takviyesi-arastirmayla-kanitlandi-6-b7YVXO1z.jpg"/> </span></div>
<p><p>Yüksek tansiyon dünya genelinde kalp ve damar hastalıkları açısından en kıymetli risklerden biri olduğu için günlük hayata kolay kolay dahil edilebilecek takviyelerin bulunması epey değerli görülüyor.</p>
</p>
</figure>
<figure>
<div><span><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/yuksek-tansiyonu-20-gunde-dusuren-dogal-malzeme-hafifletici-takviyesi-arastirmayla-kanitlandi-7-QWCiGXXV.jpg"/> </span></div>
<p><p>Araştırmada belirli ölçüde saf nane yağı suyla karıştırılarak kullanıldı. Bu sebeple tıpkı sonucu elde etmek için daha fazla nane çayı içmek üzere bir çıkarım yapmak doğru olmaz. Ayrıyeten marketlerde ve aktarlarda bulunan her nane yağı içmek için üretilmiyor. Kimileri sırf cilde sürmek yahut koku maksadıyla kullanılmak üzere hazırlanıyor. Bu sebeple nane yağını ağızdan kullanmayı düşünüyorsanız eserin buna uygun olup olmadığını kesinlikle denetim etmeniz, bir uzmana danışmanız gerekiyor.</p>
</p>
</figure>
</div>
</div>
<p></p>
<p>Kaynak : Milliyet</p><p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/saglik/yuksek-tansiyonu-20-gunde-dusuren-dogal-malzeme-hafifletici-takviyesi-arastirmayla-kanitlandi.html">Yüksek tansiyonu 20 günde düşüren doğal malzeme! Hafifletici takviyesi araştırmayla kanıtlandı</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.lutfiye.net/saglik/yuksek-tansiyonu-20-gunde-dusuren-dogal-malzeme-hafifletici-takviyesi-arastirmayla-kanitlandi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Svalbard: Türk Mülk Edinimi, Araştırma ve Yaşam Koşulları Üzerine Güncel Bir Bakış</title>
		<link>https://www.lutfiye.net/yasam/svalbard-turk-mulk-edinimi-arastirma-ve-yasam-kosullari-uzerine-guncel-bir-bakis.html</link>
					<comments>https://www.lutfiye.net/yasam/svalbard-turk-mulk-edinimi-arastirma-ve-yasam-kosullari-uzerine-guncel-bir-bakis.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lütfiye]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Sep 2026 05:00:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bakış]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[edinimi]]></category>
		<category><![CDATA[güncel]]></category>
		<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[ikamet hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Koruma]]></category>
		<category><![CDATA[koşulları:]]></category>
		<category><![CDATA[kutup ayıları]]></category>
		<category><![CDATA[kutup koşulları]]></category>
		<category><![CDATA[mülk]]></category>
		<category><![CDATA[Oslo]]></category>
		<category><![CDATA[Svalbard]]></category>
		<category><![CDATA[Tanı]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[Türk mülk edinme]]></category>
		<category><![CDATA[Üzerine]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşa]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lutfiye.net/?p=90825</guid>

					<description><![CDATA[<p>Svalbard’da Türk mülkiyet edinimi, araştırma ve yaşam koşulları üzerine güncel bir bakış. İnceleme, süreçler ve pratik bilgiler.</p>
<p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/yasam/svalbard-turk-mulk-edinimi-arastirma-ve-yasam-kosullari-uzerine-guncel-bir-bakis.html">Svalbard: Türk Mülk Edinimi, Araştırma ve Yaşam Koşulları Üzerine Güncel Bir Bakış</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Norveç’in Svalbard takımı adaları, Türk vatandaşlarına mülk edinme ve yerleşim konusunda bazı haklar tanınan bir bölge durumundadır. Bölgede hava koşulları son derece sertleşebilir; sıcaklığın -50°C’yi gördüğü bu coğrafyada günlük yaşam, hayatta kalma becerilerini ve altyapı ihtiyaçlarını ön plana çıkarır.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/svalbard-turk-mulk-edinimi-arastirma-ve-yasam-kosullari-uzerine-guncel-bir-bakis-0-1MMnYAZh.jpg" alt="Svalbard: Türk Mülk Edinimi, Araştırma ve Yaşam Koşulları Üzerine Güncel Bir Bakış" /></p>
<p>Bölgenin yasal statüsü ve bilimsel çalışmalara olan bağlılığı, TBMM kadrosunun onayladığı anlaşmalarla kuvvetlendirilmiş; Türkiye’den bilim ve araştırma ekipleri için yeni olanaklar doğmuştur. Ayrıca adalar bölgesinde Türk şirketlerine balıkçılık, sanayi ve ticaret gibi alanlarda mülk edinme izni de getirilmektedir. Bu adımlar, Türk üniversite ve araştırma kurumlarının Svalbard’a yönelik faaliyetlerini desteklemektedir.</p>
<p><u><strong>İklim ve yaşam koşulları</strong></u> bölgede olumsuz hava koşulları nedeniyle günlük yaşam zorlaşabilir; neredeyse sıfırın altında -50 dereceye varan sıcaklıklar yaşamı etkileyen etmenler arasındadır. Doğum ve ölüm gibi temel süreçler için belirli kısıtlamalar uygulanmaktadır. Hastalar ana kara ile entegrasyon ve tedavi süreçleri için Oslo ve diğer kenti merkezlere yönlendirilmektedir.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/svalbard-turk-mulk-edinimi-arastirma-ve-yasam-kosullari-uzerine-guncel-bir-bakis-1-M7j6zReA.jpg" alt="Svalbard: Türk Mülk Edinimi, Araştırma ve Yaşam Koşulları Üzerine Güncel Bir Bakış" /></p>
<p>Coğrafi olarak özgün bir konumda bulunan Svalbard, Birinci Dünya Savaşı sonrası Norveç’e bağlanmıştır ve adalarda kutup ayılarına karşı güvenlik önlemleri alınmıştır. Kutup ayılarını koruma amacıyla av yasağı uygulanırken, güvenlik nedeniyle ada dışı alanlarda hareket sınırlamaları bulunmaktadır. Bölgenin sakinleri için toprak özelliğinin olmayışı ve buz örtüsüyle kaplı olan arazi yapısı, legal statü ve sorumlulukları belirgin kılar.</p>
<p> Kaynaklar: Yasemin</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/svalbard-turk-mulk-edinimi-arastirma-ve-yasam-kosullari-uzerine-guncel-bir-bakis-2-8Pvsdgdy.jpg" alt="Svalbard: Türk Mülk Edinimi, Araştırma ve Yaşam Koşulları Üzerine Güncel Bir Bakış" /></p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/09/svalbard-turk-mulk-edinimi-arastirma-ve-yasam-kosullari-uzerine-guncel-bir-bakis-3-J7ZI4lLv.jpg" alt="Svalbard: Türk Mülk Edinimi, Araştırma ve Yaşam Koşulları Üzerine Güncel Bir Bakış" /></p><p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/yasam/svalbard-turk-mulk-edinimi-arastirma-ve-yasam-kosullari-uzerine-guncel-bir-bakis.html">Svalbard: Türk Mülk Edinimi, Araştırma ve Yaşam Koşulları Üzerine Güncel Bir Bakış</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.lutfiye.net/yasam/svalbard-turk-mulk-edinimi-arastirma-ve-yasam-kosullari-uzerine-guncel-bir-bakis.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocukların sağlıklı gelişimi için Global Bilim Platformu</title>
		<link>https://www.lutfiye.net/saglik/cocuklarin-saglikli-gelisimi-icin-global-bilim-platformu.html</link>
					<comments>https://www.lutfiye.net/saglik/cocuklarin-saglikli-gelisimi-icin-global-bilim-platformu.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lütfiye]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Jul 2026 13:00:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[Egzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[global]]></category>
		<category><![CDATA[İçin]]></category>
		<category><![CDATA[Kan]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[ortak]]></category>
		<category><![CDATA[platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Program]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lutfiye.net/?p=84752</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sabri Ülker Vakfı öncülüğünde Newcastle Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi arasında uzun vadeli stratejik bir iş birliği başlatıldı. Bu iş birliğiyle, geleceğin araştırma önderlerinin yetişmesini destekleyecek milletlerarası bir bilim platformu hayata geçiriliyor. Bu platform, Türkiye ile Birleşik Krallık arasında çocukların sağlıklı gelişimi alanındaki bilimsel iş birliğini güçlendirecek; ortak araştırmalar, araştırmacı değişim programları ve milletlerarası bilim sempozyumlarıyla sürdürülebilir bir bilim ağı oluşturacak. Dört yıl sürecek program kapsamında ortak araştırmalar yürütülecek, araştırmacı değişim programları geliştirilecek ve her yıl iki ülkede dönüşümlü olarak milletlerarası bilim sempozyumları düzenlenecek.</p>
<p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/saglik/cocuklarin-saglikli-gelisimi-icin-global-bilim-platformu.html">Çocukların sağlıklı gelişimi için Global Bilim Platformu</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><p>Çocukların sağlıklı gelişimi, günümüzün en değerli global gündemlerinden biri olarak öne çıkıyor. İstikrarlı beslenme alışkanlıklarının desteklenmesi, fizikî aktivitenin artırılması, metabolik sıhhatin korunması ve zihinsel düzgünlük halinin güçlendirilmesi, çocukların hayat uzunluğu sağlıklı gelişimini şekillendiren temel ögeler arasında yer alıyor. Bu alandaki kalıcı tahliller ise sadece güçlü araştırmalarla değil; farklı ülkeleri, disiplinleri ve araştırmacıları ortak amaçlar etrafında buluşturan memleketler arası bilim iş birlikleriyle mümkün oluyor.</p>
<p>Sabri Ülker Vakfı, 15 yılı aşkın müddettir muteber bilimsel bilginin yaygınlaşmasını, toplum sıhhatine katkı sağlayacak araştırmaları ve genç bilim insanlarının gelişimini destekliyor. Vakıf, şimdi bu vizyonunu memleketler arası ölçekte yeni bir evreye taşıyor.</p>
<p>Bu kapsamda Sabri Ülker Vakfı öncülüğünde, Newcastle Üniversitesi Nüfus ve Sağlık Bilimleri Enstitüsü ile Biyomedikal, Beslenme ve Spor Bilimleri Okulu ve Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü arasında Stratejik Araştırma ve Kapasite Geliştirme Ortaklığı hayata geçirildi. Ortaklık kapsamında çocukluk çağı beslenmesi, fizikî aktivite, metabolik sıhhat ve zihinsel düzgünlük hali alanlarında uzun vadeli milletlerarası araştırmalar yürütülecek.</p>
<p>Bu paydaşlık sadece ortak araştırmalar yürütmeyi değil; geleceğin araştırma önderlerini yetiştirmeyi, memleketler arası bilim ağlarını güçlendirmeyi, bilimsel kapasite geliştirmeyi ve üretilen bilimsel delillerin halk sıhhati uygulamalarına aktarılmasını hedefliyor.</p>
<p><strong>Bilimsel iş birliğinden toplumsal yarara uzanan köprü</strong></p>
<p>Dört yıl sürecek program kapsamında üç doktora araştırmacısı milletlerarası danışmanlık modeliyle desteklenecek.</p>
<p>Araştırmalar, okul çağındaki çocuklarda beslenme müdahalelerinin metabolik sıhhat, bilişsel performans ve zihinsel uygunluk hali üzerindeki tesirlerini inceleyecek.</p>
<p>Ayrıca çocukların ilkokuldan ortaokula geçiş sürecindeki beslenme davranışları ile fizikî aktivite alışkanlıkları bilimsel usullerle araştırılacak.</p>
<p><strong>Program kapsamında;</strong></p>
<p>Türkiye ve Birleşik Krallık’ta mukayeseli araştırmalar yürütülecek.</p>
<p>Araştırmacı değişim programları geliştirilecek.</p>
<p>Genç bilim insanları ortak doktora ve eğitim programlarına katılacak.</p>
<p>Her yıl dönüşümlü olarak Türkiye ve Birleşik Krallık’ta milletlerarası bilim sempozyumları düzenlenecek.</p>
<p>Uluslararası Bilimsel Danışma Kurulu ve Ortak Yönlendirme Komitesi aracılığıyla programın bilimsel gelişimi ve sürdürülebilirliği desteklenecek.</p>
<p>Ortaklıkla, ortak araştırmaların ötesine geçerek doktora eğitiminden araştırmacı değişim programlarına, memleketler arası bilimsel yönetişimden ortak bilgi üretimine uzanan sürdürülebilir bir iş birliği modeli oluşturulacak. Ortaklık böylelikle tek bir araştırma projesinin ötesine geçerek uzun vadeli bir milletlerarası bilim platformuna dönüşecek.</p>
<p><strong>Yahya Ülker: “Bilime yapılan her yatırım, insanlığın geleceğine yapılan yatırımdır.”</strong></p>
<p>Sabri Ülker Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Yahya Ülker, geleceğin bilim önderlerine yapılan yatırımın, bilimsel ilerlemenin ve insanlığın ortak geleceğinin en değerli garantilerinden biri olduğunu belirterek şunları söyledi:</p>
<p>“Sabri Ülker Vakfı olarak on beş yılı aşkın müddettir muteber bilimsel bilginin toplum faydasına dönüşmesine katkı sağlayan çalışmaları destekliyoruz. Bilimsel ilerlemenin sırf araştırmaları desteklemekle değil, o araştırmaları gerçekleştirecek bilim insanlarını yetiştirmek ve onları memleketler arası araştırma ağlarıyla buluşturmakla mümkün olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle bugün imzaladığımız protokolü sadece iki üniversite arasında kurulan bir iş birliği olarak görmüyoruz. Bunu, Türkiye ile memleketler arası araştırma ağları arasında kurulan kalıcı bir bilimsel köprü olarak kıymetlendiriyoruz. Bu iştirak sayesinde sadece yeni araştırmalar üretmeyeceğiz. Birebir vakitte farklı ülkelerden bilim insanlarının birlikte çalıştığı, bilgi ürettiği, tecrübe paylaştığı ve geleceğin araştırma önderlerinin yetiştiği sürdürülebilir bir bilim ekosistemi oluşturacağız. Zira inanıyoruz ki geleceğin bilim önderlerine yatırım, insanlığın geleceğine yatırımdır. Bilime yapılan her yatırım, daha sağlıklı, daha güçlü ve daha sürdürülebilir bir geleceğe yapılan yatırımdır. Önümüzdeki periyotta de genç araştırmacıları desteklemeye, memleketler arası bilim ağlarını güçlendirmeye ve toplum sıhhatine katkı sağlayacak bilimsel iş birliklerini artırmaya kararlılıkla devam edeceğiz.”</p>
<p><strong>“Küresel sıhhat problemleri küresel bilim ortaklıkları gerektiriyor”</strong></p>
<p>Newcastle Üniversitesi İnsan Beslenmesi ve Egzersiz Araştırma Merkezi Direktörü Profesör Doktor Bernard Corfe, çocukların sağlıklı gelişiminin, global sıkıntıların tahlilinin disiplinler arası ve memleketler arası araştırma iş birlikleriyle mümkün olduğunu vurguladı. Corfe, “Program, sadece bilimsel yayınlar üretmeyi değil genç araştırmacıları memleketler arası araştırma ağlarına kazandırmayı, ortak eğitim modelleri geliştirmeyi ve iki ülke arasında sürdürülebilir bilimsel kapasite oluşturmayı hedeflemektedir.”dedi. </p>
<p><strong>“Türkiye’nin bilimsel araştırma kapasitesini güçlendirecek”</strong></p>
<p>Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Beslenme Bilimleri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Sabri Ülker Vakfı Bilim Kurulu Üyesi Prof.Dr.Zehra Büyüktuncer Demirel ise iştirakin, Türkiye’nin beslenme ve halk sıhhati araştırmalarındaki milletlerarası görünürlüğünü güçlendireceğini belirtti. Demirel, “Modelin, genç araştırmacıların global bilim ekosistemine daha güçlü biçimde entegre olmasına katkı sağlayacağına ve uzun vadeli bilimsel kapasite gelişimi açısından örnek bir iş birliği modeli oluşturacağına inanıyoruz.” Ifadelerini kullandı. </p>
<p><strong>Stratejik İş Birliğinin Öne Çıkan Kazanımları</strong></p>
<p>Bu stratejik iştirakle;</p>
<p>Türkiye ve Birleşik Krallık arasında uzun vadeli ve sürdürülebilir bir bilimsel iş birliği modeli kurulacak.</p>
<p>Geleceğin araştırma başkanlarını yetiştirecek memleketler arası doktora ve araştırmacı geliştirme programları hayata geçirilecek.</p>
<p>Çocukların sağlıklı gelişimi alanında mukayeseli ve disiplinler arası bilimsel araştırmalar yürütülecek.</p>
<p>Her yıl Türkiye ve Birleşik Krallık’ta dönüşümlü olarak milletlerarası bilim sempozyumları düzenlenecek.</p>
<p>Araştırmacı değişim programları ve ortak eğitim faaliyetleriyle bilimsel kapasite güçlendirilecek.</p>
<p>Uluslararası Bilimsel Danışma Kurulu ve Ortak Yönlendirme Komitesi ile sürdürülebilir bir bilimsel yönetişim modeli oluşturulacak.</p>
<p>Üretilen bilimsel delillerin halk sıhhati siyasetleri ve uygulamalarına katkı sağlaması desteklenecek.</p>
<p> </p>
</p>
<p></p>
<p>Kaynak : Milliyet</p><p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/saglik/cocuklarin-saglikli-gelisimi-icin-global-bilim-platformu.html">Çocukların sağlıklı gelişimi için Global Bilim Platformu</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.lutfiye.net/saglik/cocuklarin-saglikli-gelisimi-icin-global-bilim-platformu.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akıllı telefon bedeni bozuyor</title>
		<link>https://www.lutfiye.net/saglik/akilli-telefon-bedeni-bozuyor.html</link>
					<comments>https://www.lutfiye.net/saglik/akilli-telefon-bedeni-bozuyor.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lütfiye]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Jul 2026 10:59:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Akıllı]]></category>
		<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[beden]]></category>
		<category><![CDATA[bedeni:]]></category>
		<category><![CDATA[boynu]]></category>
		<category><![CDATA[bozuyor]]></category>
		<category><![CDATA[ekran]]></category>
		<category><![CDATA[gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[Kan]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[şık]]></category>
		<category><![CDATA[telefon]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lutfiye.net/?p=82007</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeni araştırmalar, daima akıllı telefon kullanmanın boynun halini değiştirdiğini; elleri, kasları ve motor marifetleri zayıflattığını; gözlere ziyan verdiğini gösteriyor</p>
<p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/saglik/akilli-telefon-bedeni-bozuyor.html">Akıllı telefon bedeni bozuyor</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><p>Ellerimizden bırakmadığımız akıllı telefonların beden sıhhatine büyük ziyanlar verdiğini yeni araştırmalar ortaya koyuyor. BBC’nin bilimsel araştırmalara dayandırdığı haberine nazaran, bu aygıtların daima kullanımı boynumuzun formunu değiştirebiliyor, görme yeteneğimizi azaltabiliyor, kaslarımızı ve ellerimizi zayıflatıyor. Hatta teknoloji odaklı hayat şekli cildin kırışmasına sebep olabiliyor. Bu fizikî sıkıntılardan kimileri da zihinsel gerilemeye yol açabiliyor. </p>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/07/akilli-telefon-bedeni-bozuyor-0-Qst5UTfV.jpg"/></img></div>
</div>
<p><strong>Boyna 27 kilo yük biniyor </strong></p>
<div>
<div>
<div>
<div>Haberlerimizi Google’da Takip Edin</div>
<p><span>En şimdiki haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.</span></div>
<div><span>Google’da tercih edilen<br />kaynak olarak ekleyin</span></div>
</div>
</div>
<p>■ Başın öne eğilmesin: Telefona bakarken başımızın öne hakikat eğik durması, boynumuza 27 kiloya kadar baskı yapıyor. Bu baskı vakitle omurganın, eklemlerin ve kasların deforme olmasına; akciğer kapasitesinin azalmasına sebep oluyor. Uzmanlar, teknoloji boynuyla uğraşta telefondan sık sık uzaklaşmayı öneriyor.</p>
<p>■  Boyun kırışıyor: İngiltere’den dermatolog Justine Hextall, daima boynu eğerek telefona bakmanın ciltte kırışmaya sebep olabileceğini belirtirken “Sürekli öne eğilmek ve boynu zorlamak sorun yaratıyor” diyor. Ayrıyeten teknoloji eserlerinde kullanılan materyallerin cilde ziyan verebileceğini, egzamaya sebep olabileceğini söylüyor. Hextall, akıllı telefonun yanı sıra akıllı saati de sık sık bedenden uzaklaştırmayı tavsiye ediyor.</p>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/07/akilli-telefon-bedeni-bozuyor-1-7SbIgne8.jpg"/></img></div>
</div>
<p>■ Kavrayamayan eller: El kavrama gücü, genel sıhhatimiz için giderek daha değerli bir gösterge olarak kabul ediliyor. Bir çalışma, el kavrama gücünün erken vefatı kan basıncından daha düzgün kestirim ettiğini buldu. Lakin artık cep telefonu kullanımıyla irtibatlı olarak bilhassa gençler arasında el kavrama gücü zayıflıyor. Almanya’dan Prof. Dr. Johannes Beller, “Tenis topunu olabildiğince sıkıp 30 saniye bu durumda tutamıyorsanız özel bilek idmanları gerekir” dedi.</p>
<p>■ Motor marifetler zayıflıyor: Motor marifetler, bireyin kaslarını (kollarını, bacakları, parmaklarını) uyumlu ve denetimli bir biçimde kullanabilme yeteneğidir. Almanya’dan Prof. Dr. Sebastian Suggate, başta telefonlar olmak üzere ekranlara bağımlı yaşamanın motor maharetlere ziyan verdiğini söyledi; tavsiyesi el sanatlarıyla uğraşmak.</p>
<p>■ Gözleri etkiliyor: Ohio Eyalet Üniversitesi’nden Prof. Dr. Donald Mutti’ye nazaran, açık havada vakit geçirmek gözleri olumlu etkiliyor; buna rağmen akıllı telefonlar üzere teknolojik aygıtlara bağlı yaşamak insanı iç yerlere kapatıyor, bu da gözlere ziyan veriyor. Mutti’nin tavsiyesi sık sık telefonu bırakıp, açık havaya çıkmak. </p>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/07/akilli-telefon-bedeni-bozuyor-2-BM26BxLz.jpg"/></img></div>
</div>
<p><strong>‘2 yaş altı ekrandan uzak olmalı’</strong> </p>
<p>Yeni bir araştırmada, bebeklikte ekranlara maruz kalmanın uzun vadeli gelişim risklerine yol açtığı belirtilerek “İki yaşın altındaki çocukların ekranlardan tümüyle uzak tutulması gerekir” denildi. Leeds Üniversitesi’nin araştırmasında, ömrün birinci iki yılında ekran kullanımının sıhhat ve ömür kalitesi üzerinde kalıcı sorunlar yarattığına dikkat çekildi. Araştırma takımından Rafe Clayton, “İki yaş altındaki çocuklar arasında cep telefonları ve tabletler aracılığıyla ekran kullanımı global bir sorun haline geldi” dedi.</p>
</p>
<p></p>
<p>Kaynak : Milliyet</p><p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/saglik/akilli-telefon-bedeni-bozuyor.html">Akıllı telefon bedeni bozuyor</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.lutfiye.net/saglik/akilli-telefon-bedeni-bozuyor.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bodrum&#8217;da Dizi Setiyle Market Çalışanları Arasında Yaşanan Gerginlik ve Yaralama Olayı</title>
		<link>https://www.lutfiye.net/yasam/bodrumda-dizi-setiyle-market-calisanlari-arasinda-yasanan-gerginlik-ve-yaralama-olayi.html</link>
					<comments>https://www.lutfiye.net/yasam/bodrumda-dizi-setiyle-market-calisanlari-arasinda-yasanan-gerginlik-ve-yaralama-olayi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lütfiye]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 2026 06:00:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Ait]]></category>
		<category><![CDATA[arasında]]></category>
		<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Baş]]></category>
		<category><![CDATA[Bodrum]]></category>
		<category><![CDATA[bodrum8217da]]></category>
		<category><![CDATA[boğazından yaralama]]></category>
		<category><![CDATA[Çalışanları]]></category>
		<category><![CDATA[Daha 17]]></category>
		<category><![CDATA[Dizi]]></category>
		<category><![CDATA[dizi seti]]></category>
		<category><![CDATA[gerginlik]]></category>
		<category><![CDATA[gözaltına alınanlar]]></category>
		<category><![CDATA[kavga]]></category>
		<category><![CDATA[kavga haberi]]></category>
		<category><![CDATA[market]]></category>
		<category><![CDATA[market çalışanları]]></category>
		<category><![CDATA[olayı:]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[setiyle]]></category>
		<category><![CDATA[yaralama]]></category>
		<category><![CDATA[Yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşanan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lutfiye.net/?p=81306</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bodrum'da dizi setiyle market çalışanları arasında yaşanan gerginlik ve yaralama olayıyla ilgili ayrıntılar, güvenlik ve toplumsal etkileşim açısından analiz.</p>
<p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/yasam/bodrumda-dizi-setiyle-market-calisanlari-arasinda-yasanan-gerginlik-ve-yaralama-olayi.html">Bodrum’da Dizi Setiyle Market Çalışanları Arasında Yaşanan Gerginlik ve Yaralama Olayı</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Muğla’nın Bodrum ilçesinde bir alışveriş sonrası başlayan tartışma, dizi çekiminde çalışan bir ışıkçı ile market çalışanları arasında kanlı bir kavgaya dönüştü. Olay, Bitez Mahallesi’ndeki bir zincir markette gerçekleşti ve taraflar arasında yaşanan gerilim kısa sürede büyüdü.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/06/bodrumda-dizi-setiyle-market-calisanlari-arasinda-yasanan-gerginlik-ve-yaralama-olayi-0-CnWAnKFq.jpg" alt="Bodrum'da Dizi Setiyle Market Çalışanları Arasında Yaşanan Gerginlik ve Yaralama Olayı" /></p>
<p><u><strong>Yaralanma</strong></u>: Kavga sırasında market çalışanı S.Ş.’nin yanında bulunan kesici aletle B.Y.&#8217;nin boğazına saldırıldığı iddia edildi. Sonuç olarak, boğazında 2-3 santimetrelik yüzeysel bir kesi oluşan B.Y., olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesinin ardından Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/06/bodrumda-dizi-setiyle-market-calisanlari-arasinda-yasanan-gerginlik-ve-yaralama-olayi-1-PAHJDH8h.jpg" alt="Bodrum'da Dizi Setiyle Market Çalışanları Arasında Yaşanan Gerginlik ve Yaralama Olayı" /></p>
<p><u><strong>Gözaltılar</strong></u>: Olay yerine müdahale eden polis, kavgaya karıştığı belirlenen market çalışanları ile set ekibinden toplam 6 kişiyi gözaltına aldı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüphelilerin, “kasten yaralama” suçlamasıyla adliyeye sevk edileceği bildirildi.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/06/bodrumda-dizi-setiyle-market-calisanlari-arasinda-yasanan-gerginlik-ve-yaralama-olayi-2-f2AYl19D.jpg" alt="Bodrum'da Dizi Setiyle Market Çalışanları Arasında Yaşanan Gerginlik ve Yaralama Olayı" /></p>
<p>Güvenlik güçleri olayla ilgili incelemeyi sürdürürken, olayın yaşandığı setin çekimlerinin <u>“Daha 17”</u> adlı diziye ait olduğuna dair çeşitli iddialar gündeme geldi. Bu gelişmeler ışığında, taraflar arasındaki gerginliğin nedeni ve çekim sürecinin etkilenip etkilenmeyeceği merak konusu.</p><p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/yasam/bodrumda-dizi-setiyle-market-calisanlari-arasinda-yasanan-gerginlik-ve-yaralama-olayi.html">Bodrum’da Dizi Setiyle Market Çalışanları Arasında Yaşanan Gerginlik ve Yaralama Olayı</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.lutfiye.net/yasam/bodrumda-dizi-setiyle-market-calisanlari-arasinda-yasanan-gerginlik-ve-yaralama-olayi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Lvbel C5’e Amsterdam’da şok! ‘Gören olursa haber versin’</title>
		<link>https://www.lutfiye.net/magazin/lvbel-c5e-amsterdamda-sok-goren-olursa-haber-versin.html</link>
					<comments>https://www.lutfiye.net/magazin/lvbel-c5e-amsterdamda-sok-goren-olursa-haber-versin.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lütfiye]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 00:59:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam’da]]></category>
		<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[c5’e]]></category>
		<category><![CDATA[gören]]></category>
		<category><![CDATA[haber:]]></category>
		<category><![CDATA[Kan]]></category>
		<category><![CDATA[lvbel]]></category>
		<category><![CDATA[magazin]]></category>
		<category><![CDATA[olursa]]></category>
		<category><![CDATA[şok]]></category>
		<category><![CDATA[versin’]]></category>
		<category><![CDATA[Yap]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<category><![CDATA[Yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lutfiye.net/?p=78955</guid>

					<description><![CDATA[<p>Lvbel C5, konser için gittiği Amsterdam’da şanssız bir olay yaşadı. Yaşadığı olayla sarsılan Lvbel C5’in paylaşımı kısa müddette gündem olurken, ayrıntılar merak konusu haline geldi.</p>
<p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/magazin/lvbel-c5e-amsterdamda-sok-goren-olursa-haber-versin.html">Lvbel C5’e Amsterdam’da şok! ‘Gören olursa haber versin’</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<div>
<figure>
<div><span><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/05/lvbel-c5e-amsterdamda-sok-goren-olursa-haber-versin-0-DTKFTdlL.jpg"/></span></div>
<p>Türk rap dünyasında öne çıkan isimlerinden Lvbel C5, konser programı için bulunduğu Amsterdam&#8217;da bahtsız bir olayla karşılaştı. </p>
</figure>
<figure>
<div><span><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/05/lvbel-c5e-amsterdamda-sok-goren-olursa-haber-versin-1-YFdKUKj6.jpg"/></span></div>
<p>Ünlü sanatçı, aracına yapılan hırsızlık sonrası büyük bir şaşkınlık yaşadı ve durumu takipçileriyle paylaştı.</p>
</figure>
<figure>
<div><span><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/05/lvbel-c5e-amsterdamda-sok-goren-olursa-haber-versin-2-5wfBgXfD.jpg"/></span></div>
<p><b>AMSTERDAM&#8217;DA BEKLENMEDİK OLAY</b></p>
<p>Hollanda&#8217;nın başşehri Amsterdam&#8217;da konser vermek üzere bulunan Lvbel C5&#8217;in park halindeki aracı maksat alındı.</p>
</figure>
<figure>
<div><span><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/05/lvbel-c5e-amsterdamda-sok-goren-olursa-haber-versin-3-8dZfQlpM.jpg"/></span></div>
<p> Lvbel C5&#8217;in yaptığı açıklamaya nazaran aracın art camı kırılarak içeri girildi ve sanatkarın çantası çalındı. </p>
</figure>
<figure>
<div><span><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/05/lvbel-c5e-amsterdamda-sok-goren-olursa-haber-versin-4-DQsv94gf.jpg"/></span></div>
<p>Olayın kısa müddette fark edilmesi üzerine etrafta araştırma yapılsa da çantaya ulaşılamadı. Yaşadığı durumu direkt toplumsal medya hesabından paylaşan Lvbel C5, şu sözleri kullandı:</p>
</figure>
<figure>
<div><span><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/05/lvbel-c5e-amsterdamda-sok-goren-olursa-haber-versin-5-PlscpjL3.jpg"/></span></div>
<p><b>&#8220;ARACIMIN CAMINI KIRMIŞLAR, ÇANTAMI ALMIŞLAR.&#8221;</b></p>
<p>Sanatçının bu sözleri kısa müddette geniş kitlelere ulaştı ve toplumsal medyada gündem oldu.</p>
</figure>
<figure>
<div><span><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/05/lvbel-c5e-amsterdamda-sok-goren-olursa-haber-versin-6-QkCb8Ycn.jpg"/></span></div>
<p><b>&#8220;GÖREN VARSA BANA ULAŞSIN&#8221;</b></p>
<p>Lvbel C5, paylaşımının devamında ise etrafta bulunanlara davette bulundu. Ünlü isim,&#8221;Gören varsa bana ulaşsın&#8221; kelamlarıyla çantasını gören ya da bulan bireylerden yardım istedi. Bu davet, hayranları ve toplumsal medya kullanıcıları ortasında süratle yayıldı.</p>
</figure></div>
</div>
<p></p>
<p>Kaynak : Milliyet</p><p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/magazin/lvbel-c5e-amsterdamda-sok-goren-olursa-haber-versin.html">Lvbel C5’e Amsterdam’da şok! ‘Gören olursa haber versin’</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.lutfiye.net/magazin/lvbel-c5e-amsterdamda-sok-goren-olursa-haber-versin.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İbrahim Yıldız&#8217;ın ablasından his yüklü paylaşım! &#8216;Cennet bahçesinde olasın küçüğüm&#8217;</title>
		<link>https://www.lutfiye.net/magazin/ibrahim-yildizin-ablasindan-his-yuklu-paylasim-cennet-bahcesinde-olasin-kucugum.html</link>
					<comments>https://www.lutfiye.net/magazin/ibrahim-yildizin-ablasindan-his-yuklu-paylasim-cennet-bahcesinde-olasin-kucugum.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lütfiye]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 Apr 2026 17:00:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[ablasından]]></category>
		<category><![CDATA[Ağ]]></category>
		<category><![CDATA[Ağır]]></category>
		<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bahçesinde]]></category>
		<category><![CDATA[cennet]]></category>
		<category><![CDATA[his]]></category>
		<category><![CDATA[İbrahim]]></category>
		<category><![CDATA[küçüğüm’]]></category>
		<category><![CDATA[magazin]]></category>
		<category><![CDATA[olasın]]></category>
		<category><![CDATA[paylaşım:]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yıldızın]]></category>
		<category><![CDATA[yüklü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lutfiye.net/?p=78024</guid>

					<description><![CDATA[<p>27 yaşında hayatını kaybeden genç oyuncu İbrahim Yıldız'ın ablası Ela Altınay kardeşini anmaya devam ediyor. Abla Altınay, toplumsal medya hesabından yayımladığı yeni paylaşımla takipçilerini duygulandırdı.</p>
<p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/magazin/ibrahim-yildizin-ablasindan-his-yuklu-paylasim-cennet-bahcesinde-olasin-kucugum.html">İbrahim Yıldız’ın ablasından his yüklü paylaşım! ‘Cennet bahçesinde olasın küçüğüm’</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><p><strong>HABER MERKEZİ</strong> &#8211; İstanbul&#8217;da çok rüzgar sonrası devrilen ağacın altında kalarak ağır yaralanan ve aylardır ağır bakımda olan genç oyuncu İbrahim Yıldız, 27 Şubat&#8217;ta 6 aydır tedavi gördüğü Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi&#8217;nde 27 yaşında yaşama veda etti.</p>
<p>Genç oyuncu için 28 Şubat&#8217;ta cenaze merasimi düzenlendi. Merasime, Yıldız&#8217;ın ailesi sevenleri ve oyuncu arkadaşları Alina Boz, Miray Akay, Berk Ali Çatal da katıldı. Yıldız&#8217;ın cenazesi Soğanlık Mezarlığı&#8217;nda toprağa verildi.</p>
<p>Kardeşinin vefatıyla sıkıntı günler geçiren oyuncunun ablası Ela Altınay, kardeşini sık sık anmaya devam ediyor. Altınay, kardeşinin mezarını ziyaret ettiği anları &#8221;Burada çiçek bahçesi orada cennet bahçesinde olasın küçüğüm&#8221; kelamlarıyla paylaştı.</p>
</p>
<p></p>
<p>Kaynak : Milliyet</p><p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/magazin/ibrahim-yildizin-ablasindan-his-yuklu-paylasim-cennet-bahcesinde-olasin-kucugum.html">İbrahim Yıldız’ın ablasından his yüklü paylaşım! ‘Cennet bahçesinde olasın küçüğüm’</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.lutfiye.net/magazin/ibrahim-yildizin-ablasindan-his-yuklu-paylasim-cennet-bahcesinde-olasin-kucugum.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İkinci gebelik beyni değiştiriyor! Tesiri kalıcı olabilir: &#8216;Kayıp değil, verimlilik artıyor&#8217;</title>
		<link>https://www.lutfiye.net/saglik/ikinci-gebelik-beyni-degistiriyor-tesiri-kalici-olabilir-kayip-degil-verimlilik-artiyor.html</link>
					<comments>https://www.lutfiye.net/saglik/ikinci-gebelik-beyni-degistiriyor-tesiri-kalici-olabilir-kayip-degil-verimlilik-artiyor.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lütfiye]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Mar 2026 19:00:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Anne]]></category>
		<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Beyin]]></category>
		<category><![CDATA[beyni]]></category>
		<category><![CDATA[beynin]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[değişim]]></category>
		<category><![CDATA[değiştiriyor!]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[ikinci]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[Kan]]></category>
		<category><![CDATA[kayıp]]></category>
		<category><![CDATA[Olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[tesiri]]></category>
		<category><![CDATA[verimlilik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lutfiye.net/?p=75144</guid>

					<description><![CDATA[<p>Birden fazla kere hamile kalmak yalnızca vücudunuzu değil, beyninizi de tekrar şekillendiriyor olabilir. Yeni bulgular, annenin dikkat, duyular ve çevresel uyaranlara karşılık düzeneklerinde eşsiz değişimler olduğunu ortaya koyuyor. Her hamilelik benzersizdir lakin ikinci gebelikte anne beyninde ortaya çıkan değişimler, dikkat ve duyusal algıyı güçlendirirken çocuk bakımına ahengi da kolaylaştırıyor olabilir.</p>
<p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/saglik/ikinci-gebelik-beyni-degistiriyor-tesiri-kalici-olabilir-kayip-degil-verimlilik-artiyor.html">İkinci gebelik beyni değiştiriyor! Tesiri kalıcı olabilir: ‘Kayıp değil, verimlilik artıyor’</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><p><strong>Betül Yasemin Kökbek / Milliyet.com.tr-</strong><em>İkinci defa gebe olan anneler, beyninizin de siz fark etmeden değişime uğradığını biliyor muydunuz?</em> Yapılan yeni araştırmalara nazaran ikinci gebeliğin de tıpkı birincisinde olduğu üzere beyin yapısını ve fonksiyonlarını esaslı biçimde yine şekillendirdiği görüldü.<strong> Amsterdam Üniversitesi’nden bilim insanlarının yürüttüğü çalışma, hamileliğin sırf fizikî bir süreç olmadığını, beynin de her gebelikte farklı bir &#8216;nöroplastik değişim&#8217; tecrübesi yaşadığını ortaya koydu.</strong> Araştırmada, birinci kere anne olanlar, ikinci çocuğunu doğuranlar ve çocuğu olmayanlardan oluşan denetim kümesi karşılaştırıldı. <strong>Sonuçlar, ikinci gebelikte beynin bilhassa dikkat, çevresel uyaranlara karşılık ve motor denetim üzere alanlarda besbelli değişim gösterdiğini ortaya koydu.</strong> <em>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Sehtap Nazlı Kılıç Çetin ikinci gebelik sonrası anne beyninde yaşanan değişimleri Milliyet.com.tr&#8217;ye anlattı.</em></p>
<p><em></p>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/03/ikinci-gebelik-beyni-degistiriyor-tesiri-kalici-olabilir-kayip-degil-verimlilik-artiyor-0-7YslZ8PG.jpg"/></img></div>
</div>
<p></em></p>
<p><strong>İKİNCİ GEBELİKTE BEYİNDE DEĞİŞİM OLUYOR!</strong></p>
<p>Amsterdam Üniversitesi’nde hamilelik alanında çalışan araştırmacılar, ikinci hamilelikte de bayanların beyninin ‘hedef odaklı dikkat ve misyon beklentilerine yardımcı olacak şekilde’ değiştiğini ortaya koydu. <strong>Çalışmanın başında yer alan Uzman Elseline Hoekzema, &#8220;<em>İkinci hamilelik de beynin kendine has biçimde yine organize olmasına yol açıyor.</em></strong><em> Her gebelik, annenin beyninde kalıcı ve eşsiz izler bırakıyor</em>&#8221; açıklamasında bulundu. Araştırmacılar, bu değişimlerin doğumdan aylar hatta yıllar sonra bile devam edebileceğini belirtti. <strong>Bulgular, annenin çevresel uyaranlara daha süratli karşılık vermesi ve çocuk bakımına adaptasyon süreçlerinde beynin nasıl şekillendiğini anlamak açısından değerli ipuçları sunuyor.</strong> İkinci gebeliğini yaşayan her anne için, bu yeni bulgular hem büyüleyici hem de dikkat alımlı bir gerçekliği gözler önüne seriyor: Gebelik, yalnızca bir vücut seyahati değil; tıpkı vakitte beynin de yesyeni bir serüvene çıktığı bir tecrübe.</p>
<section>
<div>
<p>Kadınların beyninin birinci hamilelik sırasında, anneliğe hazırlanmak için değişikliklere uğradığını daha evvelki bir araştırma keşfetmişti. Son araştırmaysa, ikinci hamilelikteki belli değişikliklere işaret ediyor. Bayanların &#8216;hedef odaklı dikkat ve misyon beklentilerine&#8217; yardımcı olacak formda beyinlerinde değişim olduğunu gösteriyor. Bu bulgular, kimi bayanların neden anne olduklarında zihinsel sıkıntılar yaşadığını anlamaya da yardımcı olabilir.</p>
</div>
</section>
<p><strong>Son yapılan çalışmada 110 bayan yakından takip edildi. İştirakçiler üç farklı kümeye ayrıldı: birinci defa anne olanlar, ikinci çocuğunu doğuranlar ve çocuksuz bayanlar.</strong> Araştırmacılar, bayanların hamilelik öncesi ve sonrasında yaptıkları beyin taramaları sayesinde hangi bölgelerde değişim yaşandığını net biçimde görebildiler. <strong>Bulgular, ikinci sefer gebe kalan bayanların beyninde bilhassa dikkat denetimi ve duyulara reaksiyon veren temaslarda daha fazla değişiklik meydana geldiğini gösterdi.</strong> Dataları tahlil eden araştırmacı Milou Straathof, <em>“Bu değişiklikler, birden fazla çocuğa bakarken anneye avantaj sağlayabilir</em>” açıklamasında bulundu. <strong>Araştırmada düşük yaşamış bayanlarda ise beyindeki aktivite değişimleriyle ilgili kesin bir sonuç elde edilemedi. Fakat elde edilen datalar, temel beyin değişimlerinin hamileliğin son periyotlarında gerçekleştiğini ortaya koyuyor.</strong></p>
<p><strong></p>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/03/ikinci-gebelik-beyni-degistiriyor-tesiri-kalici-olabilir-kayip-degil-verimlilik-artiyor-1-PBXwZ9Nn.jpg"/></img></div>
</div>
<p></strong></p>
<p><strong>ANNE BEBEĞİNİN GEREKSİNİMLERİNİ DAHA FARKLI ANLIYOR</strong></p>
<p>Op. Dr. Sehtap Nazlı Kılıç Çetin, son yıllarda manyetik rezonans görüntüleme (MRI), işlevsel MRI (fMRI) ve uzunlamasına beyin görüntüleme çalışmaları, gebeliğin annenin beyninde sırf süreksiz hormonal tesirler yaratmadığını; yapısal ve fonksiyonel yine tertiplere yol açtığını açık biçimde gösterdiğini söyleyerek başladı. Birinci gebelikte en besbelli değişikliklerin, toplumsal biliş, öz-farkındalık ve oburlarının zihinsel durumlarını manaya ile bağlı beyin ağlarında (özellikle medial prefrontal korteks, posterior singulat korteks ve temporoparietal kavşak) gözlendiğinin altını çizdi. <em>Op. Dr. Çetin</em>, <em><strong>&#8220;Bu değişimlerin, annenin bebeğin muhtaçlıklarını sezgisel olarak algılamasını ve anne-bebek bağlanmasını desteklediği düşünülmektedir&#8221;</strong></em> dedi.</p>
<p>İkinci gebelikte ise tablonun kısmen farklılaştığını ileten Op. Dr. Çetin, araştırmaların bu periyotta dikkat ağları, duyusal işlemleme bölgeleri (somatosensoriyel korteks, insula), uyaran seçiciliği ve tehdit algısıyla alakalı devrelerde daha bariz değişimler olduğunu ortaya koyduğunu söyledi. Bunun nedeni olarak ise annenin artık sadece tek bir bebeğe değil, birden fazla çocuğa eş vakitli olarak karşılık vermek zorunda olması olduğunu söz ederek şu açıklamada bulundu: <strong>&#8220;<em>Beyin, artan çevresel uyaranlar, bölünen dikkat ve çoklu bakım ihtiyaçlarına ahenk sağlamak üzere tekrar ayarlanmaktadır. Bu açıdan ikinci gebelik, birinci gebeliğin &#8216;tekrarı&#8217; değil; farklı çevresel taleplere verilen yeni bir nörobiyolojik adaptasyon olarak değerlendirilmelidir.&#8221;</em></strong></p>
<section>
<div>
<p>&#8220;Güncel datalar, gebeliğe bağlı beyin değişikliklerinin kıymetli bir kısmının uzun vadeli, hatta kalıcı olabildiğini göstermektedir. Bilhassa gri unsur hacminde gözlenen birtakım azalmalar, geçmişte yanlış biçimde &#8216;beyin kaybı&#8217; olarak yorumlanmışsa da, günümüzde bunun daha çok sinaptik budanma ve ağ verimliliğinin artması manasına geldiği kabul edilmektedir. İkinci gebelikte ortaya çıkan dikkat ve duyusal işlemleme ile ilgili değişikliklerin bir kısmı doğum sonrası birinci yıllarda kısmen geri dönebilirken, bir kısmı kalıcı izler bırakmaktadır. Bu kalıcılık, patolojik bir durum değil; annenin hayat uzunluğu süren bakım verme, süratli karar alma ve çevresel tehditleri algılama kapasitesini güçlendiren bir nöroplastisite örneğidir.&#8221; Op. Dr. Sehtap Nazlı Kılıç Çetin</p>
</div>
</section>
<p><strong></p>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/03/ikinci-gebelik-beyni-degistiriyor-tesiri-kalici-olabilir-kayip-degil-verimlilik-artiyor-2-VYrmbkFJ.jpg"/></img></div>
</div>
<p></strong></p>
<p><strong>TEMEL İTİCİ GÜÇ HORMONLAR MI?</strong></p>
<p>Gebelikte ve bilhassa ikinci gebelikte beyin değişikliklerinin temel biyolojik itici gücünün hormonlar olduğunu ve östrojen ve progesteron, nöronal plastisiteyi ve sinaptik yine yapılanmayı direkt etkilerken; oksitosin ve prolaktin, bağlanma, bakım davranışı ve gerilim karşılığının düzenlenmesinde kritik rol oynadığını iletti. <strong>&#8220;<em>İkinci gebelikte beyin, bu hormonal dalgalanmalara artık &#8216;deneyimli&#8217; bir sistem olarak karşılık verir. Bu nedenle birtakım adaptasyonlar daha süratli ve amaca yönelik gerçekleşir. Kortizol seviyelerindeki değişimler de, dikkat ve duyusal hassasiyet artışında kıymetli bir rol oynar</em>&#8220;</strong> diyen Op. Dr. Sehtap Nazlı Kılıç Çetin bu noktada belirleyici olanın hormonların tek başına değil, evvelki gebelik tecrübesiyle etkileşim içinde çalışması olduğunu belirtti. Op. Dr. Sehtap Nazlı Kılıç Çetin açıklamalarını şöyle sonlandırdı:</p>
<section>
<div>
<p>&#8220;Sonuç olarak ikinci gebelikte gözlenen beyin değişiklikleri bir &#8216;yük&#8217; değil; annenin artan bakım sorumluluğuna ahenk sağlamak üzere geliştirdiği biyolojik bir güçlenme sürecidir. Bu süreci patolojikleştirmek yerine, bayanlara vücutlarının ve beyinlerinin ne kadar esnek ve ahenk yeteneği yüksek olduğunu anlatmak, hem klinik pratiğimizde hem de toplumsal algıda kıymetli bir fark yaratacaktır.&#8221;</p>
</div>
</section>
<p></p>
<p>Kaynak : Milliyet</p><p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/saglik/ikinci-gebelik-beyni-degistiriyor-tesiri-kalici-olabilir-kayip-degil-verimlilik-artiyor.html">İkinci gebelik beyni değiştiriyor! Tesiri kalıcı olabilir: ‘Kayıp değil, verimlilik artıyor’</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.lutfiye.net/saglik/ikinci-gebelik-beyni-degistiriyor-tesiri-kalici-olabilir-kayip-degil-verimlilik-artiyor.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bu hareketi herkes yapıyor: Parmağınızın ucundaki Alzheimer riski! Pekala zona bu işin neresinde?</title>
		<link>https://www.lutfiye.net/saglik/bu-hareketi-herkes-yapiyor-parmaginizin-ucundaki-alzheimer-riski-pekala-zona-bu-isin-neresinde.html</link>
					<comments>https://www.lutfiye.net/saglik/bu-hareketi-herkes-yapiyor-parmaginizin-ucundaki-alzheimer-riski-pekala-zona-bu-isin-neresinde.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lütfiye]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Mar 2026 19:00:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bazı]]></category>
		<category><![CDATA[Burun]]></category>
		<category><![CDATA[Doğal]]></category>
		<category><![CDATA[hareketi…]]></category>
		<category><![CDATA[hassas]]></category>
		<category><![CDATA[herkes]]></category>
		<category><![CDATA[işın]]></category>
		<category><![CDATA[Kan]]></category>
		<category><![CDATA[nemli]]></category>
		<category><![CDATA[neresinde?]]></category>
		<category><![CDATA[parmağınızın]]></category>
		<category><![CDATA[pekala]]></category>
		<category><![CDATA[riski]]></category>
		<category><![CDATA[şık]]></category>
		<category><![CDATA[ucundaki]]></category>
		<category><![CDATA[yapıyor]]></category>
		<category><![CDATA[Yol]]></category>
		<category><![CDATA[zona]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lutfiye.net/?p=74942</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kolay bir alışkanlık sandığımız bir davranış, bilim dünyasında giderek daha önemli soruların sorulmasına neden oluyor. Uzmanlar artık, birçok insanın farkında bile olmadan yaptığı bir alışkanlığın beyin sıhhatiyle irtibatlı olup olamayacağını araştırıyor. Birinci bakışta sıradan görünen bu davranışın, birtakım şartlarda beyinle ilgili hastalık süreçleriyle bağlı olabileceği ihtimali bilim insanlarının dikkatini çekmiş durumda.</p>
<p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/saglik/bu-hareketi-herkes-yapiyor-parmaginizin-ucundaki-alzheimer-riski-pekala-zona-bu-isin-neresinde.html">Bu hareketi herkes yapıyor: Parmağınızın ucundaki Alzheimer riski! Pekala zona bu işin neresinde?</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><p><strong>Betül Yasemin Kökbek / Milliyet.com.tr &#8211;</strong> Araştırmalara nazaran insanların yaklaşık yüzde 90’ı hayatının bir periyodunda burunlarını karıştırıyor ve kimi şahıslar bunu günde birkaç defa yapabiliyor. <strong>Ancak uzmanlar, bilhassa hijyen kurallarına dikkat edilmediğinde bu alışkanlığın beklenenden daha önemli sonuçlara yol açabileceğini söylüyor.</strong> Kirli parmaklarla burun içine temas etmek, burun boşluğuna bakteri taşınmasına neden olabiliyor. Bu durum vakitle enfeksiyonlara, kabuklanmaya, burun içi dokularda tahrişe ve hatta burun kanamalarına yol açabiliyor.<strong> Bilim insanlarının asıl dikkat çektiği nokta ise bundan daha ileri bir ihtimal: Burun içindeki hassas dokunun ziyan görmesi, mikroorganizmaların beyne ulaşması için bir kapı aralayabilir mi?</strong> <em>Nöroloji Uzmanı Doç.Dr. Rahşan İnan Milliyet.com.tr&#8217;ye tüm ayrıntıları anlattı.</em><em><br /></em></p>
<p><em></p>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/03/bu-hareketi-herkes-yapiyor-parmaginizin-ucundaki-alzheimer-riski-pekala-zona-bu-isin-neresinde-0-iONlBEmZ.jpg"/></img></div>
</div>
<p></em></p>
<p><strong>BURUN HİJYENİNDE GÖRÜNMEZ BİR RİSK VAR!</strong></p>
<p>Araştırmacıların üzerinde durduğu en kıymetli hususlardan biri &#8216;burun-beyin hattı&#8217; olarak isimlendirilen direkt irtibat. Burun boşluğu ile merkezi hudut sistemi ortasında bulunan bu yol, bilhassa koku hududu aracılığıyla beynin birtakım bölgelerine ulaşabiliyor. <strong>Bilim beşerlerine nazaran burun içindeki dokular ziyan gördüğünde birtakım patojenler bu yolu kullanarak beyne ulaşabilir.</strong> Bu türlü bir durumda oluşabilecek iltihaplanmanın, Alzheimer hastalığının en bilinen biyolojik göstergelerinden biri olan amiloid plaklarının oluşumunu tetikleyebileceği bedellendiriliyor. <strong>Bu plaklar vakitle beyin hücreleri ortasındaki irtibatı bozarak hafıza, düşünme ve muhakeme üzere bilişsel fonksiyonların zayıflamasına neden olabiliyor.</strong> Hususla ilgili dikkat çeken bulgulardan biri Avustralya’daki Griffith Üniversitesi’nde 2022 yılında yapılan bir araştırmadan geldi. F<strong>areler üzerinde yürütülen çalışmada, teneffüs yolu enfeksiyonlarına neden olabilen Chlamydia pneumoniae isimli bakterinin burun içindeki koku hududu üzerinden beyne ulaşabildiği tespit edildi.</strong> Araştırma ayrıyeten bu bakterinin beyinde amiloid beta proteinlerinin birikimini tetikleyebildiğini gösterdi. <strong>Bu protein parçacıkları vakitle bir ortaya gelerek yapışkan plaklar oluşturuyor ve bu süreç beyin hücrelerinin ziyan görmesine, hafıza kaybına ve demansa yol açabiliyor.</strong></p>
<section>
<div>
<p>Araştırmanın yürütücülerinden nörobilimci James St. John, elde edilen bulguların ehemmiyetine dikkat çekerek bakterinin burun yoluyla direkt beyne ulaşabildiğini birinci kere açık biçimde gösterdiklerini belirtti. Araştırma fare modeli üzerinde yapılmış olsa da bilim insanları bu bulguların insan sıhhati açısından da kıymetli ipuçları taşıyabileceğini düşünüyor.</p>
</div>
</section>
<p><strong>İNSAN SIHHATİNE TESİRİ ŞİMDİ BELİRSİZ</strong></p>
<p>2023 yılında yayımlanan öteki bir bilimsel inceleme de misal bir ihtimali gündeme getirdi. Bu çalışmada Alzheimer hastalığında görülen beyin iltihaplanmasının, koku sistemi üzerinden beyne ulaşabilen kimi mikroorganizmalarla irtibatlı olabileceği öne sürüldü. <strong>Araştırmacılar, burundaki bakteri istikrarının bozulmasının vakitle düşük düzeyli kronik beyin enfeksiyonlarına ve nöroinflamasyona yol açabileceğini pahalandırıyor.</strong> Bununla birlikte uzmanlar kıymetli bir noktaya da bilhassa vurgu yapıyor: Burun karıştırmanın direkt Alzheimer’a yol açtığına dair kesin bir delil bulunmuyor. Lakin burun içindeki hassas dokunun ziyan görmesi, enfeksiyon riskini artırabileceği için kolay görünen bu alışkanlığa karşı dikkatli olunması öneriliyor.<strong> Uzmanlara nazaran burun hijyenini korumak bu noktada büyük kıymet taşıyor. Burun karıştırmaktan mümkün olduğunca kaçınmak, burun kıllarını koparmamak, elleri sistemli olarak yıkamak ve gerektiğinde dezenfektan kullanmak, hem burun dokusunu müdafaaya hem de mümkün enfeksiyon riskini azaltmaya yardımcı olabiliyor.</strong></p>
<p><em>Yapılan araştırmalarda burun karıştırmanın Alzheimer riskini artırabileceği söyleniyor. Fareler üzerinde yapılan incelemeler ve alınan sonuçlar insanlarda da tıpkı sonucu verir mi?</em> Açıklamalarına 2022 yılında yayımlanan bir çalışmada araştırmacıların teneffüs yolu enfeksiyonlarına yol açabilen<em> Chlamydia pneumoniae</em> isimli bir bakterinin burundan girerek beyne ulaşabildiğinin bilgisini vererek başlayan Doç.Dr.Rahşan İnan,<strong> &#8220;Deney fareler üzerinde yapılmıştı. Araştırmacılar bakterinin koku sonu üzerinden ilerleyerek kısa müddette beyin dokusuna ulaşabildiğini ve Alzheimer hastalığında görülen birtakım biyolojik değişiklikleri tetikleyebildiğini gözlemledi. Daha da değişik olan şu: Bakteri beyne ulaştığında, Alzheimer hastalığının en bilinen bulgularından biri olan amiloid beta birikimi ortaya çıkabiliyordu.</strong> Bu sonuçlar doğal olarak bilim dünyasında büyük ilgi uyandırdı. Zira Alzheimer hastalığının nedeni hâlâ tam olarak bilinmiyor ve enfeksiyonların rol oynayıp oynamadığı uzun vakittir tartışılan bir husus. Lakin burada kritik bir ayrım var: <strong>Bu çalışma insanlarda değil, farelerde yapıldı. Hayvan modelleri bilim için son derece kıymetli olsa da, elde edilen sonuçların insanlarda da tıpkı biçimde geçerli olacağı her vakit kesin değildir&#8221;</strong> dedi.</p>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/03/bu-hareketi-herkes-yapiyor-parmaginizin-ucundaki-alzheimer-riski-pekala-zona-bu-isin-neresinde-1-BjUtjEHr.jpg"/></img></div>
</div>
<p>Burnumuz ile beynimiz ortasında direkt bir ilişki bulunduğunun altını çizen Doç.Dr.İnan koku almamızı sağlayan olfaktör sonların burun boşluğundan direkt beynin koku merkezine uzandığının bilgisini verdi. Bu durumun teorik olarak birtakım mikroorganizmaların kan sirkülasyonuna girmeden, yani kan-beyin bariyerini aşmak zorunda kalmadan hudutlar boyunca ilerleyerek beyne ulaşmasına müsaade verebileceğini söylerek şu açıklamada bulundu: <strong>&#8220;Bu düzenek sırf bakteriler için değil, birtakım virüsler için de düşünülüyor. Hatta bu nedenle birtakım ilaçların burun spreyi biçiminde verilmesi üzerine çalışmalar yapılmaktadır. Şu noktayı tekrar vurgulamak gerekir: Burun-beyin yolu anatomik olarak gerçek olsa da burun karıştırmanın Alzheimer hastalığına yol açtığını gösteren bir insan çalışması bulunmuyor.&#8221;</strong></p>
<section>
<div>
<p>&#8220;Son yıllarda Alzheimer araştırmalarında giderek güçlenen bir hipotez bulunuyor: “enfeksiyon hipotezi.” Bu hipoteze nazaran kimi mikroorganizmalar beyinde kronik iltihabi süreçleri tetikleyebilir ve bu durum vakitle nörodejeneratif hastalıklara taban hazırlayabilir. Araştırmalarda bilhassa Herpes simplex virüsü (HSV-1), Chlamydia pneumoniae, birtakım ağız bakterileri ve mantar çeşitleri üzerinde duruluyor. Birtakım bilim insanları, Alzheimer’da biriken amiloid beta proteininin aslında beynin mikroplara karşı geliştirdiği bir savunma molekülü olabileceğini de öne sürüyor. Buna nazaran amiloid plaklar, hastalığın nedeni değil, bedenin enfeksiyonlara verdiği bir savunma karşılığının sonucu olabilir. Lakin bu fikir epeyce ilgi alımlı olsa da bilim dünyasında hâlâ tartışmalı. Zira Alzheimer hastalığının büyük olasılıkla tek bir nedenden değil; genetik faktörler, yaşlanma, damar sıhhati, ömür üslubu ve bağışıklık sistemi üzere birçok etkenin bir ortaya gelmesiyle ortaya çıktığı düşünülüyor.&#8221; Nöroloji Uzmanı Doç.Dr. Rahşan İnan</p>
</div>
</section>
<p><strong></p>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/03/bu-hareketi-herkes-yapiyor-parmaginizin-ucundaki-alzheimer-riski-pekala-zona-bu-isin-neresinde-2-M56TH6GK.jpg"/></img></div>
</div>
<p></strong></p>
<p><strong>ZONA AŞISININ BİLİNMEYENLERİ GÜN YÜZÜNE Mİ ÇIKTI?</strong></p>
<p>Açıklamalarını sonlandırmadan evvel enfeksiyon hipotezini enteresan kılan bir öbür bulgu olan zona aşısı çalışmalarına dikkat çeken Doç. Dr. İnan, <strong>&#8220;Zona hastalığı, çocuklukta geçirilen suçiçeği virüsünün yıllar sonra yine etkinleşmesiyle ortaya çıkar ve bu virüs hudut sisteminde uzun müddet kapalı kalabilir. Birkaç büyük nüfus çalışmasında, zona aşısı olan bireylerde demans gelişme riskinin daha düşük olduğu gözlemlenmiş, kimi araştırmalarda ise zona aşısı yaptıran bireylerde demans görülme oranının yaklaşık yüzde 20 civarında daha düşük olduğu bildirilmektedir&#8221;</strong> dedi. Bu durumun bilim insanlarının aklına iki mümkünlüğü getirdiğini belirten Doç. Dr. İnan virüsün kendisinin beyin sıhhatini etkileyebileceğini söyledi ve <strong>&#8220;Aşı bunu engelliyor olabilir ya da aşının bağışıklık sistemini güçlendiren genel bir tesiri olabilir. Şimdi hangisinin yanlışsız olduğu bilinmiyor, lakin bu bulgular enfeksiyonların beyin hastalıklarıyla ilgisini araştırmanın değerini ortaya koyuyor</strong>&#8221; tabirlerini kullandı.</p>
<p>Sonuç olarak, bilimsel çalışmaların birden fazla vakit medyada olduğundan daha kolay halde sunulduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Rahşan İnan, <strong>&#8220;Burun karıştırmak Alzheimer yapıyor&#8217; üzere bir tabir kulağa çarpıcı gelse de gerçek bundan çok daha karmaşık. Bugün bilim dünyasının üzerinde durduğu birtakım noktalar şunlardır: Burun ile beyin ortasında hakikaten bir ilişki bulunuyor ve birtakım mikroorganizmalar deneysel modellerde bu yolu kullanarak beyne ulaşabiliyor&#8221;</strong> dedi. Enfeksiyonların Alzheimer hastalığındaki muhtemel rolü üzerine araştırmaların süratle artığınu fakat burun karıştırmanın Alzheimer’a yol açtığını gösteren bir bilimsel delil bulunmadığını söyleyen Doç. Dr. İnan açıklamalarını şu biçimde sonlandırdı:<strong> &#8220;Bilim ilerledikçe bu hususta daha net karşılıklar ortaya çıkacaktır. Şimdilik yapılabilecek en hakikat şey, sansasyonel başlıklardan çok bilimsel bilgileri dikkatle pahalandırmak ve unutulmaması gereken bir gerçek var: Burun karıştırmanın Alzheimer’a yol açtığına dair ispat olmasa da, hijyen açısından önerilen bir alışkanlık olmadığı nihaidir.&#8221;</strong></p>
</p>
<p></p>
<p>Kaynak : Milliyet</p><p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/saglik/bu-hareketi-herkes-yapiyor-parmaginizin-ucundaki-alzheimer-riski-pekala-zona-bu-isin-neresinde.html">Bu hareketi herkes yapıyor: Parmağınızın ucundaki Alzheimer riski! Pekala zona bu işin neresinde?</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.lutfiye.net/saglik/bu-hareketi-herkes-yapiyor-parmaginizin-ucundaki-alzheimer-riski-pekala-zona-bu-isin-neresinde.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ramazan Süslemeleriyle Halkın Görüşleri: Kamu Alanları ve Okullarda Teşvikler Üzerine Areda Survey Bulguları</title>
		<link>https://www.lutfiye.net/yasam/ramazan-suslemeleriyle-halkin-gorusleri-kamu-alanlari-ve-okullarda-tesvikler-uzerine-areda-survey-bulgulari.html</link>
					<comments>https://www.lutfiye.net/yasam/ramazan-suslemeleriyle-halkin-gorusleri-kamu-alanlari-ve-okullarda-tesvikler-uzerine-areda-survey-bulgulari.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lütfiye]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Feb 2026 20:59:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[alanları]]></category>
		<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[areda]]></category>
		<category><![CDATA[Areda Survey]]></category>
		<category><![CDATA[bulguları]]></category>
		<category><![CDATA[CAWI]]></category>
		<category><![CDATA[görüşleri]]></category>
		<category><![CDATA[halkın]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Valiliği]]></category>
		<category><![CDATA[kamu]]></category>
		<category><![CDATA[kamu alanları]]></category>
		<category><![CDATA[kamuoyu]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[okullarda]]></category>
		<category><![CDATA[okullarda teşvik]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan coşkusu]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan süslemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[survey]]></category>
		<category><![CDATA[süslemeleriyle]]></category>
		<category><![CDATA[teşvikler]]></category>
		<category><![CDATA[Uygun]]></category>
		<category><![CDATA[Üzerine]]></category>
		<category><![CDATA[Yap]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<category><![CDATA[Yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.lutfiye.net/?p=73661</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan süslemeleri ve teşvikler üzerine Areda Survey: halkın görüşleri, kamu alanları ve okullardaki uygulamalar hakkında kapsamlı bulgular.</p>
<p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/yasam/ramazan-suslemeleriyle-halkin-gorusleri-kamu-alanlari-ve-okullarda-tesvikler-uzerine-areda-survey-bulgulari.html">Ramazan Süslemeleriyle Halkın Görüşleri: Kamu Alanları ve Okullarda Teşvikler Üzerine Areda Survey Bulguları</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>16–18 Şubat 2026 tarihlerinde yapılan anket çalışması, Türkiye genelinde 700 kişinin katılımıyla Ramazan süslemeleri konusundaki toplumsal görüşleri ortaya koydu. Elde edilen sonuçlara göre, katılımcılar Milli Eğitim Bakanlığı’nın Ramazan kapsamında okullarda süsleme ve etkinlikleri teşvik etmesini genel olarak doğru ve yerinde buluyorlar. Katılımcıların %60,6’sı bu yaklaşımı uygun bulurken, %32,1’i karşı görüşte, %7,3’ü ise durumu kısmen doğru olarak değerlendiriyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/02/ramazan-suslemeleriyle-halkin-gorusleri-kamu-alanlari-ve-okullarda-tesvikler-uzerine-areda-survey-bulgulari-0-Nh3Cpxfn.jpg" alt="Ramazan Süslemeleriyle Halkın Görüşleri: Kamu Alanları ve Okullarda Teşvikler Üzerine Areda Survey Bulguları" /></p>
<p><u><strong>Kamuya Açık Alanlarda Süslemeye Dair Görüşler</strong></u> Araştırma, Ramazan boyunca sokaklar, meydanlar ve kamuya açık alanlarda süsleme ve etkinliklerin teşvik edilmesini de kapsıyor. Bulgulara göre, katılımcıların %63,9’u bu uygulamayı doğru ve yerinde bulurken, %25,4&#8217;ü yanlış bulduğunu ifade ediyor; %10,7’si ise kısmen doğru olduğunu belirtiyor.</p>
<p><u><strong>Geçmişte Süslemelerin Yapılması Gerektiği</strong></u>İstanbul’un Ramazan için süslemelerin geçmiş yıllarda da uygulanması gerektiği yönünde oy verenların oranı %59,2 olurken, bu uygulamaya karşı çıkanlar %30,4 olarak kaydedildi. Ayrıca, bazı katılımcılar süslemelerin sınırlı düzeyde yapılabileceğini belirtirken, kararsızların payı %1,6 olarak görüldü.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/02/ramazan-suslemeleriyle-halkin-gorusleri-kamu-alanlari-ve-okullarda-tesvikler-uzerine-areda-survey-bulgulari-1-5FdjUWsa.jpg" alt="Ramazan Süslemeleriyle Halkın Görüşleri: Kamu Alanları ve Okullarda Teşvikler Üzerine Areda Survey Bulguları" /></p>
<p><u><strong>Ramazan Coşkusunun Yansımaları</strong></u> Araştırmada Ramazan süslemelerinin yılbaşı tartışmalarına bir karşılık olup olmadığı da sorgulandı. Katılımcıların %62,1’i bu görüşe katılmadığını ve süslemelerin Ramazan coşkusunu yaşatmak amacıyla yapıldığını ifade ediyor. Buna karşılık %28,4’lük bir kesim bunu karşılık olarak görüyor ve %9,5’i kısmen böyle değerlendirilebileceğini belirtiyor.</p>
<p><u><strong>Sokakların Ramazan Boyunca Süslenmesi</strong></u>İngiltere’de bazı şehirlerde Ramazan temasına uygun şekilde sokakların donatılmasına ilişkin görüşler de ankete dahil edildi. Katılımcıların %58,3’ü bu yaklaşımı olumlu ve yerinde bulurken, %22,6’sı normal karşılıyor, %19,1’i ise gereksiz bulduğunu ifade ediyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/02/ramazan-suslemeleriyle-halkin-gorusleri-kamu-alanlari-ve-okullarda-tesvikler-uzerine-areda-survey-bulgulari-2-nsy1ZDD3.jpg" alt="Ramazan Süslemeleriyle Halkın Görüşleri: Kamu Alanları ve Okullarda Teşvikler Üzerine Areda Survey Bulguları" /></p>
<p>Görsellerle desteklenen anket sonuçlarına dair özet bilgi: <em>Türkiye genelinde 700 kişiyle CAWI yöntemiyle yürütülen bu çalışma, Areda Survey’in Profil Bazlı Dijital Paneli üzerinden gerçekleştirilmiştir.</em> Kaynak: Yasemin</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/02/ramazan-suslemeleriyle-halkin-gorusleri-kamu-alanlari-ve-okullarda-tesvikler-uzerine-areda-survey-bulgulari-3-xyJvJwFP.jpg" alt="Ramazan Süslemeleriyle Halkın Görüşleri: Kamu Alanları ve Okullarda Teşvikler Üzerine Areda Survey Bulguları" /></p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/02/ramazan-suslemeleriyle-halkin-gorusleri-kamu-alanlari-ve-okullarda-tesvikler-uzerine-areda-survey-bulgulari-4-8R2FqbF7.jpg" alt="Ramazan Süslemeleriyle Halkın Görüşleri: Kamu Alanları ve Okullarda Teşvikler Üzerine Areda Survey Bulguları" /></p>
<p><img decoding="async" src="https://www.lutfiye.net/wp-content/uploads/2026/02/ramazan-suslemeleriyle-halkin-gorusleri-kamu-alanlari-ve-okullarda-tesvikler-uzerine-areda-survey-bulgulari-5-WriWF1tG.jpg" alt="Ramazan Süslemeleriyle Halkın Görüşleri: Kamu Alanları ve Okullarda Teşvikler Üzerine Areda Survey Bulguları" /></p><p>The post <a href="https://www.lutfiye.net/yasam/ramazan-suslemeleriyle-halkin-gorusleri-kamu-alanlari-ve-okullarda-tesvikler-uzerine-areda-survey-bulgulari.html">Ramazan Süslemeleriyle Halkın Görüşleri: Kamu Alanları ve Okullarda Teşvikler Üzerine Areda Survey Bulguları</a> first appeared on <a href="https://www.lutfiye.net">Lütfiye - Bir Kadın Sitesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.lutfiye.net/yasam/ramazan-suslemeleriyle-halkin-gorusleri-kamu-alanlari-ve-okullarda-tesvikler-uzerine-areda-survey-bulgulari.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
